İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4033 K.2023/3899

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/4033Karar2023/3899Tarih16 Kasım 2023Okuma10 dk · 1.934 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2022/4033 E., 2023/3899 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Kasım 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1291 E., 2022/664 K.
Dava tarihi
29.04.2014
Hüküm/karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2014/280 E., 2020/400 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.934 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat Emine Doğan ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1-Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından, İzmir İçme Suyu 2. Merhale İsale Hattı 2. Kısım İnşaatı İşinin, müvekkili iş ortaklığına 10.05.2011 tarihinde ihale edildiğini, işin yapımına başlandıktan sonra teknik ve idari sözleşmelerde yer alan sözleşme konusu işin oranları arasında açık farklılıklar bulunduğunun ortaya çıktığını, müvekkil iş ortaklığının, sözleşme ve şartnamelerde yer alan iş oranlarından çok daha fazla iş yapmak zorunda kaldığını, zira ihale edilen işin yapıldığı bölgedeki toprağın killi, siltli ve siltli kumlu olması,

yer altı suyu ile sulamadaki drenaj suyunun birleşmesi sonucunda o bölgedeki toprağın, geri dolgu malzemesi olarak kullanılamadığını, bunun sonucunda da müvekkilinden kaynaklanmayan mühendislik hataları nedeniyle, ihale konusu işte hendek kazısı fazlası ve geri dolgu işi fazlası ortaya çıktığını,durumun Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/7 D.

İş sayılı tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda tespit edildiğini, bu keşif/iş artışı nedeniyle ihale bedelinin artırılması için yaptığı başvuruların davalı kurum tarafından kabul edilmediğini, bahse konu işin yapımı için sözleşme ve şartnamede belirtilen oranlardan çok daha fazla miktarda iş gücü, zaman ve maddi harcama yapılmak zorunda kalındığını belirterek, dava konusu iş artışı sebebiyle ortaya çıkan zararlar için şimdilik 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans ticari faizi, fiyat farkı, KDV'si ve randıman düşüklüğü farkıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2-Birleşen davada davacılar vekili; asıl davadaki iddiaları tekrarla, asıl davada davanın müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık adına açıldığını, görülen lüzum üzerine adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle adi ortaklığı oluşturan şirketler adına bu davanın açıldığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsili ile davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin müteakip defalar İdareye başvurarak, yapılan boru hendek kazılarında üst ağzının projede gösterilenden geniş açıldığını belirterek yerinde tespit yapılmasını ve %10 sınırı içinde kalacak şekilde mağduriyetlerinin giderilmesini talep ettiğini, dava konusu edilen itiraza konu kısmın, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden ihale edildiğini ve İdare tarafından herhangi bir metraj verilmeyerek,

metrajların mevcut uygulama projeleri çerçevesinde, işyerinin tetkiki sonucunda istekliler tarafından hazırlanmasının öngörüldüğünü, bu tip sözleşmelerde yüklenicilerin, işin tamamı için tek bir fiyat verip ve verdiği bu fiyatla ihale konusu işi uygulama projesine, mahal listelerine, teknik şartnameye ve fen ile sanat kurallarına uygun olarak imal ve inşa etmeyi üstlendiklerini, dolayısıyla yüklenicinin ihaleden önce iş yerini, zemin yapısını, arazi şartlarını, ulaşım imkanlarını, projeyi, mahal listesini ve teknik şartnameyi en ince ayrıntısına kadar incelediğini,

bu bilgi ve belgeleri bilimsel ölçütlere göre değerlendirdiğini ve kendi şartları çerçevesinde en uygun fiyat teklifini vererek sözleşme imzaladığını, İdarece herhangi bir güzergah revizyonu yapılmadığını, basiretli bir tacir olan yüklenicinin iş yerinde oluşabilecek kazı şartlarını daha önce farketmemiş olduğunu ileri sürerek,

herhangi bir ek talepte bulunmasının kabulünün olanaksız olduğunu, Manisa Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2014-7 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitin tek yanlı bir tespit olup, taraflarınca kabulünün olanaksız olduğunu, DSİ Genel Müdürlüğünün, 6200 sayılı Kuruluş Kanununun 1 inci maddesinde yer aldığı üzere, kamu tüzelkişiliğine sahip, özel bütçeli bir kamu kuruluşu olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesi anlamında bir ticarethane olmadığını, bu nedenle ticari faiz talebinin de reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

2-Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, asıl davadaki cevaplarını tekrarlamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki akdedilen ihale sözleşmesinin götürü bedel usulüne göre 133.600,00 TL meblağ üzerinden yapıldığı, Borçlar Kanununun 480. maddesi hükmü gereğince, bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlü olduğu, eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemeyeceği, her ne kadar aynı kanunun ikinci fıkrasında yükleniciye seçimlik haklar bahşedilmiş ise de, bu hakların davacı şirketler tarafından da kullanılmadığı,

davacı şirketler tarafından dosyaya sunulan yazılı beyanlarda şevli kazı yapılmasının zorunluluk arzettiği hususunun işin yapılması esnasında ortaya çıktığı ve kamu hizmetinin aksamaması için yüklenilen işin şevli kazı yapılmak suretiyle yapıldığı belirtilmiş ise de, sözleşme kapsamında yüklenilen işin yapımı esnasında davalı kuruma uyarlama talebinin de iletilmediği, dava tarihi itibariyle de yüklenilen işin yapılarak teslim edilmiş olması sebebiyle, davaya konu talebin uyarlama talebi olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı,

davacı şirketlerin hak edişleri ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin imza ettiklerinin de dosyadaki evraklardan anlaşıldığı, en nihayetinde davacı şirketlerin alacak talebine dayanak fazladan yapılan iş iddiasına yönelik olarak 30.05.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda, yüklenici firmaların, idarenin bilgisi ve onayı olmadan yapılan imalat yöntemini iksadan şevli kazıya çevirmesinin kendi tercihi olduğu, yöntem değişikliğinin ilave maliyet getirmesini iş artışı olarak idareye yüklemeye çalışmasının hukuki dayanağının bulunmadığı,

davacı şirketlerin basiretli tacir yükümlülüğü altında oldukları ve sözleşme ve ihale şartnameleri kapsamında da ihale konusunda teklif vermeden önce gerekli araştırma, inceleme ve gerekirse zemin etüdü yapma konusunda sorumluluk altında oldukları, bu haliyle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel sözleşme olması karşısında davacı şirketlerin fazladan yapılan iş adı altında bir bedel talep etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle esas dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyet raporları arasındaki çelişkiler giderilmeksizin sadece 30.05.2018 tarihli rapora atıfla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 2014/7 Değişik iş sayılı dosyada ve 2016/34 talimat sayılı dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, ısrarla keşif talep edilmesine rağmen kazı yapılmadığı ve zeminin incelenmediğini, bilirkişi raporunda, proje ve güzergah değişikliği olmadan işin tamamlanarak geçici kabulünün yapıldığı, 23 adet hakediş raporunun ihtirazi kayıtsız imzalandığı, vekaletsiz iş görmeden de söz edilemeyeceği sonucuna varılmış ise de.

08.06.2016 tarihli 2016/34 talimat sayılı dosyadaki bilirkişi raporunda ve bu rapora ilişkin davalı taraf beyanında 1.50 metreden daha derin kazılar için iksasız hendek kazısı yapılabileceği ve bu türden jeolojik yapıya sahip arazilerde sandık kesitli dar ya da geniş derin kazı yapılmasının mümkün olmadığının açıkça görüldüğünü, jeolojik raporda, sulu ortamda kazı şevlerinin 1D/2Y alınacağı hususunun açıkça belirtildiğini, zira 12.867,36 metrelik kısmın kazı derinliğinin 3.24 metre olduğu,

yine bu kısımda boruların her birinin 12 metre uzunluk ve 9 ton ağırlıkta olmakla, iksalı yapılması durumunda boruların hendeğe indirilmesinin mümkün olmadığını, gerekçeli kararda proje değişikliği ve iş artışı olmadığından bahsedilmiş ise de, sözleşmede iş bedeli 133.600.000 TL iken 139.380.806,57 TL'ye arttırıldığını ve iş bedellerinin tamamının ödendiğini, 11.06.2020 tarihli raporda yüklenicinin ataşmanları imzaladığı belirtilmiş ise de, iş kapsamında tek bir ataşman düzenlenmediğini, ödemelerin pursantaj cetveline göre yapıldığını, halen kesin kabulün ve kesin hesabın yapılmadığını,

fazladan yapılan imalatlar hakedişe girmediği için bu imalatlarla ilgili olarak hakedişlere itirazın da söz konusu olmayacağını, kazı naklinin de müvekkilleri tarafından yapıldığını, müvekkillerinin birçok kez hendek kazılarının şevli yapıldığını belirterek,

hendek kazısının ve zeminin incelenmesi iş artışı verilmesi taleplerine rağmen davalının talepleri karşılamadığını, güzergahtaki tarım arazilerinin kamulaştırma tespitlerinin dahi 2013 yılı ilk yarısında başlatıldığını, Yargıtay kararları gereğince fazladan yapılan imalatların YİGŞ 21 ve 22 maddeler gereğince hesaplanması ilave işler ve ilave işlere ilişkin fiyat farklarının KDV ile hesaplanması gerektiğini, mahkemece itiraz ve dolayısıyla uyarlama dilekçelerinin yok sayıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 11.07.2011 tarihli İzmir İçme Suyu II. Merhale İsale Hattı II. Kısım İnşaatına ilişkin sözleşmede işin iki gruba ayrıldığı, birinci grup 4 kalem halinde yapılacak kazı işlerinin kilometreleri belirtilmek suretiyle listelendiği, bu gruptaki işlerin anahtar teslimi götürü bedelli olduğu, 18 kalemden oluşan ikinci grupta yer alan işlerin ise birim fiyatla kararlaştırıldığı, dava konusu edilen kazı ve boru döşeme işinin birinci grupta ikinci sırada yer almakla götürü bedelli olduğu,

ihale öncesinde uygulama projelerinin hazırlanmasına esas olmak üzere düzenletilen jeoloji raporunda, dava konusu bölüme ilişkin olarak sıvılaşma riski, yeraltı suyunun bulunması gibi tespitlerin yapıldığı, jeoloji raporunun ihale öncesinde davacılara verildiği, davacıların işi tamamladıkları, geçici kabulün 14.12.2014 tarihi itibar olunarak yapıldığı, mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,

ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle aynı temyiz itirazlarını ileri sürmüş ve ek olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararında, jeoloji raporunda sıvılaşma bahsedildiği hususunun gerekçe olarak gösterildiğini, oysa aynı jeoloji raporunda kazının şevli yapılabileceğinden de bahsedildiğini, işin yapımı aşamasında mecburen yapılan şevli kazının bedelinin ödenmesinin zorunlu olduğunu,

kaldı ki arazinin zemin yapısının sözleşmede tanımlanandan çok daha farklı olduğu gerçeğinin yerinde yapılan tespit ve bilirkişi raporlarıyla sübuta erdiği gibi işin yapıldığı esnada bile kamulaştırması tamamlanmayan zemin yapısının idarece doğru tanımlanmasının zaten mümkün olmadığını, yine Bölge Adliye Mahkemesi kararında sözleşmenin anahtar teslim fiyatlı olduğundan bahisle hiçbir şekilde yükleniciye ilave ödeme yapılamayacağından bahsedilmişse de sözleşmenin ilave işler,

iş eksilişi ve işin tasfiyesi başlıklı 28/b maddesinde öngörülemeyen durumlar nedeniyle iş artışının zorunlu olması halinde işin birim fiyatla teklif alınan kısmının bedelinin %20'sine, anahtar teslim götürü bedel teklif alınan kısmının bedelinin %10'una kadar oran dahilinde süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde ilave işin aynı yükleniciye yaptırılabileceğini,

yani en kötü ihtimalle anahtar teslim iş de olsa iş artışı olması halinde %10 iş artış bedelinin ödenmesi gerektiğini dolayısıyla sözleşmenin ilgili maddeleri yok sayılarak doğrudan anahtar teslim işte ilave işler bedeli ödenemez demenin hakkaniyetle bağdaşmayacağını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesince yapılan değerlendirmelerin usul ve yasaya uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarının gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bilimsel veriler içerdiği, davacının itirazlarını karşıladığı anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosya davacılarından alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl ve birleşen dosya davalısına verilmesine,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılarından alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4033, K. 2023/3899, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4033
Karar No
2023/3899
Tarih
16 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4035 K.2023/3784
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/4036 K.2023/6935
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4038 K.2023/3585
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/4041 K.2023/6337
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/4042 K.2023/11568
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4044 K.2023/3810

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.