KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3549 E., 2025/2494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/145 E., 2023/319 K.
Karar Metni
1.415 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl davada davacı - birleşen davada davalı şirket temsilcisi ve asıl davada davalı - birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/894 Esas sayılı dosyasında davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı idare arasında 27.07.2011 tarihinde ...İli ...
İlçesi Lojmanlı Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası İşi sözleşmesinin imzalandığını, teslim tarihinin 19.10.2013 olduğunu, işin % 93 kısmının tamamlandığını, davalı idare tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na aykırı hareket edilerek ve fesih ihtarnamesi tebliğ edilmeden 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri uyarınca sözleşmenin feshedildiğini, feshin haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek fesih işleminin kaldırılmasına,
3.500,00 TL (ıslah ile 257.464,44 TL) ihalelerden yasaklı olacağı süre boyunca uğrayacağı zararın, 3.000,00 TL (ıslah ile 184.163,69 TL) nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin, 1.000,00 TL (ıslah ile 20.883,75 TL) yoksun kalınan kâr kaybı bedelinin, 1.500,00 TL (ıslah ile 24.769,60 TL) sözleşmenin yapılması nedeniyle oluşan giderler zararının, 1.000,00 TL (ıslah ile 219.509,39 TL sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak zararın 19.02.2014 fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/9 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme ile ilgili olarak hazırlanan kesin hesap hakediş raporuna göre davalı yüklenicinin davacı idareye 235.539,03 TL borcunun bulunduğunu belirterek 235.539,03 TL alacağın 06.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/894 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacı yüklenici ile davalı idare arasında sözleşme imzalandığını, 06.09.2011 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, işin bitim tarihinin 19.10.2013 olduğunu, 21.10.2013 tarihinde davacı yüklenicinin geçici kabule ilişkin dilekçe verdiğini, 06.11.2013 tarihinde yapılan kontrollerde 12 kalem işin eksik olduğunun tespit edildiğini, davacı yüklenicinin 07.11.2013 tarihinde enerji nakil hattına ilişkin gerekli izinlerin alınması ve iş artışı talebinde bulunduğunu,
süreç içerisinde taraflar arasında gerekli yazışmaların yapıldığını, 19.02.2014 tarihinde fesih olurunun alındığını, 12.05.2014 tarihinde davacı yüklenicinin fesih kabul tutanağını itiraz kaydı ile imzaladığını, 10.06.2014 tarihinde hesap kesme hakedişinin düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/9 Esas sayılı dosyasında davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde yazılı hususları tekrar ederek ve davacı idareye borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.11.2018 tarihli kararı ile feshin idari işlem olduğu ve tek taraflı beyan ile sonuç doğurduğu, iptalinin mümkün olmadığı, yüklenici tarafından yapılan işin miktarı dikkate alındığında idarenin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, fesih ihtarnamesinin tebliğ edilmemesinin sonuca etkili olmadığı, bilirkişilerin feshin haksız olduğuna yönelik tespitinin yerinde olmadığı, feshin haklı olması nedeniyle yüklenicinin asıl davaya konu taleplerinin yerinde olmadığı, bilirkişi raporu ile düzenlenen kesin hakedişe göre idarenin sözleşme kapsamında 177.976,61 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.11.2018 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince ayrı ayrı tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarihli kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine, bilirkişi raporunda dava dayanağı olan onaylı kesin hakedişe itibar edilmediği, onaysız hesap kesme hakedişinde yer alan miktara itibar edildiği, 14 nolu ara hakedişte gerçekleştirilen imalatlardan azalma olduğu hususunun ve onaylı kesin hakedişe itibar edilmemesinin açıklanmadığı, sözleşmenin fesih ile sona erdiği, ancak yüklenici tarafından hesap kesme hakedişinin imzalanmadığı,
itirazda bulunulduğu, bu hali ile tasfiye kesin hesabının yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesinin gerektiği gibi ıslah ile artırılan ve harcı yatırılan miktar dikkate alınarak vekalet ücretinin belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve karar düzeltme isteminin ise 25.03.2021 tarihli karar ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin idare tarafından haksız olarak feshedildiği, 15.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı - birleşen davada davalı şirket yetkilisi temyiz dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 23.08.2011 tarihli sözleşme kapsamında 21.10.2013 tarihi itibari ile işin % 93 oranında tamamlandığını, idarece enerji nakil hattına ilişkin iznin iş bitiminden iki ay sonra alınması nedeniyle gecikme olduğunu, fesih ihtarnamesinin tebliğ edilemediğini, feshin yasal dayanağının bulunmadığını, bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, gecikme cezasının uygulanmasının yerinde olmadığını, kanun kapsamında 10 gün süreli fesih ihtarının tebliğ edilmeksizin sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, haksız feshe dayalı zararlarının giderilmesinin gerektiğini, teminat mektubunun gelir kaydedilmesinin hatalı olduğunu, menfi ve müspet zararlarının ispat edildiğini beyan etmektedir.
2. Asıl davada davalı - birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında 23.08.2011 tarihinde sözleşmenin imzalandığını, 06.09.2011 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, işin 19.10.2013 tarihinde tamamlandığını ve geçici kabule hazır olduğunun bildirildiğini, 06.11.2013 tarihinde geçici kabul eksikliklerinin tespit edildiğini, 12.11.2013 tarihinde eksikliklerin giderilerek işin tamamlanmasının bildirildiğini, eksikliklerin giderilmemesi nedeniyle 19.02.2014 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, 12.05.2014 tarihinde fesih kabul tutanağının imzalandığını, tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin tespitin yerinde olmadığını,
fesih kabul tutanağına fesih itibar tarihi yönünden itiraz kaydı konulduğunu, başkaca bir itirazın bulunmadığını, kesin hesabın yapıldığını, yüklenicinin itirazı üzerine görevlendirilen müfettişin tespitleri doğrultusunda yeniden kesin hesap hakedişinin hazırlandığını, feshin haklı olduğunu, işin süresinde tamamlanmadığını, teminat mektubunun gelir kaydedilmesinin mevzuattan kaynaklandığını, işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle idarenin de zarara uğradığını, bilirkişiler tarafından bu konuda hesaplama yapılmadığını, tespit dosyasında sözleşme konusu işin mevcut durumunun tespit edildiğini,
asıl ve birleşen davada alacak tespiti halinde mahsup edilmesinin gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesi kapsamında idare tarafından yapılan feshin haksız olduğu iddiasına dayalı geçici kabul kesintilerinden oluşan kesin hakediş alacağı, haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu bedeli alacağı, gecikme cezası kesintisi alacağı, mahrum kalınan kâr alacağı, ekipman ve elemanların atıl kalması ile ihalelerden yasaklılık nedeniyle uğranılan zarar alacağı; birleşen davada fazladan ödenen iş bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
1. Asıl davada davacı - birleşen davada davalı yüklenici ile asıl davada davalı - birleşen davada davacı idare arasında 28.07.2011 tarihinde ... ili, .... ilçesi, Emniyet Müdürlüğü Lojmanlı Hizmet Binası Yapımı İnşaatı İşi Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında işin süresi 700 gün olarak belirlenmiş, yer teslimi 06.09.2011 tarihinde yapılmıştır. Sözleşmenin yerine getirilmesi sırasında yapılan ek sözleşmeler ile yükleniciye ek süre verilmiştir.
Yüklenici tarafından 21.10.2013 tarihli dilekçe ile işin tamamlandığı belirtilerek geçici kabulünün yapılması talep edilmiş, idare tarafından 19.11.2013 tarihinde 12 kalem eksiklik tespit edilmiş, yükleniciye eksikliklerin tamamlanması hususunda 15 gün süre verilmiştir.
Yüklenici tarafından verilen süreye rağmen eksikliklerin giderilmemesi ve işin kesin kabulünün yapılacak hale getirilmemesi nedeniyle 19.02.2014 tarihinde sözleşme feshedilmiştir.
İdare tarafından 4735 sayılı Kanun kapsamında yapılan feshe ilişkin ihtarname yükleniciye tebliğ edilememiş, yüklenici ile idare arasında 12.05.2014 tarihinde yüklenicinin fesih itibar tarihinin hatalı olduğuna yönelik itirazının bulunduğu fesih kabul tutanağı imzalanmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11.11.2020 tarihli kararı ile tasfiye kesin hesabıyla ilgili 14 adet ara hakedişe giren imalâtlardan hangi iş kalemlerinde ne miktarda fazla ödeme yapıldığı konularında gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre asıl ve birleşen davadaki taleplerin değerlendirilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulması sonrasında düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda, feshin haksız olduğunun kabul edilmesi halinde eksik imalat bedeli ile gecikme cezalarının yüklenici ödemelerinden kesinti yapılarak kesin teminatın iadesinin gerektiği, yüklenicinin müspet ve menfi zarar taleplerinin yerinde olmadığı, feshin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde kesin teminatın gelir kaydedilmesinin yerinde olduğu ve iş sahibinin 235.539,03 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiş, bu tespite ise önceki raporlara atıf yapılarak ulaşılmıştır. Bununla birlikte, önceki raporların hükme esas alınamayacağı Dairemiz bozma ilamı ile kabul edilmiş, yeterli görülmemiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere bozma ilamına uyulmasına rağmen bilirkişilerden alınan raporlar ve ek raporlar bozma ilamında belirtilen şekilde ara hakedişlerde fazla ödeme yapılıp yapılmadığını tespit eder ve tasfiye kesin hesabını içerir nitelikte değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş; uyulmasına karar verilen bozma ilamı içeriği, bozma şumulü dışındaki hususların yeniden incelenemeyeceği ve taraflar arasındaki sözleşmenin fesih ile sona erdiği de dikkate alınarak konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan bozma ilamına uygun şekilde rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesidir.
Bozma ilamına uygun rapor alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre, asıl davada davacı - birleşen davada davalı şirket temsilcisi ve asıl davada davalı - birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3549, K. 2025/2494, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama