KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2444 E., 2024/2113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/160 E., 2023/370 K.
- Dava tarihi
- 31.05.2017
- Hüküm/karar
- Davalı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, Davacı Vekilinin Kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/513 E., 2019/177 K.
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
1-İlk derece mahkemesince, alacağın tereke masasına kayıt ve kabulü davasında davacı TMSF’ ye devredilen dava dışı bankanın, dava dışı şirketlere kullandırmış olduğu kredilere sonradan düzenlenen ek protokolle ...'nun kefil olduğu, ...'nun vefatından sonra terekesinin tasfiyeye tabi tutulduğu, davacının kefalet nedeniyle ...'nun tasfiye masasına kaydı gereken toplam 40.309.916,44-TL'yi alacağı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile 40.309.916,44-TL'nin davacı alacağı olarak tereke tasfiye masasına kayıt ve kabulüne, karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği ancak davanın kısmen kabulüne karar verildiği bu durumda davanın kabul oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı taraflar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; müteveffa ...'nun 19.10.1995 tarihli ek protokolü kefil olarak imzaladığı, asıl protokol ve kredi sözleşmelerinde ıslak imzasının bulunmadığı, bu durumda temerrüdün ek protokole göre belirleneceği anlaşıldığndan taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2444, K. 2024/2113, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama