KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1886 E., 2024/4871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1341 E., 2023/159 K.
- Karar
- Asıl ve Birleşen Dava Yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığına
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/393 E., 2022/846 K.- Birl. Dava 2020/652 E.
Karar Metni
782 kelime·4 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davalı şirket ve dava dışı ilam borçlusu şirket kayden iki ayrı tüzel kişilik gibi görünse de ortada fiili bir birleşme olduğu, davalı şirketle, ilam borçlusu şirketin, davacının alacağını almasını engelleme amacıyla fikir ve iş birliği içerisinde oldukları, bu nedenle ilam borçlusunun borçlarından, külli halefiyet kuralları gereği davalı şirketin de sorumlu olduğu, davalının sırf davacının elde ettiği ilamın infazını engellemeye yönelik olarak ticari işletmeyi mevcut şirket ismi altında sürdürdüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 14/05/2019 tarih ve 2017/1202 E. 2019/546 K.sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; dosya kapsamındaki tespitlerin organik bağ bulunduğu hususu açısında yeterli olmadığı gerekçesiyle, yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 14/05/2019 tarih ve 2017/1202 E.- 2019/546 K. sayılı kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 12/02/2020 tarih ve 2019/2590 Esas 2020/408 Karar sayılı ilamıyla; perdenin aralanması teorisi kapsamında sözleşmenin tarafı olan şirket ile sorumlu olduğu ileri sürülen şirket arasındaki hukuki durumların ve diğer hususların incelenmesi gerekeceğinden davada yer almasının zorunlu olduğu, Mahkemesince dava dışı sözleşmenin tarafı olan Aça Otomotiv İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında birleştirilmek üzere davacıya dava açması için süre verilmesi ve esasa ilişkin taraf beyan ve delilleri toplandıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 24/06/2020 tarih ve 2020/583 E.- 2020/696 K. sayılı kararıyla; mahkemece sözleşmenin tarafı olan dava dışı Aça Otomotiv İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında bu davayla birleştirilmek üzere dava açması için davacı tarafa süre verilip, açılan dava ile iş bu dava dosyasının birleştirilip varsa o şirkete savunma hakkı tanınıp ibraz ettiği takdirde delilleri toplandıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1.a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. İlk Derece Mahkemesince ikinci kararda, bozmaya uyularak, davacı tarafça diğer davalı Aça Otomotiv İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın birleştirildiği, birleştirme kararı sonrasında davalılardan Hts Otomotiv Ltd.
Şti. vekilinin davaya konu borcun ödendiğini bildirdiği, davacı tarafın da vekalet ücreti hariç hiçbir alacaklarının kalmadığını beyan ettiği, bu durumda hem asıl dava hem de birleşen davanın konusuz kaldığı, tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin belirlenmesi gerektiği,
daha önce yapılan yargılamada ve bozma kararı sonrasında hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalılar arasındaki iktisadi bütünlük ve yönetimsel benzerlik nedeniyle organik bağ olduğu kanaatine varıldığı ve yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan asıl ve birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
6. İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine verdiği ikinci karara karşı taraf vekillerince süresinde istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; davacı vekilinin asıl davaya ilişkin dava konusu alacak, yargılama giderleri ve vekalet ücretini kapsayacak şekilde tüm alacağını tahsil ettiği ve alacağı kalmadığı yönündeki beyanı dikkate alınarak, davacı yararına yeniden vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığı,
aynı gerekçe ile davalı Aça Otomotiv İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan birleşen davanın da taraf teşkili yönünden uyulan bozma ilamı üzerine açıldığı, davalı Aça Otomotiv İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu, diğer yandan dava açıldıktan sonra borcun ödendiğinin anlaşıldığı, davalılar yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi ve her tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
7. Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği ikinci karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, bozma doğrultusunda karar verildiği ve istinaf nedenleriyle sınırlı, usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı vekilinin asıl davaya ilişkin dava konusu alacak, yargılama giderleri ve vekalet ücretini kapsayacak şekilde tüm alacağını tahsil ettiği ve alacağı kalmadığı yönündeki beyanı gözetildiğinde taraf vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1886, K. 2024/4871, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama