KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3098 E., 2024/1611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3676 E., 2023/770 K.
- Dava tarihi
- 05.05.2016
- Hüküm/karar
- Esasdan Red
- İlk derece mahkemesi
- Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/279 E., 2017/1024 K.
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında; davalı şirketin fesih nedenlerinde haklı olduğu, davacı şirketin sözleşme edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince; bilirkişi raporunda sadece davalı tanıklarının esas alındığı, davacı şirkete kusur yükleyip feshi haklı kılmak amacıyla davacı şirket hakkında asılsız tutanaklar düzenlenip söz konusu iddiaların ortaya atıldığı gerekçeleriyle istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından; davacı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sözleşmenin eki mahiyetinde sayılan ihale dokümanlarına aykırı davranıldığı, bu şartlar altında davalının 4735 sayılı Kanunun 25. maddesinin "f" bendine dayalı olarak sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu,
mevcut delil durumuna göre iş artışı dışında kalan ve yukarıda belirtilen fesih sebebi olarak dayanılan hususların gerçekleştiği, davacı tarafından dosya kapsamında gerçekleştiği kabul edilen fesih sebeplerinin aksine bir delil sunulamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; davacı vekilince bilirkişi raporunda sadece davalı tanıklarının beyanlarının esas alındığı, kendi tanıklarının beyanlarının ise, hiç dikkate alınmadığı, davalının iddialarının asılsız olduğu,
buna rağmen, yerel mahkemenin salt davalı tarafından sunulan tutanaklara itibar ederek davalı personelinin müvekkili şirketten yemek temin edemediği ve başka yerlerden yemek temin ettiği şeklinde gerekçe oluşturmuş olmasının hatalı olduğu, sözleşmenin 29.1 maddesinde düzenlendiği üzere sözleşme bedelinin %20'sine kadar olan oran dahilinde ilave işin aynı yükleniciye yaptırılabileceği, ancak davalı idare tarafından davacı şirketten talep edilen iş artışının sözleşme bedelinin %20'sinden çok daha fazla olduğu,
davalı idarenin iş artışı talebi kabul edilmeyince davalı idare tarafından davacı şirkete kusur yükleyip feshi haklı kılmak amacıyla davacı şirket hakkında asılsız tutanaklar düzenlenip söz konusu iddiaların ortaya atıldığı ileri sürülmüş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sözleşmenin eki mahiyetinde sayılan ihale dokümanlarına davacı tarafça aykırı davranıldığı, bu şartlar altında davalının 4735 sayılı Kanun'un 25. maddesinin "f" bendine dayalı olarak sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu,
mevcut delil durumuna göre iş artışı dışında kalan ve yukarıda belirtilen fesih sebebi olarak dayanılan hususların gerçekleştiği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3098, K. 2024/1611, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama