KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1589 E., 2024/3364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/2339 E., 2024/346 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/934 E., 2019/1342 K.
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali davasında geçerli bir ihraç kararından söz edilebilmesi için iki ihtarname olması gerektiği, iki ihtarnamede aynı tutarın istenmediği, borçlarının hangi tarihten hangi tarihe kadar olduğu hususunun belirtilmediği gibi aidat ve gecikme faizi ay ve yıl olarak detaylı gösterilmediği, iki ihtarname arasında 30 gün değil 13 gün olduğu, istenen tutarların da toplam borç miktarını göstermekle yetinildiği, bu durumda usulüne uygun olmayan ihtarnamelere dayanarak davacı hakkında alınan ihraç kararının yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen ihtarnamelerde ödenmesi istenen borcun neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olmadığı, ikinci ihtarda ihtarname giderinin de eklendiği ve iki ihtarnamede miktar bakımından fark oluştuğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacıya gönderilen ihtarnamelerin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 27. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 14. maddelerine uygun düzenlenmediği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1589, K. 2024/3364, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama