KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1835 E., 2024/1610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/148 E., 2022/2977 K.
- Dava tarihi
- 21.04.2017
- Hüküm/karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/56 E., 2020/281 K.
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteminde; davalı tarafın her ne kadar tesislerde bakım ve onarım yapılacağını ileri sürmekte ise de, bu konuyla ilgili daha önceden yapıldığı yetkili kurullarınca onaylı herhangi bir proje ibraz etmemesi, sözleşmenin 15/01/2017 tarihi olan bitim süresinden yaklaşık 6 ay önce iptal edilmiş olması nedeniyle davacının kâr kaybına sebebiyet verilmesi, ayrıca fesih tarihinden önce noksan ve geç ödenen hizmet bedelli ve faizlerinden dolayı davalının hukuki sorumluluğunun bulunması gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, bakım onarım yapıldığına dair keşif yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği, fesihten dolayı davacının zarara uğradığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, fesihten sonra davacının başka iş yapıp yapmadığının bünyesindeki personellerin başka işte çalışıp çalışmadığının tespit edilmediği, sözleşmenin mücbir sebep nedeni ile son bulduğu, kendilerine atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından;
hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih gerekçesinin öngörülebilir ve önceden bütçe ayrılmasını gerektirir bir durum olması nedeniyle mücbir sebep sayılamayacağı, bu nedenle feshin haksız kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmaması, bu kapsamda davalının geç ve eksik ödenen hizmet bedelinden ve davacının sözleşme süresinin tamamlanamaması nedeniyle uğradığı kâr kaybından sorumlu olması ve ortalama kazanç miktarının hesaplanmasında ..., ...
Bankası ve Ticaret ve Sanayi Odaları verilerinin dikkate alınmış olması, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; davalı vekilinin davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, bakım onarım yapıldığına dair keşif yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği, fesihten dolayı davacının zarara uğradığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, fesihten sonra davacının başka iş yapıp yapmadığının bünyesindeki personellerin başka işte çalışıp çalışmadığının tespit edilmediği,
sözleşmenin mücbir sebep nedeni ile son bulduğu, kendilerine atfı kabil bir kusur bulunmadığına dair temyiz itirazları, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih gerekçesinin öngörülebilir ve önceden bütçe ayrılmasını gerektirir bir durum olması nedeniyle mücbir sebep sayılamayacağı, bu nedenle feshin haksız kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1835, K. 2024/1610, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama