KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3421 E., 2023/4239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/696 E., 2022/833 K.
- Dava tarihi
- 01.05.2007
Karar Metni
1.896 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen asıl ve birleşen davada tazminat, menfi tespit davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davalılar ..., ..., ... mirasçıları ile davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı iş sahibi kooperatif vekili asıl dava dilekçesinde özetle; bir kısım davalının kooperatifin eski yönetim kurulu üyesi, bir kısmının ise kontrol mühendisi olduklarını, davalı şirketin ise yüklenici olduğunu, kooperatifin inşaat işlerinin bayındırlık birim fiyatlarının %20'si altına verilebilecekken bayındırlık birim fiyatları + %5 karla davalı yükleniciye verildiğini, yönetim kurulu üyelerinin bu kararı genel kurula sunmadıklarını, bu nedenle uğranılan zarara ilişkin olarak şimdilik 25.000,00 TL, tasdikli mimari projede beton sınıfı BS 18 olduğu halde kullanılan betonun BS 14 olduğu,
inşaatta kullanılması gereken taşıyıcı demirlerin eksik olduğu, koloncukların konulmadığı, kirişlere ilave donatıların yapılmadığı ve bu şekilde ayıplı imalat nedeniyle şimdilik 25.000,00 TL, davalı şirketin yükümlendiği işleri 3. kişilere yaptırmak suretiyle kooperatifi zarara uğrattığından şimdilik 20.000,00 TL, fiyat uygulamalarının sözleşme hükümlerine aykırı yapılması nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL, inşaatın sözleşme süresi olan 48 ay içerisinde teslim edilmemesi nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL tahsilini talep etmiş,
09/05/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 25.000,00 TL olan ayıplı iş giderim bedelini 30.000,00 TL artırarak 55.000,00 TL'ye, genel kuruldan geçmemiş ek sözleşmelerle müvekkilinin zarara uğraması nedeniyle talep edilen edilen 20.000,00 TL tazminatı 175.000,00 TL artırarak 195.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı iş sahibi kooperatif vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenicinin, kooperatif eski yöneticileri olan ... ve ... imzasını taşıyan Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2006/5100 ve 2006/6265 Esas sayılı icra dosyalarına dayanak yapılan 21 adet ve toplamı 1.050.000,00 TL olan çekleri aldığını, davalı tarafından alınan çeklerin kooperatifi temsil eden yöneticiler tarafından imzalanmadığını, önceki yöneticiler olan ... ve ...'nun 12/02/2006 tarihli genel kurulda kısmen, 14/05/2006 tarihli genel kurulda ise tamamen yöneticilik sıfatlarının sona erdiğini,
takibe konu edilen çeklerin tanzim tarihlerinde kooperatif yöneticilerinin .. ve ...
Kerimoğlu olduğunu, davaya konu edilen çeklerin davalı şirkete verilmesine ilişkin yönetim kurulu kararı veya genel kurul kararının bulunmadığını, davalının önceki yöneticilerle iş birliği yaparak müvekkilini zarar uğrattığını, çeklerin hakediş karşılığında verilen çekler olmadığını, kooperatif defterlerinde kayıtlı bulunmadığını belirterek, takibe konu edilen 21 adet çek karşılığı olan 1.050.000,00 TL için borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ... ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın açılmasına karar verilen genel kurul toplantısının geçersiz olduğunu, önceki genel kurullarda müvekkillerinin ibra edildiğini, müvekkillerinin kusursuz olduğunu, meydana gelmiş zararında söz konusu olmadığını, ayıplı bir imalat varsa bunun sorumluluğunun yükleniciye ait olacağını belirterek davanın reddine talep etmiştir.
2. Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; denetçilerin dava açma hakkının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, 2003'den sonra yapılan ek sözleşme ile (+ %5 ) fark uygulamasının kaldırılarak feragatte bulunulduğunu, inşaatta ayıplı imalat bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davaya karşı cevap dilekçesinde özetle; çeklerin müvekkili şirkete inşaat imalatları karşılığında verildiğini ve çeklerin 9 tanesinin 10/09/2005 tarihinde, diğer 12 tanesinin ise 26/01/2006 tarihinde kooperatif yetkili kişileri tarafından düzenlenerek verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, 4 blokun inşaatı süresince 1997-1999 yılları arasında sadece kontrolörlük yaptığını, beton kalitesi ve demirlerin niteliğinde sorun bulunmadığını, çalışmaların genel kurullarda ibra edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2014/345 Esas, 2018/1377 Karar ve 24.10.2018 tarihli kararıyla özetle; asıl davanın kısmen kabulü ile, ayıplı imalat nedeniyle 55.000,00 TL, gecikme tazminatı olarak 8.400,00 TL olmak üzere toplam 63.400,00 TL'nin, 38.400,00 TL'sinin dava tarihinden; kalanın ise ıslah tarihi olan 09/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Özcan Oruç ve İrfan Canan haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
davacının diğer alacak kalemleri hakkındaki davasının reddine, davalılar Özcan Oruç ve İrfan Canan hakkında açılan davanın HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, birleştirilen 2017/14 Esas sayılı davanın kabulüne, davacının Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2006/5100 ve 2006/6265 Esas sayılı dosyalarında takiben konulan toplam 1.050.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
1.İlk derece mahkemesinin kararını süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacısı kooperatif, davalı yüklenici şirket, asıl dosya davalıları ..., ..., ... mirasçıları ..., Mehmet Emin Ersoy, ... ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2019/735 Esas, 2019/4837 Karar ve 26.11.2019 tarihli kararı ile özetle tarafların temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. 3. Dairenin onama ilamına karşı asıl ve birleşen dava davalısı yüklenici şirket ile asıl dava davalıları ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
4.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2020/1504 Esas, 2021/3156 Karar ve 30.06.2021 tarihli kararı ile özetle; davalılar ... ile ... adlarına, davacı vekilinin 13.04.2017 tarihli dilekçesinde gösterdiği ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği adreslerine tebligatların çıkartılması gerekirken, davalıların dava dilekçesinde gösterilen ve usulüne uygun tebligat yapılmayan adreslerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre bilirkişi raporlarının, gerekçeli kararın,
temyiz başvuru dilekçesinin ve Daire onama kararının tebliğ edilerek davalılarının yokluğunda yargılamanın yapılması ve davalıların hukuki dinlenilme haklarının ihlal edilmesinin doğru olmadığı, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalıların karar düzeltme taleplerinin kabulü onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davalılar ... ile ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2021/695 Esas, 2022/833 Karar ve 29.06.2022 tarihli kararı ile özetle; bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen raporlarda, bazı bloklardaki demir donatısının eksik, beton basınç dayanımının ise yetersiz olduğunun tespit edildiği, inşaattaki ayıpların giderim bedelinin 2.499.741,00 TL olarak belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca inşaat süresi olan 48 ayın 26/07/2001 tarihinde sona erdiği, bu süre içerisinde yaşanan Marmara depreminin inşaatın bitimini 3 ay kadar geciktireceği bu nedenle inşaatın teslim süresinin 26/10/2001 tarihi olduğu,
davacı kooperatif vekilinin 06/04/2007 havale tarihli dilekçesinde 2004 yılının Haziran ayında kooperatif üyelerinin büyük bir kısmının dairelerinin teslim edildiği belirtildiğinden bu tarihin teslim tarihi olarak kabul edildiği, sözleşmedeki günlük 6,00 TL gecikme tazminatı üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle kooperatifin 8.400,00 TL gecikme tazminatı isteyebileceği kanaatine varıldığı; birleşen dosya yönünden ise dava konusu çeklerin keşidecisi, keşide tarihlerinde davacı kooperatif yetkilisi olmadığı, ancak ileri tarihli çek keşide etmenin hukukumuza göre mümkün olduğu, ancak bu çeklerin kooperatif defterlerinde kayıtlı olmadığı,
1.050.000,00 TL gibi verildiği tarih itibarıyla çok önemli bir miktardaki çekin kooperatif yönetim kurulu kararı olmadan ve defterlere kaydedilmeden verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı yüklenicinin bu çeklerin keşide tarihinden önceki tarihte kooperatif yetkilisi tarafından ileri tarihli olarak keşide edildiğini ispat etmek zorunda olduğu, bu hususu yazılı delillerle ispat edemediği,
kaldı ki birleştirilen dosyada ve asıl dosyada aldırılan bilirkişi raporlarına göre, davalı yüklenici şirkete yapılan ödemeler miktarı ve ayıplı imalat miktarı toplamının davalı şirket hakedişinden düşüldüğünde davacıya (ödenen 2.317.778,44 + güçlendirme bedeli 2.499.471-maliyet 3.506.052,20=) 1.311.197,24 TL borçlu olduğu, bu durumda davacı kooperatifin dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığı belirtilerek asıl davanın kısmen kabulü ile, ayıplı imalat nedeniyle 55.000,00 TL, gecikme tazminatı olarak 8.400,00 TL olmak üzere toplam 63.400,00 TL'nin, 38.400,00 TL'sinin dava tarihinden;
kalanın ise ıslah tarihi olan 09/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Özcan Oruç ve İrfan Canan haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer alacak kalemleri hakkındaki davasının reddine, davalılar Özcan Oruç ve İrfan Canan hakkında açılan davanın HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,
birleştirilen 2017/14 Esas sayılı davanın kabulüne, davacının Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2006/5100 ve 2006/6265 Esas sayılı dosyalarında takiben konulan toplam 1.050.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin kararını süresi içinde asıl davada davalılar ..., ..., ... mirasçıları ile asıl ve birleşen davada davalı yüklenici şirket vekilleri temyiz etmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının kontrol mühendisi olarak görev aldığı dönemin sadece 1-2 ay olduğu, bu süreçte de perde inşaatının kontrolünden sorumlu olduğu, bunun da bahçe duvarı ile ilgili olduğunu, yapıdaki ayıplardan sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı yüklenici şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; binaların ayıplı olduğuna dair davacının kanıt ortaya koyamadığını, binaların 1997 yılı deprem yönetmeliğine uygun olarak yapıldığını, davacı kooperatifin oturma izni almak için yaptırdığı ve Belediyeye sunduğu Protest A.Ş. firmasının binaların depreme dayanıklı, projeye uygun olduğuna dair değerlendirmesini dikkate almadığını, performans projesinin yapılmadığını, bilirkişilerin bu konuda uzman olmadığını, çeklerin davacı defterlerinde yer almamasının davacının kusuru olduğu, çekleri keşide eden kişilerin çeklerin müvekkil şirket kayıtlarına alındığı tarihte kooperatifte temsile yetkili olduklarını belirterek kararı temyiz etmiştir.
3. Davalılar ... ve ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını, ıslaha cevap dilekçesi ile de bu hususun bildirildiğini, ...’nun 17.06.2001–14.05.2006 tarihleri arasında, ...’un ise 23.03.2003–12.02.2006 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduklarını, eski yöneticilerin ibra edildiğini, kendi dönemlerinden önce 11.06.2000 tarihinde biten kaba inşaattan sorumlu tutulmalarının haksızlık olduğunu, davacı kooperatifin defterlerinin kapanış tasdiki olmadığını, gecikmenin hakedişlerin zamanında ödenmemesinden kaynaklandığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl davada uyuşmazlık inşaat sözleşmesi uyarınca ayıplı işlerin giderim bedeli, gecikme tazminatı ve diğer zararların tahsili istemi; birleşen davada ise verilen çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk TBK 470 vd maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davalı yüklenici şirket vekilinin tüm, asıl davada davalılar ..., ..., ... mirasçılarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3. Asıl davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya arasında bulunan bilgi, belge ve bilirkişi kurulu raporlarından davalı ...’in davacı kooperatifte kontrol mühendisi olarak 01.04.2002–21.09.2005 tarihleri arasında görev yaptığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi kurulu raporlarında beton basınç dayanımı, kolon ve perdelerde sıklaştırma bölgelerindeki normal etriye mevcudiyeti, kolon ve perdelerde sıklaştırma bölgelerindeki özel deprem etriyesi mevcudiyeti, kirişlerde boyuna donatı mevcudiyeti ve kirişlerde sıklaştırma bölgelerinde normal etriye mevcudiyetinin hiçbir blokta tam olarak projeye uygun olmadığı belirtilmiştir.
Bu işlerin inşaatının kaba inşaat aşaması ile ilgili olduğu anlaşılmış, kaba inşaat aşamasının ise yine dosya arasında bulunan bilgi, belge ve bilirkişi kurulu raporlarından mayıs 2000 yılında tamamlandığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle kontrol mühendisi olarak görev yapan davalının görev yapmadığı bir dönemde yapılan imalatta sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların giderim bedelinden sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, inşaattaki gecikmede bir kusurunun olduğu kanıtlanamadığından hükmedilen gecikme tazminatından da sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
4. Asıl davada davalılar ..., ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya arasında bulunan bilgi, belge ve bilirkişi kurulu raporlarından davalı ...’nun 17.06.2001–14.05.2006 tarihleri arasında, ...’un ise 23.03.2003–12.02.2006 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, az yukarıda belirtildiği üzere gizli ayıplı işlerin kaba inşaat aşaması ile ilgili olduğu, kaba inşaat aşamasının ise mayıs 2000 yılında tamamlandığı anlaşıldığından görev süreleri dışında yapılan ayıplı imalatlardan ve giderim bedelinden sorumlu tutulmaları doğru olmadığı gibi, inşaatın gecikmesinde kusurlu oldukları ispatlanamadığından hükmedilen gecikme tazminatından da sorumlu tutulmaları doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; “Değerlendirme” bölümünün “2”inci bendinde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı yüklenici şirket vekilinin tüm, asıl davada davalılar ..., ..., ... mirasçılarının diğer temyiz itirazlarının reddine, “3”üncü bentte açıklanan nedenlerle kararın asıl davada davalı ... yararına, “4” üncü bentte açıklanan nedenlerle ise kararın asıl davada davalılar ..., ... mirasçıları yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan harçların istek halinde ..., ... ve ... mirasçılarına iadesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'den alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3421, K. 2023/4239, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama