KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1323 E., 2024/3689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1366 E., 2022/2476 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/218 E., 2020/117 K.
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan davacının tapu iptali ve tescili olmadığı takdirde tazminat davasında, taraflar arasında imzalanan adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğu ve taraflar arasında bağlayıcılığının olmadığı, geçersiz sözleşmelerde herkes aldığını iade etmekle yükümlü olduğu, davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediği gerekçesiyle tapu iptal ve tescil davasının reddine, davacı tarafın terditli olarak açmış olduğu tazminat davasının davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, haricen satın alma sebebiyle ancak sözleşmenin tarafları lehine kişisel hak doğacağı, daire satış sözleşmesinde davalılardan ...'in taraf olmadığı, davalı ...'in diğer davalılarla muvazaalı, elbirliği ve işbirliği içerisinde kötüniyetle hareket ettiği ve işlem yaptığının ispatlanamadığı gerekçesiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
3.a- Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacı tarafından, davalı ...'in diğer davalılarla muvazaalı, elbirliği ve işbirliği içerisinde kötüniyetle hareket ettiği ve işlem yaptığı ispatlanamadığı gözetilerek davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.b- Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları yönünden; davacı vekilinin 22.11.2019 tarihli ıslak dilekçesi incelendiğinde, davacı tarafın ... yönünden davayı ıslah etmediği, dava değerinin 75.000,00 TL olduğu gözetildiğinde, bölge adliye mahkemesince davacı aleyhine 114.553,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 370/2. fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1323, K. 2024/3689, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama