KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2016 E., 2024/1291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/442 E., 2023/137 K.
- Hüküm
- Asıl davada yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, birleşen dava yönünden ihraç kararının iptali ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
1- Mahkemenin bozma öncesi kararında, asıl ve birleşen davada ihraç kararının iptali ile menfi tespit isteminde, asıl davanın kısmen kabulü ile davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin 21/11/2013 tarih ve 82 sayılı kararının iptaline, menfi tespit davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 1 inci ihtarname tarihi olan 20/08/2013 tarihi itibariyle davacının davalıya 73.111,61 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın da derdestlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.
2- Mahkeme kararına karşı, taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce davalı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş, birleşen davaya dayanak ihtarnamelerde ödenmesi istenilen borç dönemi farklı olduğu, derdestlik şartlarının bulunmadığı belirtilerek karar birleşen dava yönünden davacı yararına bozulmuştur.
3- Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının peşin bedelli üye olduğu, peşin bedelli üyelerin inşaat finansmanından sorumlu olmadığı, sorumluluğunun genel yönetim ve alt yapı giderleri ile sınırlı olduğu, davacının birinci ihtarname tarihi itibariyle borcunun 7.366,89 TL olduğu, ihtarname ile 12.332,00 TL ödenmesinin talep edilmesi karşısında gerçek borç ile ihtarnameye konu borç arasında aşırı bir nispetsizlik olduğu, bu ihtarnameler kapsamında alınan ihraç kararının usulüne uygun olmadığı, ihraç kararının iptali ile davacının 4.965,11 TL tutarında davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl dava yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
4- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise, yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyize gelenin sıfatına göre asıl davada ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2016, K. 2024/1291, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama