KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/474 E., 2024/2529 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/42 E., 2022/1569 K.
- Dava tarihi
- Asıl dava: 24.12.2009, birleşen dava: 18.04.2012
- Hüküm
- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/266 E., 2020/128 K., Bir. 2017/727 E.,
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davada kayıt kabul davasında taraflar arasındaki sözleşmenin idare tarafından haklı nedenle ve usulüne uygun bir şekilde feshedildiği, fesihten sonra 22.05.2009 tarihinde eksik kalan işlerin pazarlık usulü ile dava dışı başka bir firmaya verildiği, arada geçen yaklaşık 8 aylık sürenin makul bir süre olmadığı, ikinci ihalenin açık ihale usulü ile yapıldığı takdirde elde edebileceği en uygun teklif ile ilk ihalede verilen en uygun ikinci teklif göz önüne alındığında davacı idarenin uğradığı herhangi bir zararının bulunmadığı,
birleşen dava yönünden ise teminat mektuplarının alındığı tarih ile nakde çevrildiği tarih arasındaki güncellemeden doğan zararının 54.046,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı idarenin ikinci ihaleden dolayı zararının olmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/474, K. 2024/2529, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama