KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2084 E., 2024/4634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/462 E., 2023/398 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/239 E., 2021/76 K.
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma
1-İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, taraflar arasında 891.600,00 TL götürü bedelli 20.03.2008 tarihli sözleşme yapıldığı, bu sözleşme ile birlikte iş bedeli karşılığı senetlerin davacı yükleniciye verildiği, bu senetlerin bedelinin ödenmediği, davalı tarafa iade edildiği hususunun ihtilafsız olduğu, 15.07.2008 tarihli ek sözleşmede, sözleşmenin konusunun 20.03.2008 tarihinde yapılan sözleşmenin ödeme koşullarında oluşan farklılıkların sözleşmeye aktarılması olarak belirtildiği,
sözleşme tarihinde davacı ...'e teslim edilen 891.600,00 TL kooperatif senedinin 15.07.2008 tarihinde yukarıda açıklaması yapılan senetlerle değiştirildiği hususunun sözleşmeye geçirildiği, yaptırılan imza incelemesi ve alınan rapordan, ek sözleşme altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, genel uygulamanın, senet karşılığı ödenince, senedin düzenleyene iade edilmesi olduğu,
senetlerin düzenleyene teslim edilmesinin, senet bedeli kadar borcun ödendiğini ifade edeceğinden, ödenmeyen senet bedeli varsa alacaklının ödenmeyen senetleri elinde bulundurması ve mahkemeye sunması gerektiği, aksi halde senet bedellerinin ödenmediği iddiasında bulunamayacağı, davada, davacının 15.07.2008 tarihli ek sözleşme ile teslim edilen 12 adet senedin hiçbirini mahkemeye sunamadığı, bu nedenle kural olarak 15.07.2008 tarihli ek sözleşme ile davacıya teslim edilen senet bedellerinin ödendiğinin kabul edildiği,
davacının, davaya konu bonoların zayi olduğuna ilişkin dava açtıklarını belirterek bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, davanın geldiği aşama, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davanın hasımsız olarak açılması, davacı tarafın önce ek sözleşmedeki imzaya itiraz etmesi, bilirkişi incelemesi sonucu ek sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edilmesinden sonra zayi davasının açılmış olması nedeniyle davacı tarafın bekletici mesele sayılmasına ilişkin talebinin kabul edilmediği belirtilerek açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2-İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ödemeye ilişkin verilen senetlerin yer aldığı 2008 yılında düzenlenen ek sözleşmenin bulunduğu, davacı tarafça imza inkarı üzerine alınan rapordan ek sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşıldığı, zayi davasının açılış tarihi dikkate alındığında mahkemece verilen kararın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine yüklenicinin yaptığı işin karşılığı kambiyo senetleri aldığı, senetlerden dolayı talepte bulunabilmesi için senetleri ibraz etmesinin zorunlu olduğu, davacı yüklenici senetleri ibraz edemediğinden bu senetlerle ilgili tahsilat yaptığının karine olarak kabul edilmesi ve bu karinenin aksini de davacının kanıtlaması gerektiği, ancak davacının karinenin aksini ispata yeterli delil sunamadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2084, K. 2024/4634, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama