KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/427 E., 2023/1224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Dava tarihi
- 05.06.2013
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulüne
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçiler lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işçilerin alacaklarından müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.06.2016 tarih ve 2014/256 E., 2016/455 K. sayılı kararı ile davacının davalı ile yapılan sözleşme kapsamında SGK kayıtlarına göre davalı bünyesinde çalışan işçilere yapılan ödemeyi aralarında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davalının sorumluluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 07.09.2020 tarih ve 2017/2004 E., 2020/2636 K. Sayılı ilamı ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddedilerek ihbar ve yıllık izin alacağının tamamından son yüklenici olan Kent Sosyal Hizmetler Ltd. Şti.nin sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bilirkişi tarafından davalı yüklenici şirketin sorumlu olduğu miktar 36.719,27 TL olarak hesaplandığı, bu hesaba payına düşen yargılama giderleri de katıldığında bulunan 41.850,49 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı kurum ile davalı şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve işçilerin başlangıçtan itibaren davacı kurum işçisi sayılarak işlem görmesi gerektiğini, davacının kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceğini, davacının işçi hak ve alacaklarına ilişkin tüm borç ve sorumluluğu davalı işverenlere yüklemesi gerek İş Kanunu gerekse hakkaniyete uygun olmadığını, işçilerin müvekkili firmada 9 ay kadar bir süre çalıştıklarını, bu sürenin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması için gereken sürenin altında olduğunu, davacı kurum lehine takdir edilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/427, K. 2023/1224, 27 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama