KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/911 E., 2024/2747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1129 E., 2022/1568 K.
- Davalılar
- 1-... 2-... vekilleri Avukat ...
- Dava tarihi
- 10.07.2017
- Hüküm
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/190 E., 2021/395 K.
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşmesinin feshi, tapu iptali ve tescili, alacak istemlerine ilişkindir.
2- Mahkemece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi taşınmazın diğer paydaşlarıyla imzalanmadığından geçersiz ise de yüklenicinin sözleşme konusu edimlerini belirli oranda ifa ettiği gözetildiğinde sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, sözleşmeye göre Pervane Mahallesi’ndeki 929 ada 9 parsel sayılı taşınmazın teslim tarihinin 5 yıl geçmiş olduğu,
inşaatın kararlaştırılan süre içerisinde tamamlanmadığından ve davacıya sözleşme gereği teslimi gereken 3 daire teslim edilmediğinden geriye etkili olarak feshinin gerektiği, edimlerini yerine getirmeyen yüklenici tarafından avans niteliğinde alınan hissenin oğlu davalı ...'e devredilmemesi gerektiğinden tapu iptali ve tescili talebinin kabulüne,
sözleşmesinin ilk sayfasında yer alan ''sözleşmenin müteahhit firmaca ifa edilememesi ve kendisine verilen sürede işe hiç başlanmaması gibi nedenlerle sözleşmenin sona ermesi ve bu arada tevhit ve ifraz işlemleri bitirilerek arsa sahipleri lehine arsa alınarak tapuda tescil edilmiş olması halinde arsa sahipleri adlarına tescil edilen tapuları iade etmezler, müteahhit firma bu halde ayrıca hiçbir talepte de bulunamaz'' hükmü gereğince davalının ödenmezlik def’inin reddine, sözleşme en baştan itibaren fesih olduğundan sözleşmenin hiç kurulmamış gibi hükümsüz kalacağı, davacının 2.530,45 TL menfi zararını talep edebileceği gerekçesiyle,
davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4- Bu karara karşı davalılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
a)Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b)Dava, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tazminat istemine ilişkindir.
TMK'nın 692. maddesi gereğince, paylı taşınmaz malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Öncelikle sözleşme konusu taşınmaz üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesi ve yapılan sözleşmenin paydaşları ve yükleniciyi bağlayıcı olması için tüm paydaşlarca ya da yetkili temsilcilerince sözleşmenin imzalanmış olması veya yapılan sözleşmeye "onay" verilmesi zorunludur. Tüm paydaşların katılmadığı veya icazet vermediği sözleşme geçersizdir.
Somut olayda, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın paydaşlarının da bulunduğu, bu durumda sözleşmenin baştan geçersiz olacağının kabulünün gerektiği, mahkemece akdin başlangıçta geçerli olduğu zannını uyandıracak biçimde sözleşmenin geriye etkili olarak feshine karar verilmesinin doğru olmayacağı, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca hükmün ve gerekçenin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/911, K. 2024/2747, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama