İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/1233 K.2023/4106

Taraflar arasında alacak istemli asıl davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/1233Karar2023/4106Tarih6 Aralık 2023Okuma8 dk · 1.509 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2022/1233 E., 2023/4106 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Aralık 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/766 E., 2020/619 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.509 kelime·8 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasında alacak istemli asıl davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın ve (bozma ilamından sonra açılan) birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl ve birleşen davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

ASIL DAVA

I. DAVA

Davacı yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında atıksu tünelleri, branşman tüneli ve tünel şaftı yapımını konu alan 21.01.2008 tarihli “Avrupa Yakası 4. Kısım Atıksu Tünel İnşaatı Sözleşmesi” akdedildiğini, yükleniciden kaynaklanmayan sebeplerle işin gecikmesi nedeniyle haklı gecikme süresi kadar işin teslim süresinin uzatılması gerektiğini ancak iş sahibince süre uzatımı verilmeyerek 22 no.lu hak edişte 316.980,64 TL gecikme cezası uygulandığını,

hak edişlerin ihtirazi kayıtla imzalandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü alacak ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme konusu işin kesin kabul işlemine dayanak olması ve teslim tarihinin belirlenmesi açısından gereken süre uzatımlarının tespiti ile süre uzatımlarının verilmemesi sebebiyle davalı tarafından kesilen gecikme cezalarının kesinti tarihi itibariyle ticari temerrüt faizleri ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; davacıya haklı nedenlere istinaden ilave süre verildiğini, süre uzatım istenen diğer haller bakımından gecikmeye yüklenicinin neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA

I. DAVA

Birleşen davacı yüklenici vekili (bozma ilamından sonra sunduğu) birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesinde izah edilen nedenlerle 23 no.lu hak edişte yer alan gecikme cezası kesintisinin müvekkiline ödenmesi için davalıya ihtarname keşide ederek 962.099,89 TL'nin iadesinin talep edildiğini ve davalının temerrüde düşürüldüğünü, alacağın ödenmemesi üzerine 23 no.lu hak edişte yer alan gecikme cezası kesintisinin iadesi için iş sahibi aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğinden, borçlu itirazının iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Birleşen davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 18/11/2013 tarihli ve 2012/198 Esas, 2013/275 Karar sayılı kararı ile idarenin yükleniciye 1095 günlük çalışma süresi tanıdığı, işin bitim süresi olarak belirlenen 28.05.2012 tarihinin üç yıl öncesi olan 28.05.2009 tarihinin çalışma süresinin başlangıcı kabul edildiği, bilirkişi raporunda görüldüğü üzere projelerin hazırlanması, onayı, hak edişler düzenlenmesi, ödemelerin gecikme göstermesi, önemli işlerde uygulama projesi hazırlanmasının ihale sonrasına bırakılmasının işin sonuçlanmasında belirsizlik yaratacağı, süre uzatımı gerektiren tespitler karşısında mükerrerlik iddiasının yerinde olmadığı,

davalı itirazlarının değerlendirilip karşılandığı, tespit olunan 250 gün ilave süre doğrultusunda 22 nolu hak edişteki 316.980,64 TL gecikme cezası kesintisinin hak edişin ödenmesi gereken tarihten başlamak üzere ticari temerrüt faiziyle davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne 316.980,64 TL'nin 10/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı iş sahibi temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/1424 Esas, 2015/4902 Karar sayılı kararıyla mahkemece 22 n.olu hakediş ve eklerinin varsa itiraz dilekçesi asılları ya da tasdikli suretleriyle birlikte davalı iş sahibinden celbedilip, imzasız 22 no.lu hak edişte görülen 316.980,64 TL'nin kesinti yapılmak suretiyle yükleniciye ödenip ödenmediği de araştırılarak hak edişin ihtirazi kayıtla imzalanıp imzalanmadığı da incelendikten sonra işin esasına girilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği, kesin vade ve temerrüt ihtarı bulunmadığı halde temerrüde esas teşkil etmeyen tarihten faiz yürütülmesinin de doğru olmadığı belirtilerek hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 15.06.2016 tarihli ve 2016/525 Esas, 2016/3453 Karar sayılı kararıyla davacı yüklenici vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava konusu 316.980,64 TL'nin 22 nolu hak edişte yer aldığı, herhangi bir haklı gerekçe olmadan davalının bu kesintiyi yaptığı, davacının bu kesintiyi kabul etmeyerek 22 nolu hak edişi ihtirazı kayıtla imzaladığı, birleşen dosya yönünden talep olunan 23 nolu hak ediş kesintisi için de ihtirazi kayıt konulduğu,

birleşen dosyadaki talebin asıl dosyadaki talebin devamı niteliğinde olup, asıl ve birleşen dosyalar yönünden talep olunan 22 ve 23 nolu hak edişlerdeki kesintilerin (bozma öncesindeki asıl dosya yönünden mahkememizin hakediş kesintisinin iadesinin gerektiğine dair gerekçesi gözetilerek) davacıya ödenmesi gerektiği,

birleşen dosya yönünden davacının davalıya gönderdiği 18/04/2014 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihine göre ihtarnamede verilen 7 gün sonrası olan 07/05/2014 tarihinden takip tarihi olan 05/07/2017 tarihine kadar 23 nolu hak ediş kesinti tutarı olan 962.099,89 TL (icra takibindeki asıl alacak miktarı) için mahkemece 330.527,45 TL işlemiş faiz hesaplandığı ancak faiz miktarı icra dosyasında talep edilenden fazla olduğundan icra dosyasında talep edilen faiz miktarının esas alınması gerektiği gerekçesiyle asıl dava yönünden;

davanın kabulü ile 316.980,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, toplam alacak miktarı olan 1.291.869,51 TL'nin %20'si oranında 258.373,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalı iş sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde; yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, alacak davası ile itirazın iptali davasının birleştirilemeyeceğini, raporun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, raporda birleşen davaya dair değerlendirme yapılmadığını, icra inkar tazminatı verilemeyeceğini, süre uzatım nedenlerinin yükleniciden kaynaklı olduğunu, temerrüt oluşmadığını ve alacağın likit olmadığını, dava konusu olayla ilgili işlemlerin mevzuata, sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu ileri sürerek asıl ve birleşen davada hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada 22 no.lu hak edişte birleşen davada 23 no.lu hak edişte yer alan gecikme cezası kesintilerinin iadesi istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470) ve devamı maddeleri, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40 ncı maddesi.

3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Asıl dava bakımından temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı iş sahibi vekilince temyiz dilekçesinde asıl davaya yönelik ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.

Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. ve 454. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.

Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunlu olup, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dosyanın sonraki karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrası olsa dahi “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.

Dosyaların birleşmesi halinde, ilk dosya Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosyanın bu dosya ile birleşmesi halinde, birleşen dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle dahi bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler. Somut olayda birleşen dava yönünden, dava tarihi 28/02/2018 ve karar tarihi 23/11/2020 olup, bu karar ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığından, anılan kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, davaların birleştirilmelerine karşın bağımsızlıklarını koruyacakları göz önünde bulundurulmakla birleşen dava dosyası ile ilgili temyiz kanun yolu incelemesi yapılmayıp, birleşen davalı iş sahibinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesi istinaf dilekçesi olarak kabul edilip, istinaf incelemesi yapılmak üzere birleşen dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1-Asıl ve birleşen davalı iş sahibi vekilinin asıl dava bakımından yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2-Birleşen dava dosyasının istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,

3-Fazla yatırılan temyiz peşin harcın talep halinde asıl davada davalıya iadesine,

4-Asıl davada verilen onama ilamı bakımından kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

06/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1233, K. 2023/4106, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Dava
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. Birleşen Dava
  7. I. Dava
  8. II. Cevap
  9. III. Mahkeme Kararı
  10. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1233
Karar No
2023/4106
Tarih
6 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1239 K.2023/10988
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/1243 K.2023/1241
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/1245 K.2023/1219
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1252 K.2023/10774
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/1255 K.2023/1220
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/1257 K.2023/15514

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.