KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2021/3794 E., 2022/4446 K.·Birleşen 211/529 Esas Sayılı Dosyada Birleşen 211/23 Esas Sayılı Dosyada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı birleşen 2011/529 Esas sayılı davanın reddine, diğer davaların kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife yaptığı müracaat sonucu üyeliğinin kabul edilmediğini, bu konuda müvekkilinin tespit davası açtığını ve davayı kazandığını, müvekkilinin davalı kooperatife üyeliğinin 28.03.2003 tarihinde yapıldığını ve 10.10.2005 tarihinden itibaren 36 ay süre ile kooperatife üye olamadığından dolayı zarara uğradığını ileri sürerek, 54.000.00 TL tazminatın davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/529 Esas sayılı dosyada 28.03.2003-10.10.2005 tarihleri arasındaki aylık 400 TL’den 12.000,00 TL zararını talep ve dava etmiştir. 10.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 36.000,00 TL'ye artırmıştır.
Birleşen Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/23 Esas sayılı dosyada 10.10.2008-01.08.2011 tarihleri arasındaki aylık 400 TL’den 13.600,00 TL zararını talep ve dava etmiştir. 10.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 70.950,00 TL'ye artırmıştır.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen 2011/23 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2011/529 Esas sayılı davanın zamanaşımı yönünden reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine (Kapatılan) Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 15.02.2017 tarihli, 2016/4986 Esas, 2017/424 Karar sayılı ilamıyla, öncelikle davacının zarar istediği dönem içerisinde araç kayıtları getirtilerek, aracının olup olmadığı,
davalı kooperatifin üye sayısı kooperatifte aracı olan çalışan ortak sayısı bu ortaklara rutin bir şekilde hangi aralıkta iş verdiği ve bu işlerden elde edilen ortalama kazanç belirlenmeli, bu kazançtan araç için yakıt amortisman vb giderler düşülmeli, davacının boşta kaldığı dönem içerisinde kooperatif dışında çalışma yapmış olabileceği de gözönünde bulundurularak,
tüm bu veriler ışığında davacının kazanç kaybı konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetine tespit ettirilip oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen 2011/23 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2011/529 Esas sayılı davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen 2011/529 Esas sayılı davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Taraf vekillerinin asıl ve birleşen 2011/23 Esas sayılı davalarda temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Mahkemece (Kapatılan) Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 15.02.2017 tarihli ve 2016/4986 Esas, 2017/424 Karar sayılı bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verildiği anlaşılmıştır.
Bozma ilamında belirtilmesine rağmen davalı kooperatifin üye sayısı kooperatifte aracı olan çalışan ortak sayısı bu ortaklara rutin bir şekilde hangi aralıkta iş verdiği ve bu işlerden elde edilen ortalama kazanç belirlenmeden, davacının boşta kaldığı dönem içerisinde kooperatif dışında çalışma yapmış olabileceği değerlendirilmeden eldeki karar verilmiştir. Karar yeterli incelemeyi içermemektedir.
Bu nedenlerle, öncelikle davacının zarar istediği dönem içerisinde aracının olup olmadığı, davalı kooperatifin üye sayısı kooperatifte aracı olan çalışan ortak sayısı bu ortaklara rutin bir şekilde hangi aralıkta iş verdiği ve bu işlerden elde edilen ortalama kazanç belirlenmeli, bu kazançtan araç için yakıt amortisman vb giderler düşülmeli, davacının boşta kaldığı dönem içerisinde kooperatif dışında çalışma yapmış olabileceği de göz önünde bulundurularak,
tüm bu veriler ışığında davacının kazanç kaybının şehirler ve ilçeler arası yolcu taşıma sektöründe faaliyet gösteren uzmanın da katıldığı bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak tespit edilmesi, bilirkişi raporu ile kazanç kaybının gerçek miktarının somut verilerle tam olarak saptanamaması halinde TBK'nın 50. vd. madde hükümleri uyarınca mahkemece somut olayın özellikleri gözönünde bulundurularak, takdiren hakkaniyete uygun bir miktar kazanç kaybına hükmedilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/3794, K. 2022/4446, 29 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama