KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/847 E., 2023/1492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/871 E., 2021/1186 K.
- Dava tarihi
- 02.10.2015
- Hüküm
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/681 E., 2018/476 K.
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında 2009-2011 yılları arasında çeşitli hizmet alım sözleşmeleri imzaladıklarını, davalı ... tarafından davacı firmaya ihale edilen işlerin davacı firma tarafından yerine getirildiğini, ancak iş bedellerinin hak ediş raporları, ödeme emri belgeleri, faturalar vb. belgeler ile de sabit olduğunu, 118.088,00 TL tutarındaki prim desteği kesilmek suretiyle yapıldığını, 5510 sayılı Kanun uyarınca müteşebbisler lehine getirilmiş olan %5 oranındaki prim desteğinin davacı firmaya ödenmediğini,
davalı ... tarafından davacı firmanın bu hak edişlerinden yapılan kesintilerin usulsüz ve kanuna aykırı olduğunu, davacı firmanın hak edişlerinden kesilen 118.088,00 TL karşığılı prim destek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı belediyeden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; yapılan kesintilerin yasal olduğunu idarenin kusuru bulunmadığını, davacının talep ettiği faiz oranlarını da kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sorumluluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili, reddedilen 4.429,63-TL'lik kısmın da kabulü gerektiği, 118.088,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının anılan yönlerden ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili, alacağın zaman aşımına uğradığını, hakedişten yapılan kesintinin tebliğlerden kaynaklanan yasal zorunluluk olduğu aksi halde kamu zararı oluşup davacının sebepsiz zenginleşeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle TBK'nın 146. maddesi uyarınca 10 yıllık genel zaman aşımı süresine tabi olması nedeniyle dava tarihi itibariyle bu sürenin dolmamış olduğu, davalı idare tarafından davacının hak edişlerinden 5510 Sayılı Yasanın 81/ı maddesi kapsamında yapılan 113.658,37 TL'lik kesintinin söz konusu yasanın özel sektör işverenlerini teşvik etmeye yönelik olması nedeniyle yasaya aykırı olduğunun belirlenmesi ve fazlaya ilişkin talebin ise bahsi geçen yasa kapsamında yapılan kesintiyle ilgili bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri
3. Değerlendirme 1.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 4.429,63-TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.360,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz peşin harcın talep halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/847, K. 2023/1492, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama