KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3446 E., 2024/4193 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.
- Sayısı
- 2020/347 E., 2023/321 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece; taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise ödenen bedelin iadesi istemli davada, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme kararına karşı davalı arsa sahipleri ... ve ... vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) Yüksek 14. Hukuk Dairesi'nin 06.05.2019 tarihli, 2016/19158 Esas, 2019/4018 Karar sayılı ilamı ile, yüklenicinin arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi, sözleşme uyarınca arsa sahiplerinin talep edebilecekleri tüm alacak ve tazminatlardan davacının halefiyet ilkesi gereği sorumlu olduğunun dikkate alınması ve davacının eşi ile birlikte satış sözleşmesini eşit hisselerle akdettiği dikkate alınarak ancak 1/2 oranında tescil hükmü kurulabileceği belirtilerek, Yerel Mahkeme kararı bozulmuştur.
Bozmaya uyulduktan sonra Yerel Mahkemece, bozma sonrası birleşen dava ile davacının eşinin de kendi hissesi oranında tescil talep ettiği, 17 no.lu bağımsız bölümün davacılara satışının davalı arsa sahipleri tarafından benimsenmiş olduğu, inşaatın tam ve eksiksiz yapılmış ve iskan ruhsatının alınmış olduğu belirtilerek, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı arsa sahipleri vekili temyiz etmiştir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle arsa sahibi ... ile davacılar arasında akdedilen 31.08.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile arsa sahiplerinin birlikte yükleniciye keşide etmiş oldukları 14.04.2008 tarihli ihtarname dikkate alındığında temyiz eden davalıların dava konusu bağımsız bölümün davacılara satışını benimsemiş olmalarına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacılar lehine vekalet ücreti takdir edilir iken, 1/2'şer hisse oranında tesciline karar verilen taşınmaz değeri üzerinden tespit edilecek nispi vekalet ücretinin, davacıların bahsi geçen hisse oranları nispetinde hüküm altına alınması gerekirken, dava tarihindeki taşınmaz değeri üzerinden tespit edilen vekalet ücreti tutarının her iki davacı lehine ayrı ayrı hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3446, K. 2024/4193, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama