KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1453 E., 2024/2874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/363 E., 2024/542 K.
- Şikayetçi
- 1-... 2-... vekili Avukat ...
- Şikayet olunan
- ... vekili Avukat ...
- Şikayet tarihi
- 26.06.2023
- Karar
- Esastan Red
- Şikayet eden
- Şikayetçi ... vekili
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/223 E., 2024/10 K.
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma
Şikayetçiler vekili şikayet dilekçesinde özetle, kendilerinin sıra cetvelinde borçlu olduklarını, 1 ve 2. sıradaki alacak miktarlarının yanlış hesaplandığını belirterek, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, sıra cetvelindeki alacaklıların alacak miktarı bilirkişi raporu ile hesaplattırılarak şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı şikayetçi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı şikayetçi vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; taraf ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usulü işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince, bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceğinden sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorundadır.
Bir başka anlatımla sıfat; dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.
O halde; dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir. Mahkemenin, taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.
2004 sayılı İİK'nın 142.maddesi "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.
Dava basit yargılama usulüyle görülür.
İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle
icra mahkemesine arzolunur." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; şikayetçi borçluların dilekçesinde ve yargılama aşamasında ileri sürdüğü beyanlarında, sıra cetvelinde birinci sırada ve ikinci sırada yer alan şikayet olunan alacaklıların alacak miktarlarının yanlış hesaplandığı ileri sürülerek şikayetçi olduğu, şikayet hakkının bu sıralardan sonra gelen ve alacakları etkilenme ihtimali olan alacaklılara ait olduğu borçluya bu hak tanınmadığı şikayetin yasal dayanağının İİK'nın 142.maddesi olduğu bu maddeye göre her alacaklı ibaresinden bahsedildiğine göre, borçlunun bu neviden bir itiraz hakkı bulunmadığı, bu durumda açılan davada aktif dava ehliyetinin olmadığı,
İİK.m.142 kapsamında borçlunun sıra cetveline şikayet hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, aktif dava ehliyeti yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1453, K. 2024/2874, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama