İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1619 K.2024/1902

1- İlk derece mahkemesince, RES katkı payı sözleşmesi kapsamında fazla ödenen bedelin istirdatı, muarazanın men'i ile sözleşmenin uyarlanması davasında sözleşme ve yönetmelikte enflasyondaki yıllık fiyat artışlarının kümülatif olarak hesaplanacağına dair…

Esas2024/1619Karar2024/1902Tarih3 Haziran 2024Okuma5 dk · 970 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2024/1619 E., 2024/1902 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1120 E., 2023/680 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2020/150 E., 2021/60 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

970 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

1- İlk derece mahkemesince, RES katkı payı sözleşmesi kapsamında fazla ödenen bedelin istirdatı, muarazanın men'i ile sözleşmenin uyarlanması davasında sözleşme ve yönetmelikte enflasyondaki yıllık fiyat artışlarının kümülatif olarak hesaplanacağına dair bir hüküm bulunmadığı, davalı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı sözleşmeden önceki teklif mektubunda belirtilen kriterlere göre hesaplama yapılarak ve yıllık fiyat artışları kümülatif olarak hesaplanarak fatura tanzim edilmesinin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğu,

taraflar arasındaki birim fiyat hesaplaması hususundaki ihtilafta yarışmadaki teklif ve taahhüt değil sözleşme hükmünün uygulanması suretiyle muarazanın giderilmesine, sözleşmedeki hesaplamaya göre fazladan tahsil edilen 9.102.795,19 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, uyarlama talebi yönünden tarafların ahde vefa ilkesi uyarınca sözleşmeyle bağlı olduğu, somut olayda sözleşmenin uyarlanmasını gerektirecek kriterlerin mevcut olmadığından uyarlama talebinin reddine karar verilmiştir.

2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından; talep edilen bedele borçlunun bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz istenebileceği, davacı tarafından davalının davadan önce TBK'nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün iddia edilmediği ve ihtarname sunulmadığı gözetilerek,

kabulüne karar verilen alacağa dava tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

3- Bu karara karşı davalı vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

3.1. Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalının ana statüsünde özel hukuk hükümlerine tabi olduğunun açıkça düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin idari sözleşme olmadığı, sözleşmenin 3 üncü maddesinde katkı payı tutarının hesaplamasında yıllık tüketici fiyat endeksinin güncelleştirilmesine dair hükmün bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.2. Dosya kapsamına göre vekalet ücreti yönünden istinaf mahkemesinin karar tarihinde geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile İlk derece mahkemesinin karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının "Hüküm" bölümünün 2 nci fıkrası "H" bendindeki "179.652,95 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "329.027,95 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Borçlar Kanununa göre; borcun kaynakları sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmedir. Bunun dışında borcun kaynağı bir kanun hükmü de olabilir.

Sözleşmeden doğan borçlarda, borçlunun borcunu anlaşmaya uygun olarak yerine getirmesi gerekir. Borçlu anlaşmaya uygun hareket etmezse, alacaklı borca aykırılık hükümlerini işletir ve mümkün ise borcun aynen ifasını, değilse doğan zararının giderilmesini talep eder. Haksız fiilde de uğranılan zararların giderilmesi talep edilir. Sebepsiz zenginleşmede ise, sadece mal varlığındaki eksilmenin giderilmesinin talep edilmesi söz konusudur. Borcun kaynağı bunların dışında bir kanun hükmü ise, kanundaki düzenlemenin içeriğine bakılarak sonuca gidilecektir.

Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması halinde, uyuşmazlığın da sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Tarafların sözleşme hükümlerini farklı yorumlamaları sonucu sözleşme kapsamını aşan bir ödeme yapılmak zorunda kalınmış olması halinde dahi bunun iadesinin istenmesinin dayanağı akde aykırılık hükümleri olup talebin sebepsiz zenginleşmeye dayandığı sonucuna varılmasını gerektirmez.

Borçlunun temerrüdünün düzenlendiği TBK 117. madde hükmüne göre; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.

Hükümde temerrüt için ihtarın gerektiği ana kural olarak belirtilmiş ve bu kuralın istisnası olarak ihtar gerekmeyen haller sayılmıştır. İstisna olarak ihtarın yararsız ve gereksiz olması hali sayılmamış ise de dürüstlük kuralının sonucu olarak bu halde de ihtar gerekmeksizin alacağın muaccel olmasıyla birlikte temerrüdün gerçekleşeceği kabul edilmelidir.

Öğretide de borcun muaccel olmasından önce borçlunun alacaklıya borcu ifa etmeyeceğini açık olarak bildirmiş ise artık ihtara gerek olmadığı, zira bu beyan ile borcu ifa etmeme iradesi önceden kesin olarak açıklanmış olduğundan yapılacak bir ihtarın hiç bir yararı olmadığı kabul edilmektedir.

(Eren Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 22. Baskı (2017) sayfa: 1125, Tekinay/Akman/Burcuoğlu,Altop Borçlar Hukuku Genel Hükümler 7. Bası sf:918, Kılıçoğlu Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 18. Bası sf: 693)

Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davalı tarafından düzenlenerek davacıya gönderilen faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun düzenlenmediği, toplanan deliller ile ispatlanmıştır. Davacı, düzenlenen faturayı ödemiş ise de; fatura miktarına karşı çıktığı ve ihtirazi kayıtla ödeme yaptığı anlaşılmıştır. İhtirazi kayıtla ödeme yapılmış olması alacaklı davalının fatura miktarının doğru olduğu konusundaki ısrarını ortaya koyduğu kadar bu paranın ödenmesi halinde geri verilmeyeceği iradesini de ortaya koyar. Davalının bu davadaki savunmaları ile de bu iradenin varlığı vurgulanmış durumdadır.

Bu durumda, davacı tarafından bu miktarın kendisine ödenmesi için ihtar çekilmesinin yararsız ve gereksiz olduğu açıkça anlaşıldığından, davalı temerrüdü ihtirazi kayıtla ödemenin yapıldığı tarihte gerçekleşmiştir. Temerrüdün gerçekleştiği ödeme tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken, temerrüt ihtarı bulunmadığı gerekçesiyle dava tarihinden faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Diğer yönlerden katılmakta isem de, ödeme tarihinden faize hükmedilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddi yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1619, K. 2024/1902, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1619
Karar No
2024/1902
Tarih
3 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1619 K.2024/7581
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1620 K.2024/1945
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1620 K.2024/7619
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/1621 K.2024/7288
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1623 K.2024/6745
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/1624 K.2024/6594

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.