İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2858 K.2023/3116

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/2858Karar2023/3116Tarih3 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.945 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2022/2858 E., 2023/3116 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/527 E., 2022/327 K.
Dava tarihi
25.06.2015
Hüküm/karar
Kısmen Kabul
İlk derece mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2015/382 E., 2019/578 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.945 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Avukat Filiz Yenipınar ile davacı vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının yükleniminde bulunan Azerbaycan-Bakü Havalimanı Terminal Binası İnşaatı işi kapsamında asma tavan imal ve montaj işlerinin 16.05.2013 tarihinde taşeronluk sözleşmesiyle müvekkiline verildiğini, sözleşmenin malzeme ve işçilik dahil birim fiyatlı olduğunu, sözleşmenin ifası aşamasında davacının talebi üzerine birçok ek imalat yapıldığını, yapılan imalat ve malzemeye ilişkin hak edilen tutarın davalıya fatura edildiğini, davalının fatura içeriklerine bir itirazı olmamakla birlikte herhangi bir ödeme yapmadığını, havaalanının yaklaşık 1,5 yıl önce hizmete açıldığını,

montaj ekibinin şantiyede kaldığı süredeki barınma ve iaşe giderlerine ilişkin taraflar arasında bugüne kadar bir mutabakat sağlanamadığını, davalının hesap görmeye yanaşmadığını, müvekkilinin davalıdan 1.168.598,84 TL alacağı olduğunu, alacağın tahsili için Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2015/8193 sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteahhit sıfatına sahip müvekkili şirketin Bakü Havalimanı Yeni Terminal Binası işi kapsamındaki "genel mekan asma tavan ve ofis önleri asma tavan" imal ve montaj işleri için davacı ile 16.05.2013 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin birim fiyatlı olduğunu, davacı tarafından düzenlenen malzeme faturalarına işçilik fiyatlarının da dahil edildiğini, sözleşme hükümlerine göre iş bedellerinin taraflar arasında imzalanacak hakedişler doğrultusunda ödeneceğini, taraflar arasında bugüne kadar imzalanmış iki hakediş olduğunu, bu hakedişlerin bedellerinin de ödendiğini,

müvekkili tarafından düzenlenen 3 no.lu kesin hakedişin davacı tarafından imzalanmadığını, davacının sadece faturaya dayalı alacak iddiasında bulunamayacağını, davacıdan ayrıca sözleşme harici olarak "Hava Trafiği Gözlem Kulesi İnşaat işi" ve "Otel İnşaat işi" kapsamında malzeme alımı yaptıklarını, alınan bu malzemelere ilişkin düzenlenen hakedişin davacı tarafından imzalanmamış olmasına rağmen malzeme bedeli olan 104.046,01 Euro fatura bedelinin davacıya ödendiğini, 3 no.lu kesin hakediş uyarınca davacının müvekkilinden bir alacağı olmayıp aksine 17.922,47 Euro borçlu olduğunu,

davacı tarafından imzalanan 1 ve 2 no.lu hakedişlerde davacının kabulünde olan kesinti tutarının 286.768,26 Euro olduğunu, davacı tarafından imzalı bu hakedişler yokmuş gibi cari hesap bakiyesine dayanarak icra takibinin yapılmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından yüklenilen işin bitirildiği, davalı tarafından herhangi bir eksik ve ayıp ihbarı yapılmadığı, kesin kabule engel bir eksik veya ayıp iddiasının da bulunmadığı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tasfiyesinin bu davayla gerçekleşmesi nedeniyle teminatın iadesine engel bir durum ve sebebin bulunmadığı,

bu nedenle iadesi gerektiği, yapılan işlere ilişkin alacağa yönelik olarak mahkeme kabulünün davalı tarafından düzenlenen 3 nolu hakedişteki tutar olan 2.028.043,16 Euro toplam hakediş bedeli ile sözleşme dışı işlere ilişkin hakediş bedeli olan 104.046,01 Euro olmak üzere toplam 2.132.089,17 Euro olduğu, bu hakediş bedelinden şantiye kesintileri olarak 299.671,83 Euro ve davalı tarafından yapılan ödeme tutarı 1.598.454,90 Euro'nun mahsubu sonucu davacı alacağının 233.962,44 Euro olduğu, bunun TL karşılığının 657.200,49 TL olduğu,

davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten takip tarihine kadar 44 gün için işlemiş avans faizinin 8.318,53 TL olduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 657.200,49 TL asıl alacak, 8.318,53 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin 16.05.2013 tarihli sözleşme ile üstlendiği işi ve ayrıca metraj artışlarını, sözleşme kapsamı dışında talep edilen her türlü ek imalat ve ek malzeme taleplerini yerine getirerek işi teslim ettiğini, davalının gerçeğe aykırı haksız kesintiler içeren bir hakediş düzenleyerek müvekkilimin alacağını ödemekten imtina ettiğini, hiçbir imza ve kabulü içermeyen ve davalı tarafından hazırlanan 3. hakedişte her ne kadar alacağın 2.028.043,16 Euro,

fazladan yapılan işler için ise 104.046,01 olmak üzere toplam 2.132.089,17 Euro olarak gösterilmiş ise de gene davacı tarafından dosyaya sunulan cari hesapta 2.069.106,35 Euro, fazladan yapılan işler için ise 104.046,01 Euro olmak üzere toplam 2.173.152,36 Euro olarak gösterildiğini, hak edişin kabul edilmemesi ve dosyaya sunulan cari hesabın davacı tarafından tutulduğu ve kendi aleyhine delil teşkil ettiği dikkate alındığında toplam alacağın (2.069.106,35+104.046,01 Euro) 2.173.152,36 Euro olduğunu, dosya kapsamındaki tüm bilirkişi raporlarında müvekkilin yaptığı iş bedelinin tespit edildiğini ve davalının bu miktara itirazı olmadığını,

davalının sunduğu cari hesabın değil de, gene davalının hazırladığı hakedişin kabul edilerek karar tesis edilmesinin hatalı olduğunu, toplamda 2.173.152,36 Euro alacak için karar tesis edilmesi gerektiğini, sözleşmede ödenecek miktarın Euro olarak belirlenmiş olması nedeniyle alacağın Euro olarak ödenmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yaparak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının fiili ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hakedişin kesintiler sayfasının 26. sırasındaki muhasebeden yapılan kesintilerin tarafları arasında imzalanan sözleşmeye, sözleşmenin fiili uygulamasına ve sonuç olarak hukuka uygun kesintiler olduğunu, sözleşmeye konu işin yapımına ilişin her türlü giderin davacı tarafa ait olduğunun sözleşmenin "işin bedeli" başlıklı 5. maddesinin 1.cümlesinde açıkça yer aldığını, işin yapımı sürecinde Azerbaycan'da müvekkili şirketin Azerbaycan şubesinin kurulduğunu, Azerbaycan ülke kanunlarına göre de resmi muhasebe kayıtlarının tutulduğunu,

taşeronluk sözleşmesinin ifası aşamasında müvekkilinin Azerbaycan şubesi tarafından davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği iş kapsamında bir takım ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin davacı taraf personellerine alınan uçak biletleri, yerel personel ücretleri, nakit ödemeler gibi ödemeler olduğunu, tamamen resmi muhasebe kaydına dayanan bu ödemelerin davacı tarafından hakediş alacağından mahsup edilmemesinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, davacının 26.11.2016 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde 35, 36, 37, 38, 39, 40,

41 ve 42 no.lu kesintilere itiraz ederken hakedişin kesintiler sayfasının 26 numarasında yer alan muhasebeden yapılan kesintilere itiraz etmediğini, dolayısıyla davacı tarafın bu kesintiyi kabul ettiğini, kararda müvekkilinin Azerbaycan şubesi tarafından davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği iş kapsamında yapılan bu ödemelerin davacı tarafın hakediş alacağından mahsup edilmemesinin açık kaldırma sebebi olduğunu, hakedişin 35-43 sırasında yer alan kesintilerin nelerden kaynaklandığının belgeleriyle birlikte 31.01.2018 tarihli dilekçelerinde ortaya konulduğunu,

davacı tarafın bu beyan ve belgelere ilişkin hiçbir karşı iddiası ve belgesi yokken bu kesintilerin kabul edilmemesinin fiili ve hukuki olarak yerinde olmadığını, davacı tarafın 3.hadedişi imzalamamış olmasının bu kesintilere konu vakıaların gerçekliğini ortadan kaldırmayacağını, 31.01.2018 tarihli dilekçe ve ekindeki belgelerin açık olduğunu, kesintilerin tamamının sözleşmeye uygun kesintiler olduğundan mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelendiğini,

davacının kayıtlarına göre davacı tarafından sözleşme ve sözleşme dışı işler kapsamında düzenlenen faturaların toplamının 2.004.513,64 Euro olduğunun tespit edildiğini, oysa mahkemece davacı tarafın toplam 2.132.089,17 Euro alacağı olduğunun kabul edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamından taraflar arasındaki sözleşme kapsamında işin yapılarak davalıya teslim edildiği konusunda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup, usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre iş miktarının tespiti gereklidir.

Dosya kapsamından tarafların ticari ve defter kayıtlarının konusunda uzman olan bilirkişi tarafından incelendiği, buna göre davalı yüklenicinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılan taraflar arasındaki taşeron sözleşmesinden kaynaklanan faturaların toplamı 2.069.106,35 Euro olup, yine taraflar arasında sözleşme dışı iş nedeniyle düzenlenen hakediş bedelinin tarafların kabulünde olduğu üzere 104.046,01 Euro olduğu belirlenmekle,

buna göre toplam hakediş bedelinin 2.173.152,36 Euro olduğunun kabulü gerekirken mahkemece sözleşme kapsamında yapılan işler bedelinin davacının imzalamadığı 3. hakedişteki toplam iş bedeli olan 2.028.043,16 euro olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır.

Buna göre, toplam hakediş bedelinden, yine taraflar arasında ihtilafsız olan 1. ve 2. hakedişteki kesintiler toplamı 286.768,26 Euro ile yargılama sırasında 3. hakediş kapsamında yapılan kesintiler açısından davacı tarafından kabul edilen ve davalı tarafından ispatlanan 12.903,57 TL kesintiler toplamı olan 299.671,83 Euro'nun ve davalı tarafından davacıya ödendiği anlaşılan 1.598.454,90 Euro'nun mahsubu ile ( 2.173.152,36 Euro - 299.671,83 Euro- 1.598.454,90 Euro) bakiye 275.025.063 Euro asıl alacağının bulunduğu,

bu miktarın 16.02.2015 tarihi itibariyle efektif satış kuru üzerinden hesaplanması sonucu ( 275.025,63 x 2,8090 )talep edilebilecek alacağın 772.546, 95 TL olduğu, bu alacağa davalının temerrüde düştüğü 03.03.2015 ile 16.04.2015 tarihleri arasında 44 gün için %10,52 oranı üzerinden (772.546,95 x 44x 10,50 / 36500) 9.778,54 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu,

davalının icra takibine yaptığı itirazın 772.546,95 TL asıl alacak, 9.778,54 TL işlemiş faiz yönünden haksız olduğu anlaşılmakla, itirazın bu miktar yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir" gerekçesiyle "davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun icra takibine vaki itirazın 772.546,95 TL asıl alacak, 9.778,54 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,

takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatının ve davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, toplam iş bedeli tespitinin fiili ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, üçünçü hak edişin kesintiler sayfasının 26. sırasındaki muhasebeden yapılan kesintilerin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye, sözleşmenin fiili uygulamasına ve sonuç olarak hukuka uygun kesintiler olduğunu, üçüncü hak edişin 35-43 sırasında yer alan kesintilerin nelerden kaynaklandığının gerekçeleriyle birlikte 31.01.2018 tarihinde verdikleri dilekçede ortaya koyduklarını, davacı tarafın bu beyan ve belgelere ilişkin hiçbir karşı iddiası ve belgesi bulunmadığını,

bu nedenle mahkemece bu kesintilerin kabul edilmemesinin fiili ve hukuki olarak yerinde olmadığını, davacı tarafın üçüncü hak edişi imzalamamış olmasının bu kesintilere konu vakıaların gerçekliğini ortadan kaldırmayacağını, bu kesintilerin tamamen sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davalı vekili, verilen kararı temyiz etmiş ise de, istinaf mahkemesince yapılan değerlendirmenin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı taşeronun alacağı belirlenirken, taraflar arasında sözleşme dışı malzeme alımı nedeniyle düzenlenen 104.046,01 Euro da eklenerek toplam hak ediş bedelinin 2.173.152,36 Euro olarak kabulünün yerinde olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna ve üçüncü hak edişten yapılan kesintilerin sözleşmeye uygun olduğuna yönelik itirazlarının mahkemece alınan 23.12.2017 ve 24.08.2018 tarihli ek raporlarda incelenip karşılandığı, alınan ek raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

17.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2858, K. 2023/3116, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2858
Karar No
2023/3116
Tarih
3 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/2859 K.2023/8348
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2861 K.2023/3117
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2864 K.2023/3402
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2866 K.2023/3115
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2866 K.2023/13108
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/2873 K.2023/10345

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.