KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/4675 E., 2024/1920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/393 E., 2022/838 K.
- Dava tarihi
- 30.05.2018
- Hüküm/karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/419 E., 2018/836 K.
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında; davacı baskı altında yaptığını iddia ettiği su hattı imalat işinden kaynaklanan alacağını işbu dava ile talep etmiş ise de; söz konusu işin sözleşme ile yaptığı, sunulan delil ve belgelere göre de söz konusu işi baskı altında yaptığı, yapılan sözleşmenin de muvazaalı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince; sözleşmenin davacı şirketin serbest iradesi ile imzalanmadığı, davacı tarafın ispata elverişli delilleri değerlendirilmeden, tanıkları dinlenmeden ve bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle, istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi tarafından; davacı şirketin söz konusu işi yapılan sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği,
bu sözleşmenin muvazaalı olduğuna ve dava konusu su hattı imalatı işinin davalı tarafın cebir ve baskısı altında bedelsiz olarak yapıldığına dair dosya kapsamında davacı tarafça sunulmuş herhangi bir bilgi, belge ve delile rastlanmamış olması karşısında mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; sözleşmenin davacı şirketin serbest iradesi ile imzalanmadığı, davacı tarafın ispata elverişli delilleri değerlendirilmeden, tanıkları dinlenmeden ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu ve mahkemece sözleşmeye dayanılarak karar verilmesi, yine sözleşmenin muvazaalı olduğu hususunun davacı yanca kanıtlanamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4675, K. 2024/1920, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama