KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2498 E., 2024/1546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1323 E., 2023/675 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/382 E., 2020/179 K.
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalıya barbunya pilaki konservesi stok erzak teslimi yapıldığını, 19.10.2016 tarihinde müfrezeden uygun raporu geldiğini, itiraz üzerine 02.01.2017 tarihli ... Özel Kontrol Laboratuvarına gönderildiğini ve buradan da uygun raporu geldiğini, 30.10.2017 de baskı üzerine ...
Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürlüğüne gönderildiğini, 29.11.2017 tarihinde uygun olmadığı şeklinde sonucun değiştiğini, TS1744 yağ oranının ilk analizde farklı TS2664 analizinde farklı çıktığını, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/57 D. iş sayılı dosyasında sunulan bilirkişi raporunda da uygunluğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin uğraması mümkün olağanüstü zararının önüne geçilebilmesi için laboratuvar testinin açıkça hatalı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 06.11.2017 tarihli TS1744 modeli uygulanarak yapılan test sonucu teknik şartnameye uygun olduğu, 29.11.2017 tarihli TS2664 modeli uygulanarak yapılan test sonucu teknik şartnameye uygun olmadığı, 25.01.2018 tarihli TS2664 modeli uygulanarak yapılan test sonucu teknik şartnameye uygun olduğu sonucunun çıktığı ancak TS1744 modelinin et ve et mamullerindeki yağ miktarının tayini için kullanılması gereken bir yöntem olması nedeni ile dikkate alınmayacağını, 25.01.2018 tarihli testin ise 6. stok ürünlerinden yapıldığını, bu nedenle 5. stok TS2664 modeli ile yapılan test sonucunun doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek, 5. ve 6. stok arasında bir fark olmadığını, bu stok isim değişikliğinin askeri birliklerin depo kontrolü yapabilmesi için isimlendirme farklı olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk HMK’nın 106/2. ve 3. maddesi.
3. Değerlendirme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır ve maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.
Somut olaya gelince, davacının laboratuvar sonucunun hatalı olduğunun tespitini talep etmiş olduğu, tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı ve bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olup, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILARAK sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve mahkeme kararının hüküm kısmının 1 no.lu bendinden yer aldan “reddine” kelimesinden önce “usulden” kelimesinin eklenmesi sureti ile hükmün değiştirilen bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2498, K. 2024/1546, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama