KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2218 E., 2024/3943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1324 E., 2023/122 K.
- Karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/151 E., 2019/1133 K.
Karar Metni
1.110 kelime·6 dk okuma
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarında 18.06.2014 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi gereğince davacı şirketin, davalının elektrik üretmek için bir adet rüzgar türbini satma, kurma ve bu türbini çalıştırmak için gerekli lisanssız RES kurulumu ve izinleri alma edimini üstlendiğini,
davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmede kararlaştırıldığı üzere Rüzgar Türbini satış ve kurulum bedeli olan 715.000 Euro+KDV’nin % 10 peşinatını ödemeyerek projenin gerçekleşmesini engellediğini ve dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması imzalanarak enerji santralinin devreye alınmasını engellediğini, davalıya edimlerini ifa etmesini aksi halde ceza-i şart ve masrafları ödemesini Bakırköy 4. Noterliği'nin 21.06.2017 tarihli 9353 yevmiye no.lu ihtarnamesiyle bildirdiğini, davalı şirketin ihtarı tebliğ almasına rağmen edimleri yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü,
bunun üzerine sözleşmeden cayma bedeli olarak davalı borçlu aleyhinde İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2017/31714 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye haksız yere itiraz ettiğini, satış sözleşmesinin H bendinde de sözleşmeden cayan tarafın 50.000 Euro ceza-i şart ödemekle yükümlü olduğunun açıkça belirtildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin içeriğinde ceza-i şarta ilişkin bölümünün "İş bu sözleşmenin imzalanmasından sonra geçirli bir sebep olmaksızın sözleşmeden cayan taraf diğer tarafa 50.000-€ ceza-i şart ödemekle yükümlüdür.
Force major durumlarda veya ilgili kurumlardan gerekli izinler alınmaması halinde, sözleşmenin taraflarca fesih edilmesi durumunda cezai şart uygulanmaz." şeklinde oluştuğunu, iş bu hali ile davalıdan ceza-i şart talep edilebilmenin ön koşulunun dava dışı 4E firmasının üzerine düşen edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmesinden sebepsiz yere cayması ile oluşacağını, ancak mevcut durumda davalının caymasının da söz konusu olmadığını,
dava konusu sözleşmenin yapılması sebebinin Rüzgar Enerji Santrali Kurulumu için 600 KW kapasiteli Turbowinds marka T600-48 model rüzgar tribünün satıcı şirket tarafından siparişinin verilmesi ve sürecinin tamamlanması olduğunu, satıcı şirketin ilgili cihaz ve ekipmanlarının Belçika'da bulunan Turbowinds SA. şirketinden talep edildiğinin belgelendirilmesinin gerektiğini, bu yönde hiçbir bilgi ve belge olmamasına rağmen davacı şirketin, davalıdan tarafı olmadığı bir sözleşmeye dayanak ödeme talep ettiğini, ancak Turbowinds SA. şirketinin 15/02/2016 tarihinde Belçika makamlarına iflas başvurusu yaptıklarını,
kurulumu istenen 600 kw kapasiteli Turbowinds marka T600-48 model rüzgar tribününün sadece iflasını isteyen firma tarafından üretildiğini, sözleşmesinin ifasının iflas başvurusu nedeniyle imkansız hale geldiğini, bu sebeple ceza-i şart isteminin de mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre.
Yedaş tarafından gönderilen 03.05.2018 tarihli yazı cevabı ile ilgili Dağıtm Şirketi ile alıcı (davalı) arasında Bağlantı Anlaşmasının 27.10.2015 tarihinde yapıldığı hususunun bildirildiği, bu itibarla davacının sözleşmeye istinaden hazırlaması gereken projeyi hazırladığı ve gerekli olan izinleri aldığının anlaşıldığı, bundan sonraki aşamada alıcı (davalı) tarafından satıcıya (davacıya), RES 'in kurulacağı yerin tesliminin fiili olarak da yapılması ve Yedaş projesinin hazırlanması için alıcı davalının, satıcı - davacıya 5.000 Euro ödeme yapması ve takip eden 6 ay içinde satıcı (davacı) yüklendiği işi tamamlaması gerektiği, oysa ki;
davalı tarafça fiilen yer tesliminin yapılmadığı ve % 10’luk iş bedelinin ödenmemesi üzerine satıcı davacı tarafından alıcıya 21.06.2017 tarihli noter ihtarnamesi keşide edilerek sözleşme gereği tüm edimlerin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafça yer tesliminin yapılmadığı ve peşinatın ödenmediği hususunun ihtar edildiği, ancak davalı tarafça sözleşme gereği yükümlülüklerin yerine getirilmediğinin anlaşıldığı,
davalı tarafça iddia edildiği üzere Belçika'daki Turbowınds SA. şirketinin dava ve icra takibinden önce iflas başvurusunda bulunmasının türbinin temin edilemeyeceği anlamını taşımayacağı, bu nedenle sözleşme ediminin ifa edilmesinin imkansız olduğu yönündeki iddianın kabul edilebilir bulunmadığı, davalının haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeden caydığı ve dolayısıyla sözleşmenin ilgili H maddesine istinaden davacı satıcıya 50.000 Euro ceza-i şart ödeme yükümlülüğü altına girdiği, ceza-i şart bedelinin davalı tarafın öz varlığı üzerine oranlanmasının ekonomik olarak davalı şirketin mahvına sebebiyet vermediği,
bu nedenle tenkise tabi tutulması gerekmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2017/31714 E. sayılı takibe yönelik itirazın iptali ile takibin takip koşulları ile devamına, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesince, dosyada tercümesi bulunan Belçika Resmi Gazetesi'ne göre, Turbowınds SA firmasının iflas etmiş olduğunun anlaşıldığı,
bilirkişi heyet raporu teknik değerlendirme kısmında Turbowınds SA. şirketi iflas etmiş ve üretimini tamamen durdurmuşsa, türbinin işletilmeye başlamasından sonra olabilecek bazı arızalar durumunda gerekli yedek parçaların temin edilememe riski doğacağı ve ileride önemli arızaların olması durumunda türbinin üretici firmasından teknik destek alınamayacak olması gibi risklerin gözönüne alınması gerektiğinin ifade edildiği,
bilirkişinin türbinin üreticisi üretimi durdurduysa artık bu türbinin yatırım açısından güvenilir olmayacağı yönündeki tespiti karşısında davalıdan "Turbowınds marka rüzgar türbini"ni kurdurmasının beklenemeyeceği, davacının davalıya çektiği ihtarnamenin de üreticinin iflasından yaklaşık 2 yıl sonra olması nazara alındığında, davalının sözleşmeden caymasının haklı sebebe dayandığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 18.06.2014 tarihinde, rüzgar enerji santrali kurulumu işine ilişkin sözleme imzalandığı, iş bu sözleşme hükümleri uyarınca. YEDAŞ tarafından iş sahibine Bağlantı Anlaşması Çağrı Mektubu tebliğ edildiği, lisanssız elektrik üretimi için yüklenici tarafından projeler hazırlanarak ve gerekli izinler alınarak TEDAŞ tarafından onaylatılması gerektiği, TEDAŞ tarafından onaylanması gereken projelerin onaylattırılması,
mevzuat gereği gerekli izin ve raporların alınmasının ardından ilgili dağıtım şirketi ile alıcı arasında bağlantı anlaşmasının imzalanması ile satıcının üstlendiği işin yer tesliminin yapılmış olacağı, yer tesliminin yapılmasından itibaren altı ay içerisinde satıcının yüklendiği işi tamamlayacağı ve anılan sözleşmenin "C-İŞİN BEDELİ VE ÖDEME ŞEKLİ" başlıklı maddesi uyarınca 1. ödemenin % 10 siparişte peşin olarak yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmakla, YEDAŞ ile bağlantı anlaşmasının 27.10.2015 tarihinde imzalandığı sabit olup,
sözleşme gereğince davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye yer tesliminin yapılması ve %10 iş bedelinin ödenmesi gerekirken, iş sahibi tarafından bu ödemenin yapıldığı hususu kanıtlanamadığı gibi üzerine düşen edimini yerine getirmeyen tarafın, karşı taraftan edimini yerine getirmesi beklenemeyeceğinden, davalı iş sahibinin geçerli bir sebep olmaksızın sözleşmeden caydığı ve sözleşmenin "H- SÖZLEŞMEDEN CAYMA VE CEZA-İ ŞART" başlıklı maddesi uyarınca davacı yüklenicinin ceza-i şart talep etme hakkına sahip olduğu gözetilerek davanın kabulü yerine reddine yönelik karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2218, K. 2024/3943, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama