KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1943 E., 2024/1713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/627 E., 2022/1920 K.
- Hüküm
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/812 E., 2020/37 K.
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki menfi tespit davasında, taraflar arasındaki yapı denetimi hizmet sözleşmesinde teminat senedi verildiğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı ve senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare olmadığı, bu nedenle senedin teminat senedi olarak kabul edilemeyeceği, davacı ...'ın senet üzerinde davacı şirket kaşesinin üzerine gelecek şekilde iki imzasının bulunduğu, şirket kaşesi dışında senet üzerinde açığa atılmış bir imzası bulunmadığından şahsen sorumlu olmadığı, davacı şirketin ödeme iddiasına dayanak dekontlarda alıcı ... olup bu kişinin davalı şirketin yetkilisi olduğu,
dekont açıklamasında senede mahsuben ibaresinin bulunduğu, bu sebeple yapılan ödemenin davalıya yapılmış olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı ...'ın senette şahsi sorumluluğu bulunmadığından borçlu olmadığının tespitine ve davacı şirket yönünden ise senede istinaden 150.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle İcra Hukuk Mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalı alacaklının dava konusu senetten başka bir senetten alacağı bulunduğu hususunun iddia ve ispat edilmediği, davacı şirket tarafından yapılan ödemenin davalı şirketin tek yetkilisine yapıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1943, K. 2024/1713, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama