İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/991 K.2023/2611

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/991Karar2023/2611Tarih5 Temmuz 2023Okuma7 dk · 1.415 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2023/991 E., 2023/2611 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Temmuz 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/278 E., 2022/479 K.
Hüküm/karar
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.415 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, bir kısım davalılar ve davalı vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.07.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davalılardan ... ve ... vekili Avukat ..., davalı ... vd. vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin, Üsküdar ilçesi .... mahallesi 1644 parsel sayılı taşınmazın bir kısım hissesini tapuda malik olarak görünen dava dışı kişiden 08.01.1993 tarihinde satım vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, arazi üzerine kooperatif tarafından 4 blok inşaat yapıldığını, ancak Hazine tarafından bu taşınmazın öncesinin orman arazisi olduğu gerekçesi ile açılan dava sonucunda taşınmazın tapusunun Hazine adına tesciline karar verildiğini ve hükmün Yargıtay denetiminden geçip kesinleştiğini, bu taşınmaz üzerinde yapılan inşaatlara davalıların üye olmadıkları halde müdahale ettiklerini ileri sürerek, davalıların taşınmazlara yönelik müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir ayni ve şahsi hakkı bulunmadığını, taşınmazın Hazine'ye ait olduğunu, ayrıca müvekkillerinin, daireleri peşin para ödemek sureti ile davacı kooperatiften satın aldıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2013/307 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile davalıların konutlarda işgalci konumunda oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., (ölü) mirasçıları adına-... (ölü) mirasçıları ..., ..., ... davalı ... vekili ile davalı asıllar ... ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarihli ve 2016/9524 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararıyla, yargılama sırasında davalılardan ...'ın vefat ettiği, bu durumda mahkemece, mirasçılarının belirlenip davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu husus yerine getirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulmuş, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kooperatif tarafından hazineye ait araziye ruhsatsız ve projesiz olarak inşa ettiği binaların, kooperatif eski yöneticileri ve inşaatı yapan kişiler tarafından, bedeli alınarak ve kooperatif üyelik kaydı yapılarak davalılara ve dava dışı kooperatif üyelerine satıldığı, yapı kaçak olduğundan vaad edilen sayıda bağımsız bölüm inşa edilemediği, kooperatif eski yöneticileri hakkında yaptıkları usülsüz işlemler nedeniyle ceza davaları açıldığı,

davalıların mevcut durumda dairelerde işgalci konumunda oldukları, işgal tarihinden bu yana herhangi bir aidat, kira ya da benzer bir ödeme yapmadıkları, davalılar dışındaki diğer 350 kooperatif üyesinin hakları gözetildiğinde, davalıların eyleminin iyiniyet kurullarına aykırılık teşkil ettiği, her ortağa bir konut düşmediği, mevcut konutların hakkaniyete uygun olarak tüm ortakların faydalanacağı şekilde değerlendirilebilmesi için konutların öncelikle boş olarak kooperatife teslimi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalıların konutlara yönelik müdahalelerinin men’ine ve tahliyelerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, bir kısım davalı ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacı kooperatif tarafından kadastro tespitine itiraz edildiğini, ilgili mahkemece davanın reddedildiğini, davacı kooperatifin artık müdahalenin men’i isteminde bulunamayacağını, zilyetlik iddiasının dinlenme olanağı bulunmadığını, taşınmazın ilgili yasa uyarınca dava dışı üçüncü kişilere iadesine karar verildiğini, davalıların ana taşınmazda hissedar olduklarını, kaçak inşaat yapan kooperatifin sadece enkaz bedelini talep edebileceğini, davanın zilyetliği dayalı olarak açılan saldırının önlenmesi davası olduğunun kabulü halinde,

TMK’nın 984 üncü maddesi uyarınca, hak düşürücü sürenin sona erdiğini, el atmanın önlenmesi davası olarak nitelendirildiğinde ise bu davayı ancak malikin açabileceğini, davacı kooperatifin malik olmadığını, kooperatif ortaklarından kime daire teslimi yapılacağı ve kime tazminat ödeneceği belirlenmeden, konutların tahliye edilemeyeceğini, müvekkillerinin daire satın aldıklarını düşünerek peşin para ödediklerini, iradeleri dışında kooperatif üyesi yapıldıklarını, taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle daire satın aldıklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... temyiz başvuru dilekçelerinde özetle; kooperatifte kur’a çekimi yapılmadığını, tüm davalıların tahsis yapılmış olarak konutları satın aldıklarını, davacı kooperatifin daireleri noterde tasdikli taahhütname ile sattığını, tüm üyelerin durumu bildiğini, dairelerin en baştan tahsisli olarak satıldığını, daire bedellerinin peşin veya birkaç taksitle ödendiğini, daire satın alanların kooperatif üyesi olma iradesi taşımadıklarını, yönetimin daire satın alan kişileri yanıltıcı reklamlar ile yanılttığını, ayrıca aidat,

kira ve benzeri ödeme yükümlülükleri bulunmadığını, eski yönetimin yaptığı işlemlerin geçersiz olduğunu ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davanın açıldığı tarihten sonraki döneme ilişkin kooperatif defterlerinin delil niteliği olmadığını, bu tarihten sonraki olayların hükme esas alınamayacağını, davalıların ihraç edildiğine dair bilirkişi görüşünün dayanaksız olduğunu, tahliye sonrası ne gibi bir çözüm getirileceğinin belli olmadığını, kooperatif banka kayıtlarının incelenmediğini, davalıların korumak amacıyla dairelere yerleştiklerini, bu yerleşimden o dönemdeki yönetimin haberdar olduğunu,

dairelerin emlak vergilerini uzun yıllardır davalıların ödediklerini, davanın, zilyetliğe dayalı olarak açılan saldırının önlenmesi davası olduğunun kabulü halinde, TMK’nın 984 üncü maddesi uyarınca, hak düşürücü sürenin sona erdiğini, el atmanın önlenmesi davası olarak nitelendirildiğinde ise bu davayı ancak malikin açabileceğini, davacı kooperatifin malik olmadığını, taşınmazın 2B arazisi olarak dava dışı üçüncü kişiler ve bir kısım davalılar adına tescil edildiğini, kooperatifin faaliyetlerine devam etmediğini, kamu borçlarını ödemediğini, maliye kayıtlarında re’sen terk olarak göründüğünü ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

3. Davalılar , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz başvuru dilekçesinde; mahkeme kararının infazının mümkün olmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, hüküm fıkrasında her bir davalının hangi daireyi tahliye edeceğinin gösterilmesi gerektiğini, davalılar arasında dava arkadaşlığı bulunmadığını, daha önce yatırdıkları temyiz harçlarının mahsup edilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, el atmanın önlenmesi davasının ancak malik tarafından açılabileceğini, kooperatifin taşınmaz üzerinde herhangi bir ayni hakkı bulunmadığını,

müvekillerin ana taşınmaz üzerinde hisseleri bulunduğunu, öte yandan hükümde davalı olarak gösterilen ... adında gerçek bir kişi bulunmadığını, dava değerinin her bir davalı açısından ayrı ayrı belirlenmesi, ayrı ayrı tahliye hükmü kurulması ve yargılama giderinin dava konusu yerin değerine göre belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, raporda davalıların ihraç edildiği belirtilmiş ise de hangi kararla nasıl ihraç edildiklerine dair bir gerekçeye yer verilmediğini, kooperatifin 1992-2006 yıllarına ilişkin kayıtlarının incelenmediğini, binalar kaçak olduğundan zilyetliğin korunmasının da mümkün olmadığını,

işgal edildiği iddia edilen daire sayısı 86 olduğu halde kooperatif tarafından 42 kişi aleyhine dava açıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile TMK’nın 981 vd. maddeleri

3. Değerlendirme

Davacı kooperatif dava konusu konutların kendisi tarafında inşa edildiğini, bu nedenle konutlarda davalılara göre üstün hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalıların konutlara yönelik el atmasının önlenmesini istemiştir.

Kooperatif 08.01.1993 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle, dava konusu konutların bulunduğu taşınmazdaki bir miktar hisseyi dava dışı kişiden satın almış, akabinde taşınmaz kooperatif adına tescil edilmiştir. Ancak, hazine tarafından açılan dava sonucunda, Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/284 E., 1993/593 K. sayılı kararıyla, öncesinde orman arazisi olması nedeniyle taşınmazın hazine adına tesciline karar verilmiştir. Karar Yargıtay denetiminden geçerek 11.03.1996 tarihinde kesinleşmiştir. Bu itibarla, dava tarihi olan 14.11.2007 tarihi itibariyle taşınmaz hazine adına kayıtlı olup, davacı kooperatif zilyetliğe dayalı olarak talepte bulunmaktadır.

6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda yapılan kullanım kadastrosu sırasında, taşınmazın beyanlar hanesine “işbu taşınmaz bahçe ve üzerindeki 3 adet 6 katlı apartman ekte belirtilen Yaşam Kent Sitesi kullanıcılarına aittir.” şerhi işlenmiş, eki listede aralarında davalıların da bulunduğu 42 kişinin ismine yer verilmiştir.

Davacı kooperatif tarafından İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2013/297 E. sayılı dosyasında, kullanım kadastrosuna itiraz davası açılmış olup, bu davanın red ile sonuçlanması halinde, kooperatifin zilyetliğe dayalı olarak el atmanın önlenmesi talebinde bulanabilmesinin hukuki dayanağı kalmayacağı, diğer bir anlatımla taraf sıfatının bulunmayacağı gözetilerek, anılan davada verilen kararın kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, hükmün bu nedenle temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekilleri hazır bulunan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ... ve ... yararına takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/991, K. 2023/2611, 5 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. V. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/991
Karar No
2023/2611
Tarih
5 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/991 K.2023/5674
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/993 K.2023/3617
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/997 K.2023/3658
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/1001 K.2023/5530
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/1002 K.2023/5676
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1005 K.2023/4917

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.