İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/1239 K.2023/1546

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/1239Karar2023/1546Tarih27 Nisan 2023Okuma6 dk · 1.212 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2022/1239 E., 2023/1546 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/3148 E., 2022/105 K.
Dava tarihi
05.11.2015
Hüküm/karar
Usulden Ret
İlk derece mahkemesi
Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2015/594 E., 2017/278 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.212 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif ile aralarında 08.04.2008 tarihinde sulama şebekesi yapım işi hususunda ön sözleşme imzalandığını, ön sözleşmeyle yapımı bitirilecek sulama tesislerinin davacı ... tarafından davalı kooperatife devredileceğinin öngörüldüğü,

davacının imzalanan ön sözleşme doğrultusunda inşa edilen yeraltı sulama tesisi maliyeti ile ilgili devir sözleşmesinden kaynaklanan ediminin eksiksiz ifa edip teslim ettiğini, ancak davalının devir sözleşmesini imzalamaması ve Damga Vergisini yatırmaması nedeniyle Başbakanlık Oluru çerçevesinde idarece yapılan ödemelerin taksitle alınmasına başlanamadığı beyanla, inşa edilmiş olan yeraltı suyu sulama tesisinin yapımı için sarf edilen toplam 1.006.55,68 TL'nin ihtarnamenin çekildiği 02.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamış, kooperatif başkanı duruşmalardaki beyanında; 2012 yılında tesisi devraldıklarını, 2013 yılında üç tane trafonun çalındığını, bu nedenle tesisi çalıştıramaz hale geldiklerini, bu durumu da DSİ'ye bildirdiklerini, ödemeyi de bu nedenle yapamadıklarını, 2015 yılında da doğal nedenlerle mahsul alınamadığından yine maddi sıkıntılarının devam ettini, bu nedenlerle ödeme yapamadıklarını, ödeme yapmalarının mümkün olmadığını, Damga Vergisini yatıramadıklarını, kuyuların taraflarınca kullanıldığını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasındaki ön sözleşme ve sonrasında imzalanan sözleşmenin kendine has özellikler taşısa da temelde eser sözleşmesi olduğu, buna göre davacının ön sözleşme gereği meydana getireceği sulama şebekesini inşa edip davalıya teslim edeceği ve davalının ise ilk 3 yılı geri ödemesiz olan 12 yıllık taksitlerle inşa ettiği şebekeye ilişkin bedeli ödeyerek 12 yılın sonunda şebekenin mülkiyetine hak kazanacağı, Damga Vergisinin ödenip ödenmemesinin sözleşmenin geçerliliğine bağlı bir husus olmadığı,

yine tam tersi durumda da Damga Vergisinin ödenmiş olmasının sözleşmenin şekil şartına aykırı yapılmasına rağmen sözleşmeyi geçerli hale getiremeyeceği, davacının iddiasının sözleşme Damga Vergisinin ödenmemesi nedeni ile sözleşmenin kurulamadığına yönelik olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kanunun aradığı şartlara uygun olmakla Nisan 2013 tarihinde tamamlandığı ve her iki tarafı da bağlayıcı hale geldiği, Damga Vergisinin davalı tarafça ödenmemesi kendisinin vergi cezası ile karşı karşıya kalması sonucunu doğurmakla birlikte sözleşmenin sıhhatini etkileyecek bir husus olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı ... vekili dilekçesinde özetle; Damga Vergisi Kanunu'nun Ek 1 A1 fıkrasına göre; "Belli para ihtiva eden sözleşmelerin binde 7,5 nispetinde Damga Vergisine tabi tutulacağının belirtildiği, anılan Kanun hükümlerine göre sulama kooperatifi için hazırlanan devir sözleşmesinin bu kapsama girdiği anlaşılmakla, davalı tarafın devir sözleşmesini imzalamasına karşın, Damga Vergisini yatırmamış olmasının devir işleminin tamamlanmasına engel teşkil ettiğinden, mahkemenin gerekçesinin ve ret kararının yerinde olmadığını savunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında; taraflar arasında akdedilen kooperatif sulama şebekesine ait devir sözleşmesinde sözleşme tarihinin 13.05.2010 olarak düzenlendiği, taraflarca imzalanan ve sahteliği iddia edilmeyen sözleşme ve ekinde kesin kabul tarihinin 31.08.2012 olarak kararlaştırıldığı, söz konusu bu sözleşmenin 8. maddesinde "yeraltı sulama şebekesinin devrine esas olan bedel 2013 yılı değeri olan 1.106.055,68 Eski TL'dir.

Taraflar yeraltı sulama şebekesinin kooperatife devredildiği tarihten itibaren 15 yıl müddetle idame ettirilmesini kabul ederler. Yeraltı sulama şebekesinin kooperatife devredildiği tarihten itibaren ilk 3 yıl geri ödeme yapılmayacak, tesis bedeli kooperatif tarafından 4. yıl olan ... tarihinden itibaren 12 yıl süresince eşit taksitler halinde faizsiz olarak idareye ödenecektir. Yıllık taksit tutarı 92.171,31 TL'dir.

Geri ödeme taksitleri ait olduğu yılın Aralık ayı sonuna kadar DSİ Bölge Muhasebe Müdürlüğü'ne yatırılır.

Zamanında ödenmeyen borçlar genel hükümleri gereğince 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndaki alacaklı ve borçlu ilişkisi kapsamında 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na göre tahsil edilir." hükmünün bulunduğu, somut olayda; ön sözleşme tarihinin 08.04.2008 ve devir sözleşmesi tarihinin 13.05.2010 olduğu, yeraltı sulama şebekesinin kooperatife devredildiği tarihin kesin kabul tarihi olan 31.08.2012 tarihi olduğu, davanın 05.11.2015 tarihinde açıldığı,

ön sözleşme ve devir sözleşmesinde taraflarca açıkça yeraltı sulama şebekesinin kooperatife devredildiği 31.10.2012 tarihinden itibaren ilk 3 yıl geri ödeme yapılmayacağı, tesis bedeli kooperatif tarafından 4. yıl olan yani buna göre 2016 yılından itibaren 12 yıl süresince eşit taksitler halinde faizsiz olarak idareye verileceğinin kararlaştırıldığı, davalının, 2016 yılı Aralık ayına kadar ön sözleşme ve devir sözleşmesi gereğince davacıya olan borcunu taksitler halinde ödemeye hakkı bulunduğu, 6100 sayılı HMK 114/1-h maddeye göre hukuki yararın dava şartı olduğu,

davanın erken açılmasının dava şartlarından olan hukuki yarar kapsamında olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.05.2011 tarih, 2011/11/186 Esas, 2011/352 Karar sayılı ve 12.02.2014 tarih, 2013/14-385 Esas, 2014/100 Karar sayılı kararlarında da değinildiği üzere davanın erken açılması ibaresinin dava şartlarından olan hukuki yarar kapsamı içinde kaldığını, dava tarihi itibariyle davacının ön sözleşme ve devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağı muaccel olmadığından, erken dava açıldığını belirterek,

davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi nedeni ile HMK 353/(1)-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf taleplerinin yukarıdaki gerekçelerle kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, 6100 sayılı HMK 114/1-1 ve 115/1-2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; açılan davada da her tür dava şartının yerine getirildiğini, davacının, davalı kooperatiften 1.006.055,68 TL alacaklı olduğunu, vadesinden önce talepte bulunulamayacağı gerekçesi ile dava usulden reddedilmiş olsa da eser sözleşmelerinde ücret ödeme borcunun iş sahibin asli edimi olduğunu, kooperatifin eser sözleşmesine ve borca herhangi bir itirazı yokken mahkemenin zamanın da önce ifa talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermesinin yasal olmadığını, kaldı ki bu durum usul ekonomisine de aykırı olduğunu, 6 yıldır dosya borcunu ödemeyen ve dosyaya herhangi bir itirazı olmayan kooperatif aleyhine açılmış davanın usulden reddine karar verilmesi yasal olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114/1-h maddesi, 115/1-2 . maddesi, 353/(1)-b-2 maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. mülga BK m. 355 vd.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava tarihi itibari ile alacak muaccel hale gelmediğinden davanın erken açıldığı ve davanın erken açılması ibaresinin dava şartlarından olan hukuki yarar kapsamı içinde kaldığının kabulünde bir hata olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

2.Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1239, K. 2023/1546, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1239
Karar No
2023/1546
Tarih
27 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/1240 K.2023/1387
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1242 K.2023/2299
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1254 K.2023/2300
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1257 K.2023/2417
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1260 K.2023/2337
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/1262 K.2023/9680

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.