KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/831 E., 2024/3991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/676 E., 2022/751 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesi uyarınca hak ediş bedelinin tazmini ile teminat mektuplarının iadesi davasında, sözleşmenin 06.12.2013 tarihli fesih protokolü ile tarafların serbest iradeleri ile feshedildiği, tedarikçi müdahil Alcen A.Ş.'ye yapılması gereken ödemenin yapılmaması gerekçe gösterilerek fesih iradesinin sakatlığından bahisle yeniden tüm sözleşmelerin feshi yerinde görülmediği, fesih protokolünde tasfiye hesabının gerçekleştirildiği, davacı yüklenicinin 30.11.2013 tarihi itibariyle alacak miktarının 1.042.282,73 TL olarak kabul edildiği, fazla imalat yapıldığının kanıtlanmadığı,
fesih protokolünde hakedişlerde ceza olsa dahi cezanın kaldırılacağının belirtildiği, davacı yüklenici şirket tarafından davalı iş sahibine verilen teminatın gelir kaydedileceğine dair bir hükmün yer almadığı, bu nedenle teminatın iadesinin gerektiği, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmelerin 7.1 maddesi ile davacı şirket ve tedarikçi müdahil Alcen A.Ş. arasında imzalanan sözleşmenin 7. maddesinin son fıkrasındaki hükümlerle birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin, davacının alacaklı olduğu tutarı, müdahil Alcen A.Ş.'ye ödemesinin sözleşmelere ve hukuka aykırı olmadığı,
bu ödeme ile birlikte davacı şirketin davalı şirketten fesih protokolünde belirtilen alacak tutarını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile alacak talebinin reddine, teminat mektubunun iadesine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 2019/1901 Esas, 2020/81 Karar, 15.01.2020 tarihli kararı ile tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, davalı iş sahibi sona erdirilen sözleşmelerin 7. maddesine göre davacı yüklenicinin üçüncü kişilere olan borçlarını ödediği için 06.12.2013 protokolü feshettiğini iddia etmekte ise de;
fesih protokolü ile bağlı olup, feshin iptâlinin talep edilemeyeceği, ayrıca sözleşmedeki 7. maddeye rağmen davalı fesih protokolünü imzalamakla artık 7. maddeye dayanarak ödeme yapmaktan kaçınamayacağı gibi, 7. maddeye göre ödeme yapması için üçüncü şahsın yüklenici tarafından onaylanmış hakediş belgesini iş sahibi şirkete ibraz etmesi ile ilgili şartın gerçekleştiğini de kanıtlayamadığı, bu nedenlerle mahkemece protokolde belirlenen 1.042.282,73 TL alacak yönünden talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı,
diğer taraftan sözleşmeler tasfiyeyi de içeren fesih ile sona erdirildiğinden teminatların iadesi gerekmekte ise de, sözleşmelerde 9. maddede teminatların iadesine ilişkin şartların belirlendiği, ancak bu şartların gerçekleşmesi halinde teminatların iadesi yapılabileceğinden mahkemece bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasından sonra iade kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile teminat mektubunun iadesine karar verilmesinin de doğru olmadığı belirterek kararın bozulmasına karar vermiştir.
3-İlk derece mahkemesince bozmaya uyulmuş, yapılan inceleme neticesinde davalı vekili tarafından sözleşmelerin 9. maddesinde düzenlenen teminat mektubunun iadesine ilişkin şartların gerçekleşmediğine dayanak gösterilen ve davacı işçileri tarafından açılan dava dosyaları incelendiğinde, bir kısım davaların davacı işçiler lehine sonuçlandığı bir kısmının derdest bulunduğu, davacı şirketin işçilik alacaklarının ödendiğini iddia ve ispat edemediğinin anlaşıldığı, SGK Konya İl Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta, davacı şirketin prim borçlarının bulunduğunun bildirildiği,
sözleşmedeki 7. maddeye rağmen fesih protokolü imzalanmakla, davalı şirketin fesih protokolündeki bedeli ödemekten kaçınamayacağı, kaldı ki anılan maddedeki şartın gerçekleştiğinin de kanıtlanamadığı anlaşıldığından protokolde belirlenen 1.042.282,73 TL alacak yönünden talebin kabulü gerektiği, fazla imalatın gerçekleşmediği, sözleşmenin 9. maddesinde belirtilen teminatın iadesi koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile, 1.042.282,73 TL üzerinden alacak talebinin kabulüne, teminat mektubunun iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşerek lehine olan taraf hakkında usuli kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/831, K. 2024/3991, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama