İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1240 K.2024/1582

Müdürlüğü Vekili

Esas2024/1240Karar2024/1582Tarih16 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.369 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2024/1240 E., 2024/1582 K.·Davalı-birleşen

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1214 E., 2024/115 K.
Dava tarihi
10.06.2016
Hüküm/karar
Asıl Dava Kabul, Birleşen Dava Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.369 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Müdürlüğü Vekili

İLK DERECE MAHKEMESİ

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI

2016/537 E., 2021/12 K.

KARAR

1-Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada yüklenici alacağının ve irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin tahsili, birleşen davada ise davacı idarenin müspet ve menfi zararlarının tahsili talep edilmiştir.

2-İlk derece mahkemesince, asıl dava bakımından, "davalı idarenin feshinin haklı olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle teminat mektubunun nakde çevrilmesinin yerinde olduğu, bu nedenle iadesine ilişkin talebin reddi gerektiği, Yargıtay Yerleşik İçtihatlarında sözleşmelerdeki 'işe bedelsiz el koyma' türündeki cezai şart düzenlemelerinin BK’nın 27. maddesi uyarınca bir tarafın ekonomik yönden mahvına neden olacak nitelikte olması halinde ahlaka, kamu düzenine aykırı olduğundan batıl olduğunun kabul edildiği, mahkemece bu doğrultuda davacı şirketin ekonomik durumunun araştırıldığı,

itibar olunan bilirkişi hesaplamalarına göre işin fiziki ilerleyişine göre 46.146.500,00 Euro somut imalat tutarı ve 7.701.300,00 Euro projelendirme, müşavirlik ve mobilizasyon harcamalarına karşılık olmak üzere, davacı yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalat ve zorunlu harcamalar-proje, müşavirlik ve mobilizasyon harcamaları- tutarının 53.847.800,00 Euro olduğunun belirlendiği, bu tutarın davacının öz sermayesine göre çok yüksek miktarı içerdiği ve incelenen davacı şirket kayıtlarına göre davacının iktisaden mahvına neden olacak nitelikte bulunduğunun belirgin olduğu,

bu nedenle anılan sözleşmedeki ceza koşuluna ilişkin düzenlemenin, yürürlükteki 6098 sayılı Kanunun 27. maddesi hükmü anlamında ahlaka ve kamu düzenine açıkça aykırı ve bu nedenle kesin hükümsüz addedilmesi gerektiği" gerekçesiyle, birleşen dava yönünden ise, "fesih halinde fesheden tarafın ancak menfi zararlarını talep edebileceği, müspet zararlarını talep edemeyeceğinin Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında kabul edildiği, davacının sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle müspet zarar talebinin yerinde olmadığı,

menfi zarar talebi yönünden ise mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davacının zararının bulunmadığı ve bu nedenle bu iddianın kanıtlanamadığı" gerekçesiyle asıl davada “davacının davalı tarafından el konulan iş bedeline ilişkin davasının dava ve ıslah tarihi ile temerrüd gerçekleşmekle bu tarihler dikkate alınarak 46.080.000,00 Euro'nun, 200.000,00 Euro'luk kısmının 10.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek, 45.880.000,00 Euro'luk kısmının 03.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline” birleşen davada ise, "davacının menfi ve müspet zarara ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.

3-İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından, davacının işin başlangıcından itibaren işin ifasına yönelik kredi temini yönünde başarılı olamadığı, bu nedenle de davacının işi öz varlığı ile tamamlamaya çalıştığı, taşeron ...

İnşaatın mali durumunun da işin bitirilmesi için yetersiz olduğu anlaşıldığından davacı yüklenicinin sözleşmenin feshinde kusurlu, davalı tarafça da sözleşmenin feshinden önce 2014 yılında süre tanınmış ise de, daha sonraki 01.12.2014 tarihli yazı ile iş programının uygulanması ve hız verilmesi durumunda işin durdurulmayacağının belirtildiği ve bu yazı ve sonrasında sözleşmenin 36/a maddesine göre süreli ihtar gönderilmeksizin sözleşmenin feshedildiği, bu nedenle de davalının da sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu,

böylece tarafların sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olduklarının kabulü gerektiği, her iki taraf kusurlu ise (ortak kusur) birbirlerinden tazminat talebinde bulunamayacakları ve sadece birbirlerinin mal varlıklarına kazandırdıkları artı değeri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilecekleri,tarafların ortak kusuru ile sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle verilen ve davalı idare tarafından irat kaydedilen kesin teminat mektubu bedelinin taleple bağlı kalınarak kabulü gerektiği, alınan ek bilirkişi raporunun asıl davada davacının,

sözleşmenin tarafların ortak kusuru nedeniyle feshedilmesinden dolayı yaptığı imalat bedeli ve talep edilebilecek alacak kapsamında, dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun ve denetlenebilir olduğu, bilirkişi raporu uyarınca, davacının talep edebileceği toplam alacak miktarının 50.359.177,34 Euro olduğu gerekçesiyle, birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, taraflar vekillerinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile kararın kaldırılmasına;

taleple bağlı kalınarak ve yapılan ıslah gözetilerek asıl davanın kabulü ile 46.080.000,00 Euro'nun 200.000,00 Euro'luk kısmına 10/06/2016 dava tarihinden, bakiyesi 45.880.000,00 Euro'nun ise 03.07.2019 ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

10.000,00 Euro'luk teminat mektubu bedelinin teminatın irad kaydedildiği 08.09.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

4-Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı taraflar vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizin 2023/800 Esas, 2023/2923 Karar sayılı ilamıyla, dava dışı şirketin kullandığı kredilerin faizi için bankalara yapmış olduğu 663.682,94 Euro ödemenin toplam alacağa eklenerek davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı,

yüklenici tarafından yapılan iş oranı dikkate alınarak müşavirlik hizmet bedelinin belirlenmesi gerekirken davalı vekilinin bu hususla ilgili bilirkişi raporuna yapmış olduğu itiraz da olduğu halde, ek raporda müşavirlik hizmeti bakımından değerlendirme yapılmaması ve mahkemece projelerin tamamının hazırlanmış olduğu gerekçesiyle proje ve müşavirlik hizmet bedeli bakımından teklif eki cetvelde yazılı miktarın tamamından davalının sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ve birleşen dosya davacısı ...

Genel Müdürlüğü yetkilileri tarafından imzalanmış olan 04.09.2015 tarihli tutanak ekindeki listede bulunan malzeme ve imalatlara idare tarafından el konulduğu, bu malzeme ve imalatların inşaatın kalanının yapımı sırasında idare yararına kullanılabileceği belirtilerek, tutanak ekinde bulunan malzemelerin bilirkişi raporunda tablo halinde gösterildiği ve raporun sonuç kısmında idare tarafından el konulan davacıya ait malzeme ve ekipman bedellerinden davacının talep edebileceği toplam bedelin, iş ilerleme oranları da dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu 3.853.011,42 Euro olduğunun hesaplandığı,

davalı idarenin, 21.11.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde “Ek raporun 7. sayfasında davacı şirketin demirbaş listesinde yer alan kalemlerin saha dışına çıkarılması ya da devredilmesine yönelik belge yer almadığı belirtilmekte ise de, fesihten sonra şantiye sahasındaki demirbaş ve malzemelerin davacı şirket tarafından saha dışına çıkarıldığına dair yazı ve tutanakların ekte sunulduğu” belirtilerek buna ilişkin belgelerin ek-3, 4,

5 ve 6 olarak itiraz dilekçesine eklendiği,ek bilirkişi raporuna anılan belgeler eklenerek davalı vekili tarafından itiraz edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince itirazları karşılayan ek rapor alınmadan karar verildiği, bu durumda mahkemece proje ve müşavirlik hizmet bedeli kalemi bakımından, bu iş kaleminin proje ve müşavirlik olarak iki ayrı işi kapsaması nedeniyle müşavirlik bedelinin de yapılan iş oranı dikkate alınarak hesaplanması için ek rapor alınması ve yine 04.09.2015 tarihli tutanaktaki malzeme ve ekipman bedellerinden davalı idarenin sorumlu olduğu miktarın tespiti yönünden, öncelikle davacı yükleniciden,

davalı idarenin itiraz dilekçesi ekinde sunduğu belgelere karşı beyanı sorulup tespit edildikten sonra, hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan, davalı idarenin bu alacak kalemine ilişkin itirazları yönünden itiraz dilekçesi ekindeki belgeler de dikkate alınarak gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp değerlendirilerek ve yatırım dönemi faizi ve komisyonları kalemi bakımından dava dışı şirketin kullandığı krediler için ödediği faizlerden davalının sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davacı ve birleşen dosya davalısı yüklenici vekilinin tüm,

davalı ve birleşen dosya davacısı idare vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

5-Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine 21.02.2024 tarihinde, asıl davanın kabulüne, 46.080.000,00 Euro'nun 200.000,00 Euro'luk kısmına 10.06.2016 dava tarihinden, bakiyesi 45.880.000,00 Euro'nun ise 03.07.2019 ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10.000,00 Euro'luk teminat mektubu bedelinin teminatın irad kaydedildiği 08.09.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

6-Bölge Adliye Mahkemesinin bozma üzerine verdiği ikinci karara karşı davalı ve birleşen dosyada davacı olan idare vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, bozma doğrultusunda karar verildiği ve istinaf nedenleriyle sınırlı, usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı, yine; mahkemece hükme esas alınan 19.01.2024 tarihli bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun olarak düzenlendiği ve içerik itibariyle yeterli ve denetime elverişli olduğu,

bilirkişilerce davalı idare vekilinin 21.11.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunulan belgelerin değerlendirildiği anlaşıldığından davalı ve birleşen dosya davacısı vekilinin ikinci temyizindeki sebepler yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı ve birleşen dosya davacısı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1240, K. 2024/1582, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1240
Karar No
2024/1582
Tarih
16 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/1241 K.2024/19122
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1241 K.2024/3811
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1242 K.2024/3812
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1243 K.2024/3802
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/1244 K.2024/5396
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1244 K.2024/3805

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.