KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1010 E., 2024/1447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/62 E., 2021/222 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali isteminde verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalının davacı kooperatif üyesi olduğunu, ancak kooperatif üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptali ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, kooperatife borcu olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2016 tarih 2016/8689 Esas 2020/78 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 14.01.2020 tarih ve 2016/8689 Esas, 2020/78 Karar sayılı ilamında; hükme esas alınan bilirkişi raporunun, bilirkişiden dönüşü beklenmeden ve davalı tarafa usulünce tebliğ edilmeden savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davacı kooperatifin davalı tarafa vermiş olduğu elektrik su tüketiminin karşılığı olan alacağın ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın borca itiraz ederek takibi durdurduğu, kooperatife ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalının kooperatife borçlu olup, alacağın likit olduğundan bahisle itirazın iptali ile davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan ticari defterlerin gerçek kişi karşısında delil hükmü bulunmadığını, mahkemece vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali istemidir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) geçici 2 ve HUMK'nın 26.09.2004 tarih 5236 sayılı Kanunla değişmeden önceki haline göre 428,438 ve 439. maddesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 ncü maddesinin ikinci fıkrası.
3.Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi “Ancak hükmedilecek ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez" hükmünü içermekte olup, somut olayda itirazın iptali kararına esas alınan alacak miktarı 3.400,00 TL olduğundan, davacı lehine ancak bu tutarda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması bozulmayı gerektirir.
4.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmesi suretiyle onanması gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan "5.100,00-TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "3.400,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1010, K. 2024/1447, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama