İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/989 K.2023/1241

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda Hakem Kararının İptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların direnilmesi karar verilmiştir.

Esas2023/989Karar2023/1241Tarih28 Mart 2023Okuma11 dk · 2.156 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2023/989 E., 2023/1241 K.

Karar tarihi
28 Mart 2023
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi(İlk Derece
Hüküm/karar
Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 23.11.2021 tarih, 2021/5566 E. 2021/1702 K. sayılı ilamına Direnilmesine, Davanın Kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.156 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda Hakem Kararının İptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların direnilmesi karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...

Üniversitesinin, İzmir Ticaret Odası (İZTO) tarafından kurulduğunu, sözleşmenin imzalandığı dönemde üniversitenin mütevelli heyet başkanının aynı zamanda İzmir Ticaret Odası başkanı olduğunu, Ticaret Odası bünyesinde kurulan Tahkim Kurulunun faal hâle getirilmesi amacıyla oda ile üniversitenin tüm sözleşmelerine İzmir Ticaret Odası Tahkim şartının getirildiğini, İZTO tarafından oluşturulan hakem heyeti seçiminin HMK’nın 416. maddesine açıkça aykırı olduğunu, ... mütevelli heyetinin İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyelerinden oluştuğunu, hakem heyetinin üçüncü üyesinin tarafsız bir üye olarak seçilmesi gerekirken,

davalı ile arasında organik, hukukî ve ekonomik bağlantı bulunan İzmir Ticaret Odası tarafından seçildiğini, üç kişilik hakem kurulunun ikisinin davalı üniversitenin bağlı bulunduğu ticaret odası tarafından belirlenmesinin ve kararların üçte iki çoğunlukla alınmasının eşitlik ilkesi ve adalete aykırı olduğunu, 16.11.2015 tarihli sözleşmenin Türk Ticaret Kanunu’nun 27. ve 136. maddeleri uyarınca mutlak butlanla batıl olduğunu, İZTO hakem heyetinin re’sen görevsizlik kararı vermesi gerekirken, mutlak butlanla batıl olan sözleşme hükmüne dayanarak kendini görevli kabul edip karar verdiğini,

bu nedenle mahkemece hakem heyetinin görevsiz olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, hakem heyetinin taraflara eşit mesafede, açık ve objektif yaklaşımda bulunmadığını, bilirkişi seçiminde tarafsız davranılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen ...’ın, hakem heyetinde görevli Av. ...’ın stajyeri olduğunu, hakem heyetinin taleple bağlı kalmadan karar verdiğini, zira müvekkilinin hakemde açtığı davada 2019/2 no.lu dosyada yirmi üç ve yirmi dört nolu hakediş bedellerinin, birleşen 2019/3 no.lu dosyada ise yirmi beş no.lu hakediş bedelinin tahsilinin talep edildiğini,

her iki davada da davalı üniversitenin karşı davası ya da takas/mahsup talebi bulunmadığı hâlde, hakem heyetinin davalının elektrik faturalarından dolayı alacaklı olduğunu belirterek müvekkilinin alacağından mahsup etmek suretiyle müvekkiline ödenecek bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verdiğini, davalı tarafından yargılama aşamasında paraya çevrilen müvekkiline ait teminat mektubu bedellerinin dikkate alınmadığını, hakem heyeti kararının hüküm kısmının kendi içinde çelişkili olduğunu, dava reddedilmesine rağmen kabul edilen miktar denilerek vekâlet ücretine hükmedildiğini,

hakem heyeti kararında yargılama sırasında tarafların dinlenilmesi amacıyla yapılan duruşmada taraflar ve vekillerinin dinlenildiği yazıldığı hâlde, 19.02.2021 tarihli duruşmada davacı asıl/müvekkili şirket yetkilisi Muhsin Dönmez dışarıya çıkarılarak duruşmaya devam edildiğini, hakemlerin davanın esasına ilişkin kamu düzenine aykırı karar verdiğini ileri sürerek İzmir Ticaret Odası Tahkim Heyetinin 2019/2 (birleşen 2019/3) E., 2021/2 K. sayılı 05.03.2021 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iptali istenen hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, tarafların özgür iradeleri ile imzaladıkları yazılı sözleşmede İZTO Hakem Heyetini yetkili kıldıklarını, Hakem Heyetinin bağımsız ve tarafsız hakemlerden oluştuğunu, karar yönünden de İzmir Ticaret Odasından tamamen bağımsız bir kurum olduğunu, hakem heyetinin taraflardan her birinin birer hakem seçmesiyle oluştuğunu, tacir olan davacının uyuşmazlığın hakem yolu ile çözümleneceğini kabul edip, hiçbir ihtirazı kayıt koymadan hakemini seçerek davasını açtığını, davacının hakem yargılaması aşamasında HMK’nın 409.,

412/3. ve 422/3. maddesinde öngörülen sürede hiçbir itirazda bulunmadığından itiraz hakkından feragat etmiş sayılması gerektiğini, kural olarak hakem kararlarının iptal sebeplerinin sadece usule ilişkin hususlar olduğunu, iptal davalarında içerik ve esas denetimi yapılamayacağını, HMK’nın 439. maddesinde düzenlenen iptal nedenlerinin sınırlı sayıda olduğunu ve davada ileri sürülen iddiaların hiçbirinin iptal sebeplerinden olmadığını, iptal hakkının dürüstlük kuralına uygun olarak kullanılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 16.09.2021 tarihli ve 2021/1 E., 2021/1 K. sayılı kararıyla; davalı ...

Üniversitesinin mütevelli heyetinin İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyelerinden oluşmasının ve tahkim sözleşmesine göre üçüncü üyenin de İzmir Ticaret Odası tarafından seçilmesinin hakem heyetinin tarafsızlığı ve eşitliği ilkelerini engellediği, hakem heyetinin ekonomik anlamda güçlü olan tarafça oluşturulduğu, İzmir Barosunun 27.07.2021 tarihli müzekkere cevabı ile de teyit edildiği üzere hakemlerce hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan ...’ın stajını hakem heyeti üyesi Av. ...’ın yanında yapması ve onun stajyeri olmasının da tarafsızlık ilkesine aykırı olduğu,

davalı tarafın takas ve mahsup talebi olmamasına rağmen hakem heyetinin talebi aşarak karar verdiği, davaya konu hakem heyeti kararının kamu düzenine, eşitlik ve hukukî dinlenilme hakkı ilkelerine aykırı olduğu, kamu düzenine aykırılık hâllerinin re’sen dikkate alınması gerektiği gibi taraflarca da her aşamada ileri sürülebileceği, bu hususun yargılama sırasında öne sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil etmeyeceği, hakem heyeti kararının HMK’nın 439/(2)-ğ ve 439/(2)-f maddeleri gereğince iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne,

İzmir Ticaret Odası Hakem Heyetinin 2019/2 ve birleşen 2019/3 Tahkim sayılı dosyalarına ilişkin 05.03.2021 tarihli kararının HMK’nın 439/2-a ve 439/2-f maddeleri uyarınca ayrı ayrı iptaline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.11.2021 tarihli ve 2021/5566 E., 2021/1702 K. sayılı kararı ile; “…Dava, HMK 439. maddesi gereğince açılmış hakem kararının iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı iddiaları. HMK 439/2-b bendinde düzenlenen hakem veya hakem kurulunun seçiminde, sözleşmede belirlenen veya bu kısımda usule uyulmadığı ile f) bendinde yer alan, tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediğidir. Tahkim yargılamasında, yukarıda açıkça yer verilen yasal düzenlemelere ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “22”. maddesine uygun olarak hakem kurulu oluşturulmuştur.

Davacı vekilinin iddiası arasında, üç hakem üyesinin de davalı üniversite ile arasında organik, hukuki ve ekonomik yönden bağlantı bulunan İzmir Ticaret Odası tarafından seçilmesi, bu nedenle verilen kararın yok hükmünde olduğu yer almaktadır. Somut olayda taraflar yasal düzenleme kapsamında hakemlerin seçim usulünü sözleşme ile belirlemişlerdir. Davacı vekilince iptal iddiasına dayanak yapılan düzenleme, taraflarca kararlaştırılmış olup, iş bu davada iptal nedeni olamaz.

Diğer taraftan, tahkim yargılamasında bilirkişinin hakemlerden birinin yanında staj yapmış olmasının hakemlerin tarafsızlığına gölge düşürdüğü yönündeki itirazı değerlendirildiğinde, davacı tarafından tahkim yargılaması sırasında bu yöndeki itirazlarını HMK m. 409 ve 412/3 gereği ileri sürmemiştir.

Bu nedenle bu itiraz hakkından da feragat etmiş sayılacağından, bu iddiasının kanun tarafından iptal nedenleri arasında gösterilen “f” bendi dahilinde değerlendirilmesi uygun bulunmamıştır. Yine davacının esasa yönelik fiyat farkına ilişkin itirazları incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşme gereğince oluşturulan üç kişilik hakem heyeti, incelemeleri sonucunda bir karara varmıştır.

Hakem heyeti, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta takdir hakkına sahip olduğu gibi, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlili de hakem heyetine aittir. Hakem heyeti kararının esastan incelenmesi gibi hususlar hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılması mümkün değildir.

Açıklanan tüm bu nedenlerle ve tüm dosya kapsamı sonucunda, davacının hakem kararının iptaline ilişkin açmış olduğu davasının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 439. maddede sayılan şartların oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesi yanında hakem kurulunun üçüncü üyesinin İzmir Ticaret Odası tarafından seçildiğinin ve bilirkişinin hakem heyeti üyesinin stajyeri olduğunun ihtilaf konusu olmadığı, davalı ...

Üniversitesinin mütevelli heyetinin İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyelerinden oluştuğu, üniversite ile ticaret odası arasında yakın bir bağ bulunduğu, üniversitenin İzmir Ticaret Odası tarafından kurulduğu, böyle bir durumda hakem heyeti seçiminin tarafsız bir ortamda gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, bozma kararında tahkim yargılaması sırasında bilirkişinin şahsına itiraz edilmediğinin belirtildiği, ancak davacı vekilinin bilirkişinin tahkim heyeti üyesinin stajyeri olduğunu bilmediklerini, öğrenir öğrenmez iptal için başvurduklarını öne sürdüğü, bu durumun aksinin de kanıtlanamadığı,

kaldı ki bilirkişinin kim olduğu hususunda taraflara tebligat da yapılmadığı ve bilirkişinin hakem heyeti üyelerinden birinin stajyeri olan kişiden seçilmesinin, hayatın olağan akışına uygun bir hareket olmadığı için davacıdan bunu öngörmesinin de beklenemeyeceği, davaya konu hakem heyeti kararının kamu düzenine, eşitlik ve hukukî dinlenilme hakkı ilkelerine aykırı olduğu, adil yargılanma ve hukukî dinlenilme haklarının ihlâl edildiği, kamu düzenine aykırılık hâllerinin re’sen dikkate alınması gerektiği gibi taraflarca da her aşamada ileri sürülebileceği, bu hususun yargılama sırasında öne sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olmadığı,

hakem heyeti kararının HMK’nın 439/(2)-ğ ve 439/(2)-f maddeleri gereğince iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş; davanın kabulü ile, İzmir Ticaret Odasının 2019/2 ve birleşen 2019/3 Tahkim sayılı dosyalarına ilişkin hakem heyetinin 05.03.2021 tarihli kararının HMK’nın 439/(2)-f maddesi uyarınca ayrı ayrı iptaline şeklinde hüküm kurulmuştur.

C.HUKUK GENEL KURULU KARARI

1.Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, dosya dairemizin 2022/1995 Esas, 2022/2567 Karar sayılı ve 12.05.2022 tarihli ilamı ile dairemizce yapılan incelemede yukarıda tarih ve numarası yazılı bozma kararının doğru olduğu ve direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2022/6-611 esas, 2022/1844 karar sayılı ve 27.12.2022 tarihli ilamı ile.

“Bölge Adliye Mahkemesince Özel Dairenin bozma kararından önce HMK’nın 439. maddesinde sınırlı olarak sayılan 439/2-a ve 439/2-f maddesindeki iptal sebeplerine dayanılarak karar verilmesine rağmen, bozma kararından sonra HMK’nın 439/2-a maddesine dayanılmadan sadece 439/2-f maddesinde düzenlenen “Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği” gerekçesiyle hüküm kurulmuş, ilk kararda bulunan iptal nedenleri sınırlandırılarak farklı gerekçe ile karar verilmiştir.

Şu hâlde “direnme” olarak adlandırılan kararın, Usul Hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, direnme adı altında verilen kararın ilk kararda bahsedilmeyen yeni hususlara yer verilerek oluşturulduğu ve yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.

Hâl böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olup; yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın bozma kararını veren Özel Daireye gönderilmesi gerekir.” gerekçesiyle dosya yeniden karar verilmek üzere dairemize gönderilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iptali istenen hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, tarafların özgür iradeleri ile imzaladıkları yazılı sözleşmede İZTO Hakem Heyetini yetkili kıldıklarını, Hakem Heyetinin bağımsız ve tarafsız hakemlerden oluştuğunu, karar yönünden de İzmir Ticaret Odasından tamamen bağımsız bir kurum olduğunu, hakem heyetinin taraflardan her birinin birer hakem seçmesiyle oluştuğunu, tacir olan davacının uyuşmazlığın hakem yolu ile çözümleneceğini kabul edip, hiçbir ihtirazı kayıt koymadan hakemini seçerek davasını açtığını, davacının hakem yargılaması aşamasında HMK’nın 409.,

412/3. ve 422/3. maddesinde öngörülen sürede hiçbir itirazda bulunmadığından itiraz hakkından feragat etmiş sayılması gerektiğini, kural olarak hakem kararlarının iptal sebeplerinin sadece usule ilişkin hususlar olduğunu, iptal davalarında içerik ve esas denetimi yapılamayacağını, HMK’nın 439. maddesinde düzenlenen iptal nedenlerinin sınırlı sayıda olduğunu ve davada ileri sürülen iddiaların hiçbirinin iptal sebeplerinden olmadığını, iptal hakkının dürüstlük kuralına uygun olarak kullanılması gerektiğini belirterek direnme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; somut olayda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nın) 439. maddesinde düzenlenen hakem kararının iptali davasının koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, buradan varılacak sonuca göre İzmir Ticaret Odası (İZTO) Tahkim Kurulunun 05.03.2021 tarihli ve 2019/2 Tahkim (birleşen 2019/3 Tahkim), 2021/2 K. sayılı hakem heyeti kararının iptaline karar verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 407-444. maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut olayda, davacı iddiaları. HMK 439/2-b bendinde düzenlenen hakem veya hakem kurulunun seçiminde, sözleşmede belirlenen veya bu kısımda usule uyulmadığı ile f) bendinde yer alan, tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediğidir. Tahkim yargılamasında, yukarıda açıkça yer verilen yasal düzenlemelere ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “22”. maddesine uygun olarak hakem kurulu oluşturulmuştur.

Davacı vekilinin iddiası arasında, üç hakem üyesinin de davalı üniversite ile arasında organik, hukuki ve ekonomik yönden bağlantı bulunan İzmir Ticaret Odası tarafından seçilmesi, bu nedenle verilen kararın yok hükmünde olduğu yer almaktadır. Somut olayda taraflar yasal düzenleme kapsamında hakemlerin seçim usulünü sözleşme ile belirlemişlerdir. Davacı vekilince iptal iddiasına dayanak yapılan düzenleme, taraflarca kararlaştırılmış olup, iş bu davada iptal nedeni olamaz.

Diğer taraftan, tahkim yargılamasında bilirkişinin hakemlerden birinin yanında staj yapmış olmasının hakemlerin tarafsızlığına gölge düşürdüğü yönündeki itirazı değerlendirildiğinde, davacı tarafından tahkim yargılaması sırasında bu yöndeki itirazlarını HMK m. 409 ve 412/3 gereği ileri sürmemiştir.

Bu nedenle bu itiraz hakkından da feragat etmiş sayılacağından, bu iddiasının kanun tarafından iptal nedenleri arasında gösterilen “f” bendi dahilinde değerlendirilmesi uygun bulunmamıştır.

Yine davacının esasa yönelik fiyat farkına ilişkin itirazları incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşme gereğince oluşturulan üç kişilik hakem heyeti, incelemeleri sonucunda bir karara varmıştır. Hakem heyeti, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta takdir hakkına sahip olduğu gibi, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlili de hakem heyetine aittir. Hakem heyeti kararının esastan incelenmesi gibi hususlar hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılması mümkün değildir.

3.Açıklanan tüm bu nedenlerle ve tüm dosya kapsamı sonucunda, davacının hakem kararının iptaline ilişkin açmış olduğu davasının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 439. maddede sayılan şartların oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/989, K. 2023/1241, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
  9. C.hukuk Genel Kurulu Kararı
  10. VI. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VII. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/989
Karar No
2023/1241
Tarih
28 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/989 K.2023/1574
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/990 K.2023/3201
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/990 K.2023/1353
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/993 K.2023/1341
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/995 K.2023/1707
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/995 K.2023/2000

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.