İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3294 K.2024/4873

Asıl davada davacı vekili; davalı kooperatif ile dava dışı ... Kons. İnş.

Esas2023/3294Karar2024/4873Tarih16 Aralık 2024Okuma6 dk · 1.283 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2023/3294 E., 2024/4873 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2024
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/5 E., 2023/126 K.
Karar
Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.283 kelime·6 dk okuma

Asıl davada davacı vekili; davalı kooperatif ile dava dışı ... Kons. İnş.

San ve Tic Ltd Şti arasında 05/05/2006 tarihinde yapım işleri sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu bu işe ilişkin olarak müvekkili ile ... şirketi arasında 02/06/2006 tarihinde müşterek iş ortaklığı sözleşmesi imzaladığını, 05/05/2006 tarihli sözleşmeye konu yapılacak işin müşterek iş ortaklığına devrinin kararlaştırıldığını, müşterek iş ortaklığı kapsamında müvekkili tarafından 2 adet avans teminat mektubunun davalı kooperatife teslim edildiğini, teminat mektuplarının güvence amacı ile verildiğini ve amacı dışında hiçbir şekilde kullanılamayacağını,

sözleşme konusu işin müvekkili şirket ortaklığı tarafından11/04/2008 tarihinde bitirildiğini ve geçici kabul tutanağı düzenlenerek imza altına alındığını, geçici kabul tutanağında belirlenen eksikliklerin giderilmesi amacı ile 31/01/2011 tarihli protokol imzalandığını, protokol ile eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için protokol tarihinden itibaren 6 aylık bir süre kararlaştırıldığını, ancak protokolün imza edildiği 2011 yılında hava muhalefeti nedeni ile kararlaştırılan tarihte işlerin teslim edilemeyeceği anlaşıldığından ek protokol ile iş bitim süresinin 31/10/2011 tarihine uzatıldığını,

müvekkilinin eksik ve kusurlu işleri tamamlayarak teslim ettiğini, ancak eksik ve kusurlu imalatların yapıldığı 31/01/2011 -31/11/2011 tarihleri arasında bir kısım site sakinlerine ulaşılamadığından bir kısmının da muhalefeti dolayısıyla villalara girilemediğinden bir kısım işin yapılamadığını, bu durumun kooperatif yetkililerine ihtar edildiğini, müvekkilinin elinde olmayan bu nedenle sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davalı kooperatifin kesin kabulü yapmayarak avans teminat mektuplarını iade etmemekte direndiğini ileri sürerek, 2 adet avans teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı kooperatif vekili; davacının tek başına dava açma ehliyeti olmadığını, davacının taraflar arasında akdedilen protokollerde tek başına taraf olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin gereklerinin yerine getirilmediğini, kesin kabul tutanağının bulunmadığını, geçiçi kabul yapıldığını, ancak henüz kesin kabul yapılmadığını, müvekkili kooperatif aleyhine ortaklar tarafından gizli ayıp ve kusurlu imalat nedeni ile davalar açıldığını, bu davaların da davacı taraf tarafından imalatları yapılan konutlardaki gizli ayıp ve kusurlu imalattan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı kooperatif vekili; sözleşme konusu yapım işinin 2008 yılı Nisan ayında geçici kabule hazır hale geldiğini ve kooperatif üyelerinin ferdileşme ile birlikte kendilerine tahsis edilen konutlarda oturmaya başladıklarını, binalar kullanılmaya başlandıktan sonra zaman içerisinde açık ve gizli ayıplı imalatlar ile eksikliklerin ortaya çıkmaya başladığını, müvekkilinin yüklenici iş ortaklığına sözlü ve yazılı ihtarlarda bulunduğunu, ancak sonuç alamadığını, kooperatif üyeleri tarafından açılan bu ayıplardan kaynaklanan tazminat davaları sonucunda 141.399,84 TL ödemek zorunda kaldıklarını,

kesinleşen mahkeme kararlarında “işçilik ve montajdan kaynaklanan imalat hatalarının bulunduğunun ve yapının tekniğine ve projesine uygun yapılmadığının” belirlendiğini, yüklenici şirketler ile üst kooperatifler birliği'nin de sorumlu olduğunun kabul edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 141.399,84 TL'nin ödeme tarihlerine göre ticari işlerde geçerli oran üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı yüklenici şirket vekili; zaman içerisinde oluşan açık ve gizli ayıplı imalatlarla eksikliklerden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, bunların müvekkilinden kaynaklı olmadığını, müvekkilinin binaların yapımında üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalı kooperatif birliği vekili; davacı tarafından yapılan işler için imzalanan sözleşmelere ve yapılan genel kurullara hiç bir şekilde dahil olmadığını, sözleşmenin tarafı olmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bu raporda birliğin eksik ve hatalı işlerde kusurlu olup olmadığı ve varsa hangi oranda kusurlu olduğu hususunun açıklanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece ilk kararda; adi ortaklıkta idareci ortağın olağan şirket işlerini yürütmeye yetkili olduğu , ancak BK 525. maddesine göre olağan üstü işler için bütün ortakların ittifakının gerektiği, BK 530. maddesi gereğince idareci ortak ile diğer ortaklar arasındaki ilişkilerin vekalet hükümlerine tabi olduğu, BK 388/3 maddesi gereğince vekilin özel yetki olmadan dava açamayacağı ve dava açılabilmesi için ortaklık kararı gerektiği açılan davada böyle bir ortaklık kararı mevcut olmadığı,

adi ortaklığın tüzel kişiliğin bulunmaması sebebi ile davanın adi ortaklık adına bütün ortaklar tarafından açılmasının gerektiği, davanın bir ortak tarafından açılmış olması sebebi ile diğer ortağın davaya katılımın veya muvafakatının sağlanması için davacıya süre verildiği, ancak diğer ortağın davaya katılımı sağlanamadığı gibi, diğer ortak vekilinin verdiği 13/11/2013 tarihli dilekçede açılan davaya muvafakat edilmediğinin bildirildiği bu sebeplerle davanın esasa girilmeksizin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin( Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 04.03.2015 tarih 2014/2753 Esas, 2015/1149 Karar sayılı ilamıyla; her ne kadar dava adî ortakların tamamı tarafından açılmamış ve dava devam ederken diğer adî ortağın muvafakatı sağlanamamış ise de davacı vekili temyiz dilekçesine eklediği 23.01.2014 tarihli davanın görüldüğü mahkemeye hitaben yazılmış dava dışı adî ortaklığı oluşturan şirketin davaya muvafakatının bulunduğunu gösteren dilekçeyi ibraz ettiği, hüküm kesinleşinceye kadar davaya muvafakatının sağlanması mümkün olduğu,

bu halde mahkemece dava dışı adî ortaklığın kaşe ve imzasını taşıyan dilekçenin aslı ibraz ettirilip gerçekliği, gerekirse yetkilisinin beyanı alınıp, araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak ikinci kararda; görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın gönderildiği İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesince, verilen ilk kararın bozulduğu, bozma üzerine mahkemesince yargılamaya devam olunduğu, bu durumda Yargıtay incelemesinden geçerek devam olunan ve tüm deliller toplanarak uzun süre devam eden yargılamada Yargıtay'ca göreve ilişkin bir bozma yapılmamasına rağmen sonradan verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 16/12/2021 tarih 2021/13335 Esas ve 2021/15409 Karar sayılı ilamıyla; davanın İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle, yargı yerinin belirlenmesine karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak üçüncü kararda, dava konusunun davacı tarafından davalıya verilen iki adet avans teminat mektubundan kaynaklandığı, avans teminat mektubunun niteliği gereği yükleniciye verilen avansların iadesi ile ilgili olup avans teminat mektubunun iş sahibinin diğer alacaklarını karşılama fonksiyonu bulunmadığı, taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin hükümleri arasında verilecek avans teminat mektubunun diğer alacaklar için paraya çevrilebileceği yönünde de açık bir düzenleme bulunmadığı,

davacı ve davaya muvafakat edenin davalıya herhangi bir avans borcunun bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, kooperatif üyelerinin bedelini ödeyerek edindikleri ve kullanım esnasında ortaya çıkan ayıpların imalat tekniğine ve projesine uygun yapılmadığından kaynaklanan ayıpların giderilmesi sorumluluğunun imalatı yapan yüklenici Feba Çelik Yapı Adi Ortaklığı, imalatın kontrolünden sorumlu davalı kooperatif ve kooperatifler birliği yönetimi üzerinde olduğu,

oluşan zarardan adi ortaklığın, ve davalıların sorumlu oldukları, her bir sorumlunun sorumluluğunun zararın üçte biri miktarında olduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin üçüncü kararına karşı asıl davada davalı-birleşen davada davacı kooperatif vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektuplarının iadesi istemine, birleşen dava ise eser sözleşmesinden kaynaklanan rucüen tazminat istemine ilişkindir.

Taraflar arasında imzalanan 05/05/2006 tarihli yapım işleri sözleşmesinin 9/b maddesinde teminatın iadesi şartları belirlenmiştir. Sözleşmenin 9/b maddesi "...

Taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından, Sosyal Sigortalar Kurumuna yeteri kadar prim yatırıldığının belgelenmesi ve yüklenicinin bu işten dolayı kooperatife her hangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin ve ek kesin teminatın yarısı, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabulün yapılarak kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalan yarısı yükleniciye iade edilir" şeklindedir.

Teminat mektubunun iade şartlarının bu sözleşme maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Bu durumda Mahkemece, sözleşmede yer alan şartlar değerlendirilmeden geçici kabul, kesin kabul ve SGK ilişiksiz belgesi olup olmadığı araştırılmadan, asıl dava yönünden yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Birleşen dava yönünden ise Mahkemece, dava konusu tazminat davasındaki bilirkişi raporu esas alınarak gerekçesi denetime elverişli olmayacak şekilde karar verilmiştir. Bu durumda Mahkemece yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, denetime açık bir şekilde birleşen dava konusunu oluşturan alacaktan sorumluluk oranları belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı kooperatif vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın ilgilisine iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3294, K. 2024/4873, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3294
Karar No
2024/4873
Tarih
16 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3296 K.2024/7553
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3298 K.2024/4555
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3299 K.2024/4736
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3300 K.2024/10069
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/3302 K.2024/9678
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3303 K.2024/14488

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.