KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2021/6335 E., 2022/5579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki aidat ve ücret alacağının tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm davalı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 30.11.2022 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat ... ile davacılar vekili Avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı iken ...'nın yönetim kurulu başkanlığına, ...'nin ise denetim kurulu üyeliğine seçildiğini, dokuz ay boyunca bu görevlerde kaldıklarını, dokuz ayın sonunda anılan görevlerden ve kooperatif ortaklığından istifa ettiklerini, davalının yönetim kurulu başkanlığı ve denetim kurulu üyeliği nedeniyle davacılara ödeme yapmadığı gibi, ortaklıktan istifa nedenine dayalı olarak da ödeme yapmadığını ileri sürerek, davacılara ödenmesi gereken huzur hakkı bedelleri ile çıkma payı alacaklarının temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların bahsi geçen görevlerde 9 ay 18 gün süre ile çalıştıkları, bu hizmetleri nedeniyle davacı ...'nın 9.600,00 TL, ...'nin ise 2.880,00 TL huzur hakkı alacakları doğduğu, ayrıca davacı ...'nın 18.921,58 TL, ...'nin de 13.921,58 TL ödenmiş aidatlar nedeniyle çıkma payı alacakları bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun 17/1. ve anasözleşmenin 15. maddeleri gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haiz olup, bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir.
Çıkma payı alacağının kooperatifçe benimsenerek ödenmiş olması durumunda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. ve anasözleşmenin 15. maddesi hükümlerindeki koşula ve sürelere gerek kalmaksızın benimseme ya da ödeme tarihi itibariyle çıkma payının muaccel olduğunun kabulü gerekir.
Diğer yandan, anasözleşmenin 15/2. maddesinde, "Ortaklığı sona erenlerin yerine ortak alınması halinde eski ortağın 21. madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal ödenir." hükmü yer almaktadır. Ayrılan ortağın doğrudan üyelik payı yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın yapmış olduğu ödemelerin derhal kendisine iade edilmesi gerekmektedir. Davacıların istifası ile boşalan payının yeni ortağa tahsisi halinde derhal ödeme gerekir. Üyeliği sona eren diğer üyelerin payları yerine yeni üye alınması halinde ise, davacılara derhal ödeme yapılamaz.
Bu durumda mahkemece, kural olarak davacıların çıkma payı alacağının, ayrıldıkları yıl bilançosunun görüşüldüğü 29.07.2016 tarihli genel kurul toplantısından 1 ay sonra muaccel olduğu, 07.01.2016 dava tarihi itibariyle ortada talep edilebilir bir alacak bulunmadığı ancak yerine yeni ortak alınması ya da çıkma payı alacağının benimsenmesi durumlarında, davalı kooperatifin temerrüde düşürülmesine gerek kalmaksızın, çıkma payı alacağını derhal ödemesi gerektiği gözetilerek, davacıların çıkma payı alacağının muaccel olduğu tarihin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/6335, K. 2022/5579, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama