KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1264 E., 2024/1585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/157 E., 2022/457 K.
- Dava tarihi
- 13.12.2004
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul-Kısmen Ret
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
1.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2.Mahkemenin bozma öncesi verdiği karar ile davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davaların husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
3. Mahkeme kararına karşı, davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 05.04.2018 tarihli, 2018/131 Esas, 2018/1369 Karar sayılı ilamı ile, "mahkemece davacı yana, davalı şirketin ihyasını sağlamak üzere dava açması için süre verilip, şirketin ihyası ve bundan sonra ihya edilen şirkete tebligat yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın sonuçlandırılması gerektiği" belirtilerek karar davacının sair temyiz itirazları incelenmeksizin davacı yararına bozulmuştur.
4. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı şirket tarafından yapılan binanın depremde zarar görmesi nedeniyle doğan zarardan davalının sorumlu olup olmadığı ve sorumluluğun kapsamı konusunda olduğu,bilirkişi asıl ve ek raporlarına göre, dava konusu binaların 1975 tarihli yönetmelik hükümlerine göre yapıldığı, ancak beton dayanımlarının düşük olması ve etriye sıkıştırmalarının yapılmaması nedeniyle gizli ayıplı olduğu, bu nedenle de taşıyıcı bazı yapı elemanlarının kesitlerinin yetersiz olduğu, binanın onarılarak ve güçlendirilerek yeniden kullanımının teknik açıdan mümkün olmadığı,
2003 tarihi itibariyle toplam zararın (yapım bedeli ve yıkım bedeli) 449.438,40 TL olduğunun tespit edildiği, yüksek mahkeme uygulamalarına göre gizli ayıbın ve nedeninin tespit edilmesi halinde güçlendirme veya yeniden yapım bedelinin ayıpların ortaya çıktığı yılın mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerektiği, bu nedenle bilirkişiler tarafından yapılan 2003 yılı hesaplamalarına itibar edildiği belirtilerek, davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davaların husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
5.Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği; mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; mahkemece alınan bilirkişi asıl raporu ve itirazlar üzerine alınan ek raporların olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli oldukları, dava taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup, sözleşmede şirket temsilcilerinin kişisel sorumluluklarına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi bu kişilere yüklenmiş bir edimin de yer almadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1264, K. 2024/1585, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama