KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/4083 E., 2024/2656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/739 E., 2023/923 K.
- Hüküm/karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/231 E., 2019/1575 K.
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince; KDV alacağı ve işlemiş faizinin tahsili için başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonucunda; emsal dosyada davacı şirketin hizmet verdiği ve KDV alacağına hak kazandığının kabul edildiği, davalıya gönderilen ihtarname ile verilen ödeme süresi dikkate alındığında davalının 17.05.2014 tarihinde temerrüde düştüğü, KDV alacağının takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 26.340,66 TL olduğu, KDV alacağının likit olduğu, reddedilen miktar yönünden kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince tarafların ticari defterlerinde taraflar arasında bir ticari ilişki bulunduğu görülmekte ise de, davalı defterlerinde davacının alacağı bulunmayıp, takibe konu 1.648.546,00 TL hizmet bedeli, 296.738,44 TL KDV tutarı olmak üzere toplam 1.945.297,34 TL fatura da davalının defterlerine işlenmediği, davacının sadece kendi defterlerine dayanarak fatura konusu hizmeti verdiğini ispatlayamacağı, davacının takibe konu fatura konusu hizmeti verdiğini ispatlayamadığı gözetildiğinde, bu faturadan dolayı KDV alacağını talep hakkı da bulunmadığı gerekçesiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, özellikle bedel belirtilmediği, alacağın tahsil edilmiş olmasına göre bu bedelin katma değer vergisini de içerdiği, ayrıca KDV istenemeyeceği gözetilerek davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4083, K. 2024/2656, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama