KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1585 E., 2024/5027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2335 E., 2024/562 K.
- Karar
- Esasdan Red
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/56 E., 2022/315 K.
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
1- İlk Derece Mahkemesince, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan temliken tescil kabul edilmezse tazminat alacağına ilişkin davada tapu iptali ve tescil isteminin reddi ile davalı yüklenici İlim Mimarlık Otomotiv Müh.Teks.İnşaat Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti.'ye karşı açılan tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı iki ayrı davalı olup davacının her bir davalıdan talebi farklı olduğuna göre davalı ... lehine takdir olunan vekalet ücretinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, yükleniciye düşen daireyi inşaatta yapılacak iş karşılığı, temlik aldığını, ancak tapusunun kendisine verilmediğini iddia ederek, hem tapu kayıt malikine hem de yükleniciye karşı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsiline dair dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda tapu iptali ve tescil isteminin reddi ile davalı yüklenici İlim Mimarlık Otomotiv Müh. Teks. İnşaat Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye karşı açılan tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda: Davacı, davaya konu taşınmazın yüklenicisi olan, davalı şirket yetkilisi, Levent Ragıp Hayırlıoğlu ile 04.10.2016 tarihli sözleşme ile inşaatta yarım kalan işlerin yapılması karşılığında 11 no.lu bağımsız bölümün devrinin kendisine taahhüt edildiğini, işi bitirmesine rağmen, taşınmazın diğer davalı ...'a devredilmesi nedeniyle, kendisine tapu devri yapılmadığını, ...'ın davalı şirketle ortak iş yaptığını, davaya konu dairenin kendisine temlik edildiğini bilmesine rağmen, tapuda devir alması nedeniyle iyi niyetli olmadığını,
bu nedenle tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde iş karşılığı harcanan 235.000,00 Türk Lirası bedelin denkleştirici adalete göre hesaplanacak karşılığını talep etmiştir.
Davaya konu taşınmazın, davacı ile yapılan sözleşme öncesi, davalı yüklenici şirket tarafından, diğer davalıya satılmış olması nedeniyle, tapu iptal ve tescil talebinin reddine, her ne kadar yüklenici şirket yetkilisi ile yapılan, temlik sözleşmesi geçerli olsa da, aradan geçen süre, paranın alım gücü gözetilerek, hakkaniyet gereği, taleple bağlı kalınarak, denkleştirici adalet hesabına göre, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş tapu iptali tescil talebi reddedildiği için de davacıdan nispi vekalet ücreti alınmasına karar verilmiştir.
Oysaki davacının iddiası tektir dava ettiği taşınmazın kendisine ait olduğu ve tapusunun kendisine verilmesi, olmadığı takdirde tapu bedelinin kendisine ödenmesini talep etmiştir. Davacının iddiası doğrulanmış dava ettiği taşınmazın kendisine ait olduğu tespit edilmiş, ancak tapu maliki kişinin iyi niyetli sayılması neticesinde tapunun verilemeyeceğinden bedelin tahsiline hükmedilmiştir. Davacı iddiasını ispat etmiş ancak birinci talebi karşılanmamıştır, bu yüzden aleyhine nispi vekalet ücreti uygulanmamalıdır.
Bu sebeplerle; dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda verilen onama kararına, davacıdan alınmasına karar verilen nispi vekalet ücretinin maktu olması ve bu yönden bozma kararı ya da düzelterek onama kararı verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne kısmen muhalifiz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1585, K. 2024/5027, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama