KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/898 E., 2023/695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Hüküm/karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mahk. Sıfatıyla
Karar Metni
1.620 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve asli müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun esastan reddine, asli müdahilin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Giresun ili, ...
Mahallesinde kain 250 ada, 41 ve 42 parsel sayılı taşınmaz üzerine 21 daireden oluşan bina yaptığını, davalı şirketin müteahhit olarak yaptığı bu binada bulunan daireleri satışa çıkardığını, müvekkilinin 19 no.lu bağımsız bölümün satışı konusunda davalı taraf ile anlaştığını ve edimini yerine getirdiğini, dava konusu bağımsız bölümün teslim edildiğini, müvekkilinin sözleşme gereğince bağımsız bölümün tam anlamıyla eksikliklerin giderilmesi ve tapunun devrini beklediğini, ancak davalının tapunun devrini gerçekleştirmediğini,
müvekkilinin 19 no.lu bağımsız bölümün mülkiyetinin davalı şirket sahibinin erkek kardeşi olan diğer davalı ...'a muvazaalı olarak devredildiğini öğrendiğini,açıklanan nedenlerle, dava konusu 19 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davalı şirketin yapmış olduğu satış vaadi sözleşmesinden müvekkili Erdem'in sorumlu olmadığını, müvekkilinin bu sözleşmenin edimlerinden sorumlu tutulamayacağını, muvazaa iddiasını kabul etmediklerini beyanla, davanın reddini istemiştir
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede 19 bağımsız no.lu bölümün satışının yapıldığı belirtilmesine rağmen belediyeden onaylı ek tadilat projesine göre daire sayısının 22 ye çıkması sebebiyle sözleşmede belirtilen daire numarasının 19 iken 20 olduğunu, açılan tapu iptali ve tescil davasının hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, davacı sözleşme ile 110.000 TL bedelle satın alma taahhüdünde bulunmuş ise de KDV oranındaki değişiklik nedeniyle 19.800 TL KDV farkı doğduğunu ve davacı tarafça kabul edildiğini,
yine kombi farkı olarakta 8.500,00 TL artı KDV nin de kabul edilerek böylece ödeme taahhüdünün 139.800 TL olduğunu kabul etmesine rağmen ödemeyi gerçekleştirmediğini, bu nedenle müvekkilinin davaya konu adi sözleşmeyi feshettiğini davacı yana bildirdiğini, dava konusu taşınmaz bedelinin sözleşme gereğince ödenmediği için tapu iptal ve tescil davasının reddini istemiştir.
Asli müdahil Türkiye ... Bankası T.A.O. vekili müdahale dilekçesinde; ... adına kayıtlı iken icra kanalı ile yapılan satış neticesinde mülkiyetin müvekkili banka adına geçmiş olması ve taşınmaz üzerindeki tedbir şerhi nedeniyle tapu sicil müdürlüğünün müvekkili banka adına tescil işlemini yapmaması sebebiyle, Giresun ili, Merkez ... Mah. 250 ada, 61 parselde kayıtlı 4. kat 19 nolu bağımsız bölüm üzerine mahkemece 26/09/2016 tarihinde konulan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılması ve akabinde taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesi için, asli müdehale talebinde bulunduğunu bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.02.2011 tarihli harici gayrimenkul satış sözleşmesi ile 19 numaralı bağımsız bölümün devri konusunda davacı ile davalı ...
Yapı Şirketinin anlaştıkları, alınan 09.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu bağımsız bölümün 20 numaralı mesken olduğunun bildirildiği, davacı vekilince de 25.02.2020 tarihli duruşmada 20 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davaya devam ettiklerini bildirdiği; dava dışı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasındaki sözleşme gereği;
dava konusu 20 numaralı bağımsız bölümün yükleniciye kalacağı, her ne kadar davacı taraf 25.02.2020 tarihli duruşmadaki beyanında 20 numaralı bağımsız bölüme yönelik muvazaa iddiası bulunduğundan tapu iptal tescil talebi olduğunu belirtse de, 20 numaralı bağımsız bölüm malikinin 21.08.2020 tarihli satış ile dahili davalı ... ... olduğu, davalı ... ...' ın kazanımının 4721 sayılı TMK' nın 1023 maddesi gereği geçerli olacağı, nitekim davalı ... ... tapudaki kayda güvenerek taşınmazı aldığı, taşınmaz üzerinde satış tarihi itibari ile herhangi bir tedbir bulunmadığı;
ayrıca davacı tüketicinin davalı yüklenici ile arasındaki adi yazılı sözleşme gereğince kendisine şahsi hak sağlayacağı, bu hakkını kendisinden sonra malik olan mülkiyet hakkı sahibi davalı ... ...' a karşı ileri süremeyeceği gerekçesi ile davanın davalı ... ... açısından reddine, davanın ... Yapı İnşaat Emlak Elek. Elktr. Paz. İth. İhr. D. Tic. San. Ltd.
Şti, ... hakkında davanın husumet nedeni ile reddine, asli müdahilin 02.10.2020 tarihli dilekçesi ile 4. Kat 20 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş ise de asli müdahilin talep ettiği tarihte dava konusu taşınmaz üzerinde mahkemece konulan ihtiyati tedbir olmadığından Asli Müdahil ... Bankası'nın talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve asli müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yargılama devam ederken dava konusu parselin dava dışı üçüncü kişiye devredildiğini, bu devir işlemini yapan ... bankası ve diğer davalıların iş bu davadan haberdar olduklarını ve kötü niyetli olduklarını, bu nedenle tapunun iptali gerektiğinin bilindiğini, bu durumun anlaşılması üzerine taraflarınca gerek davalılar gerekse asli müdahil ...
Bankasından müvekkilinin müteahhide ödediği bedelin iadesinin talep edildiğini, zira davalı tarafça tapunun üçüncü kişiye kaçırıldığının ve davanın bu anlamda konusuz kaldığının anlaşıldığını, müvekkilinin bu nedenle büyük bir zarara uğradığını, müvekkili tarafından davalı olarak gösterilen ... ... hakkında açılmış bir dava bulunmadığını, bu kişinin davalı olarak gösterilmesi ve lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin de haksızlık olduğunu, müvekkili davacının ödediği bedeli talep etmek için işbu davayı açtığını, davalı ve müvekkili davacıya 19 nolu bağımsız bölümün satışı konusunda anlaştıklarını,
bağım bölüm numarasının dava sırasında habersizce değiştirildiğini ve tedbir kararı bertaraf edilerek üçüncü kişiye devredildiğini, bu durumdan hem asli müdahil hem de davalıların haberlerinin olduğunu ve kötü niyetli olduklarını, yapılan sözleşme gereğince müvekkili davacının kendi üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, dava konusu bağımsız bölümde müteahhit tarafından müvekkili davacıya teslim edildiğini, ancak yapılan tüm müracaatlara rağmen davalı tarafça tapunun devrinin gerçekleştirilmediğini,
müvekkili davacı tarafından yapılan araştırmada davalı şirket tarafından sırf tapunun devrini engellemek maksadıyla dava konusu bağımsız bölüm şirket sahibinin kardeşi üzerine muvazaalı bir şekilde devredildiğini ve ipotek kullanıldığını, davalı tarafın dava konusu taşınmazı erkek kardeşine muvazaalı olarak devretmesi ve ipotek işlemi tesis etmesinin kötü niyetin en büyük kanıtı olduğunu, dava konusu taşınmazın şirket sahibi tarafından erkek kardeşine devir edildiği tarihe bakıldığında bu durumun çok daha iyi anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,
istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Asli Müdahil vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, 20. Bağ. böl. taşınmaz üzerine tedbir şerhi işlenmesi için mahkemece tapuya müzekkere yazıldığını ve bu aşamadan sonra taraflarınca tedbrin kaldırılmasının istenmesine rağmen yerel mahkemece, konulmuş tedbir şerhinin olmadığından bahisle tedbir şerhinin kaldırılması taleplerinin reddine, yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına ve aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesine dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın asli müdahil bankaca cebri icra ile satın alınması ve tescili sonrası, en son kayıt maliki olan ...'e tapuda devrinden sonra , davacı tarafça HMK.
125. maddesi uyarınca seçimlik hakkın tapu iptali tescil yönünde kullanılmış olduğunun ve her ne kadar davacı tarafça son celsede verilen dilekçe ve duruşmadaki beyanında, seçimlik hakkının tazminat yönünde olduğu bildirilmiş ise de, aynı tarihli duruşmada hazır bulunan davalı taraflarca iddianın ve talebin genişletilmesine muvafakat edilmediği ve işbu beyan ve dilekçenin niteliği itibariyle ıslah mahiyetinde de bulunmadığı, dava dilekçesinde bu yönde terditli talepte bulunmadığı anlaşılmakla, HMK.
125. maddesi uyarınca usulüne uygun bir tazminat talebi bulunmayıp, (bkz. benzer mahiyette Yargıtay HGK nun 11/05/2011 tarih, 6-23/301 sy. kararı) talebin tapu iptali ve tescile yönelik olduğu yönündeki mahkeme gerekçesinde usulsüz bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından,
davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiş, asli müdahil tarafça istinaf konusu edilen miktar yönünden hüküm tarihi itibarı ile kesinlik sınırı altında kaldığından, istinaf kanun yolu başvurusunda bulunamayacağından Asli müdahil vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici gayrimenkul satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Noterlik Kanunu, ilgili mevzuat.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Yargılama sırasında davacı vekilince 25.02.2020 tarihli duruşmada, taleplerine konu 19 no.lu bağımsız bölüm taşınmazın yargılama sırasında 20 no.lu bağımsız bölüm olduğunu öğrendiklerini, bu nedenle taleplerinin 20 no.lu bağımsız bölüm bakımından değerlendirilmesi ve muvazaa iddiaları bulunduğundan, tapu iptali ve tescil talebini şu anki kayıt malikine yönelttiklerini bildirdiği, 12.01.2021 tarihli duruşmadaki beyanında da, davaya tapu iptali ve tescil olarak devam etmek istediklerini bu nedenle ...'in davaya dahil edilmesini talep ettiği, 12.07.2021 tarihli yazılı beyanında ise "dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye devredildiğinden,
davanın konusuz kalması ve müvekkilinin zarara uğraması nedeniyle ödenen bedellerin bugünkü değerleri ile davalılar ve asli müdahilden tahsilinin talep edildiği" ancak dava dilekçesinde terditli talepte bulunulmadığı, sadece tapu iptal tescil talep edildiği, HMK. 125. maddesi uyarınca usulüne uygun bir tazminat talebi bulunmadığı anlaşıldığından, talebin tapu iptali ve tescile yönelik olduğu yönündeki mahkeme gerekçesinde usulsüzlük bulunmamıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davacının bedele ilişkin ayrıca dava açabileceğine göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/898, K. 2023/695, 22 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama