İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/1501 K.2023/2055

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/1501Karar2023/2055Tarih29 Mayıs 2023Okuma7 dk · 1.483 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2022/1501 E., 2023/2055 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mayıs 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/679 E., 2022/124 K.
Dava tarihi
14.01.2016
Hüküm
Kısmen Kabul
İlk derece mahkemesi
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/102 E., 2020/700 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.483 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki cari hesaba dayanan alacaklarının ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşme ya da cari hesap bulunmadığını, senede bir ya da iki kez personel temini yapıldığını, cari hesaba esas faturaların takipten birkaç gün önce düzenlendiğini, fatura düzenlenmesinin hizmetin alındığı anlamına gelmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki ticari defter kayıtları incelenmiş ve davacının 2014 ve 2015 yılı ticari kayıtlarına göre davalıdan toplam 163.310,50.-TL alacaklı olduğu, davacı şirketin 2015 yasal defterlerinde kayıtlı olan, 25/12/2015 tarih ve 124.215,93.-TL tutarlı fatura, 28/12/2015 tarih ve 10.450,79.-TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmış, davalı tarafın kabul etmediği yazılı 25/03/2014 tarihli hizmet sözlemesi üzerindeki imzanın incelenmesi için Adli Tıp Kurumundan alınan raporda,

sözleşme üzerindeki imzanın davalı şirket temsilcisine ait olmadığı anlaşılmış ve bu iki faturaya konu edilen hizmetin karşılandığı noktasında davacı tarafça defter kayıtlarının aksini ispatlayan kesin delil sunulmamış olduğu, anılan iki fatura miktarı dışında defter kayıtlarındaki incelemeden arta kalan miktar 28.643,78.-TL borcun davacıya ödendiği noktasında davalı tarafça kesin delille ispat sağlanamadığından bu miktar üzerinden davanın kabulü ile takibin devamına, faiz talebi için dosyada temerrüte ilişkin evrak bulunmadığından bu talep yönünden de fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş,

alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra icra inkar tazminatına hükmedilmiş, ayrıca davacı tarafın, Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu üzere davalı şirket temsilcisi tarafından imzalanmayan sözleşmeyi delil olarak sunmuş ve hangi zaman diliminde ne kadar personel istihdam ettiğini ispatlayamayacak durumda iken kötü niyetli olarak takip başlattığı yönünde kanaat hasıl olduğundan davalı tarafın talep etmesi üzerine reddedilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu oluşturulduğunu, yerel mahkemenin kısmen kabul kararı vermesine rağmen davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili; dava ve takip konusu fatura içeriği hizmet verilmediğini, aksinin usulünce ispatlanamadığını, davaya konu sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığının ATK raporu ile sabit olduğunu, dava ve takip konusu faturaların tebliğ edilemediğini, dava ve takip konusu faturalar ile ilgili davacı ile herhangi bir mutabakat gerçekleştirilmemiş olduğunu, davalı şirketin düzenlediği faturaların kötüniyetli olarak davacı yanca kayıt altına alınmamış olduğunu, faturalar nedeniyle davacının davalı şirkete borçlu olduğunu, dava konusu fatura tarihlerinin asılsız ve gerçek dışı olduğunu, 25 Aralık ve 28 Aralık,

takip tarihi 29 Aralık 2015 olduğunu, fatura içeriklerinin dahi 8 günlük süre geçmeden kesinleşmeden takip başlatılmış olduğunu, takibe dayanak cari hesap, faturalar ve içeriklerine itiraz edilmekte olduğunu, takip ve dava konusu fatura içeriği mal/hizmet alınmamış olup içeriklerinin de doğru olmadığını, davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımamakta olduğunu, takip tarihi itibariyle haklı, hukuken istenebilir, muaccel, belirgin ve likit bir alacak bulunmadığını, davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek;

istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2015 yasal defterlerinde kayıtlı ve fiili olarak düzenlemiş olduğu 25/12/2015 tarihli ve 124.215,93-TL tutarlı fatura, 28/12/2015 tarih ve 10.450,79-TL tutarlı fatura ve 14/12/2015 tarihli 150,00-TL tutarlı ödeme davalı şirket kayıtlarında yer almadığı gibi, dosyaya sunulan fatura fotokopilerinde teslim alan teslim eden imzalarının bulunmadığı tespit edilmiş,

davalı şirketin 2014 yasal ticari defter kayıtlarında yer alan 09/08/2014 tarih ve 396,91-TL tutarlı davalı şirket tarafından düzenlenmiş yansıtma faturası ile 28/08/2014 tarih ve 103,15-TL tutarlı davacı şirketin düzenlemiş olduğu iade faturası ile 2015 yasal defter kayıtlarında yer alan ve fiili olarak düzenlemiş olduğu 15.372,53-TL tutarlı iade faturasının ise davacı şirket kayıtlarında bulunmadığı, fatura fotokopilerinde teslim alan ve teslim eden imzalarının da bulunmadığı, sonuç olarak,

davalının 2014 yılı ve 2015 yılı yasal ticari defter kayıtlarına göre toplam 12.627,47-TL borçlu olduğu tespit edilmiş olup, her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtlara göre davacının davalıdan bu miktar üzerinden alacağının bulunduğu, takibe konu bu miktarı aşan alacakların varlığının ise yukarıda açıklanan hukuki çerçevede ispat edemediği, yargılama sonucunda yapılan takibin kısmen haksız olduğu anlaşılmış ise de kötü niyet tazminatı için davacının davalı aleyhine icra takibi yapması tek başına yeterli olmadığı,

incelenen dosyada takip tamamen haksız olmadığı gibi, alacaklının kötüniyetli olduğu da kanıtlanmadığından koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın 12.627,47-TL üzerinden kısmen kabulüne, takip konusu asıl alacağın %20'si oranında olan 2.525,49-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; Taraflar arasında hizmet sözleşmesine dayanan hukuki ilişkinin varlığının kabul edildiğini, dosya kapsamına sunulan e-mail ve whatsapp yazışmalarının dikkate alınması halinde faturalar düzenlenmeden önce davalı şirketten onay ve teyit alındığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda faturalarda belirtilen hizmetin müvekkilince gerçekten verilip verilmediğinin incelenmediğini, rapora itirazlarına rağmen ek rapor alınmadığını, mail tarihleri ile fatura tarihlerinin karşılaştırılması gerektiğini, sunulan yazışmaların yazılı delil niteliğinde olmasına karşın değerlendirmeye tabi tutulmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacı şirketin envanter defterinin tasdiklerinin yapılmamış olduğundan delil kudretine haiz olmadığının belirtildiğini, müvekkili şirketin ise ticari defterlerinin tümünün delil niteliğinde haiz olduğunun belirtildiğini, bu hali ile delil niteliğine haiz olan müvekkilinin ticari defterlerine göre davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, davacının iddiasını ispat edemediğini, kabul anlamına gelmemekle bölge adliye mahkemesince hükmedilen bedele yönelik de düzenlenen iade faturasının dikkate alınmadığını,

ayrıca taraflar düzenlendiği iddia edilen sözleşmedeki imzanın Adli Tıp Kurumu raporuna göre müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığını, buna göre davacının kötüniyetli olduğunu, davacının iddia ettiği personel hizmetini vermediğini, sadece fatura düzenlenmesinin hizmetin yerine getirildiği anlamına gelmediğini, bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca alacağın likit olmadığını ve haksız olarak icra inkar tazminatı tahsiline karar verildiğini, davanın tümden reddi ile müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacı tarafından, Gebze 1. İcra Müdürlüğünün 2015/12977 Esas sayılı dosyasında 28/12/2015 tarihli takip talebi ile cari hesap alacağı için takip başlatıldığı, dosya kapsamında alınan 10/04/2017 tarihli rapora göre davacı şirketin envanter defterinin yasal kapanış tasdiklerinin yapılmamış olduğu ve delil niteliğine haiz olmadığı, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş ve delil niteliğinde haiz olduğu, davacı şirketin düzenlemiş olduğu 25/12/2015 tarihli 124.215,93 TL tutarlı fatura, 28/12/2015 tarihli 10.450,79 TL tutarlı fatura ve 14/12/2015 tarihli ödeme kaydının davalı şirket kayıtlarında bulunmadığı,

davalı şirket ticari defterlerinde yer alan 15.372,53 TL tutarlı iade faturasının ise davacı şirket kayıtlarında bulunmadığı, yapılan inceleme neticesinde davacının 2014 ve 2015 yılı için toplamda 163.310,50 TL alacaklı olduğu, davalının ise 2014 ve 2015 yılı için toplamda 12.627,47 TL borcu olduğu görülmüş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirket kayıtlarında yer almayan yukarıda yer verilen faturaların dosyaya sunulan fotokopilerinde teslim alan ve teslim eden imzalarının bulunmadığı,

buna göre her iki tarafın ticari defterlerinde birbirini doğrulayan miktar olan 12.627,47 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde, kötüniyet tazminatının reddine ve davalının kendi ticari defterlerinde borçlu göründüğü miktar üzerinden icra inkar tazminatın hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan alınmasına,

Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

29/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1501, K. 2023/2055, 29 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1501
Karar No
2023/2055
Tarih
29 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1503 K.2023/2591
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1503 K.2023/6961
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1505 K.2023/6621
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1506 K.2023/6620
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1507 K.2023/6283
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1508 K.2023/2692

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.