KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/4005 E., 2025/104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/641 E., 2023/474 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul, Ret
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
1-Mahkemece, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin asıl dava ile birleşen davada, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2-Mahkeme kararına karşı taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2015 tarihli, 2014/6513 Esas, 2015/2659 Karar sayılı kararı ile davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazları reddedilerek, "Mahkemece asıl davada hüküm altına alınan alacağa dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmüştür.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 101/1. maddesi hükmünce, muaccel bir alacağın borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Davacı 31.03.2009 tarihinde davalı idareye yazdığı yazıda 250.000,00 TL alacağının 3 gün içerisinde ödenmesini istemiş olup, mahkemece yazının davalı idare kayıtlarına giriş (tebliğ) tarihi araştırılmamıştır.
O halde davacı 31.03.2009 tarihli idareye yazdığı yazı ile alacağının ödenmesini istediğinden mahkemece yazının idareye tebliğ tarihi araştırılıp tebliğ tarihine yazıda tanınan 3 günlük süre de eklenerek bulunacak temerrüt tarihinden itibaren hüküm altına alacağa faiz yürütülmesi gerekir" gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3-Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davada davanın kısmen kabulü ile, 184.153,53 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağın 20.000,00 TL'sine temerrüt tarihi olan 06.04.2009 tarihinden, bakiyesi 164.153,53 TL'sine ıslah tarihi olan 06.05.2010 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
4-Mahkeme kararına karşı asıl ve birleşen davada davalı DSİ vekillince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
4.1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre asıl ve birleşen davada davalı DSİ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
4.2-Asıl ve birleşen davada davalı DSİ vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
..., 28.04.2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7139 sayılı ...'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesi ile 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun'un 49. maddesi uyarınca her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu halde, mahkemece harçtan muaf olan davalı ...'nün harç ödemekle sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın harç yönünden bozulması gerekmiştir.
Ne var ki, düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden. 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4005, K. 2025/104, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama