KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1834 E., 2025/2861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/773 E., 2019/73 K.
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 12.04.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, ihaleye katılarak teklif veren ancak teklif ekinde analiz formatına uygun analizin verilmediği gerekçesiyle teklifi değerlendirilmeyen dava dışı ... Ltd.
Şti.nin ihalenin iptali istemi ile idare mahkemesinde dava açtığını, mahkemece dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Kamu İhale Kurumu'nun itirazen şikayetin reddine ilişkin işlemin iptaline karar verildiğini ve işin ... Ltd.
Şti.'ye verilmesi sebebiyle davalı tarafından işin durdurulduğunu ileri sürerek, sözleşmenin geçerliliğinin tespitine, sözleşme bedelinin %5'i oranında 246.952,55 TL tazminat, 100.000,00 TL kâr mahrumiyeti ile sözleşme gereğince yapılan harcama tutarı olan 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah yoluyla kâr mahrumiyeti istemini 158.017,63 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin kararı tebliğ edildikten sonra işin durdurulduğunu, bu durumun davacıya bildirildiğini ve işin dava dışı ... Ltd. Şti.ne bırakıldığını, 16.04.2010 işe başlama tarihi ile işin durdurulduğu 12.05.2010 tarihi arasında davacı tarafından fiili bir çalışmanın yapılmadığını, şantiye binası kurulmadığını, kesin teminat mektubunun iade edildiğini, bu nedenle sözleşme giderleri dışında herhangi bir masraf yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.01.2013 tarihli kararı ile işin ... İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesi sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin idare tarafından eylemli olarak feshedildiği, sözleşmenin sona ermesinde davacıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, davalının kusuru ile sözleşmenin sona erdiğinden davacı yüklenicinin bu nedenle uğradığı zarar ve kâr kaybını talepte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile sözleşme nedeniyle yapılan masraflar toplamı 94.419,06 TL ile 158.017,63 TL kâr kaybı alacağının faizin niteliği ve oranı belirtilmediğinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sözleşmede fesih halinde %5 tazminat ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından bu kaleme ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 22.01.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, davalı vekili temyizi yönünden dava dışı ... İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan iptal davasının kabul edilmesi sonucunda idari yargı kararı gereğince ... İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd.
Şti. ile sözleşme imzalanmış olup; bu halde ilk olarak kendisi ile sözleşme imzalanıp yer teslimi yapılan davacı yüklenici ile sözleşmenin uygulanma imkanı kalmadığı sözleşmenin ifası imkânsız hale geldiği ve hukuki imkânsızlık doğduğu, davalı idarenin yönetmelik hükümleri gereği ihale isteklilerinden talep ettiği belgenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10. maddesinde yer almadığından dava dışı ... İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd.
Şti.nin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına dair idari işleme ilişkin Kamu İhale Kurulu'na yapılan itirazen şikayet başvurusunun red edilmesi ve bu red kararının iptali için idari yargıda açılan iptâl davasının kabul edilmesi neticesinde Kamu İhale Kurulu tarafından da düzenleyici işlem yapılması yönünde karar verilmesi sonucunda davacı yüklenici ile yapılan sözleşmenin fiilen uygulanma imkanının kalmayıp idareye kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı,
o halde sözleşmenin hukuki imkânsızlık sonucu ifa edilemeyeceği kabul edilip, sözleşme sonrası objektif imkânsızlık haline göre uyuşmazlık sonuçlandırılması gerektiği, buna göre de davacının ancak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri isteyebileceği, kâr kaybı (olumlu zarar) isteyemeyeceği, mahkemece davacının kâr kaybına ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı,
davacı vekili temyizi yönünden ise dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 12/3. maddesi uyarınca her nevi inşaat işinin ticari iş olması nedeni ile davacının ticari faizi talep hakkı olduğu gözetilmeden mahkemece hüküm altına alınan miktara yasal faiz yürütülmüş olmasının HMK’nın 26. maddesine aykırı olduğu, davada kabul edilen bedel üzerinden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının da doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin gereği yetkili olarak sona ermesinde davalı idareye kusur yükletilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmenin hukuki imkansızlık sonucu sona ermiş olması nedeniyle davacının kâr kaybı nedeniyle tazminat talep edemeyeceği ancak davacının iş bu sözleşme ile yaptığı, noter ve teminat giderleri, karar pulu vs. harcamaları davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 94.419,06 TL'nin davalıdan tahsiline alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi ticari faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Sözleşme hukuki imkansızlık nedeniyle sona erdiğinden davacının yaptığı giderlerin idare tarafından tazmin edilmesi ve bu alacağa ticari faiz uygulanmasının doğru olmadığını, b. Davacının işe başladığı 16.04.2010 tarihi ile işin durdurulduğu 12.05.2010 tarihi arasında herhangi bir şantiye kurulmadığı gibi işyerinde bir çalışmada yapılmadığını, talep üzerine teminat mektubunun da iade edildiğini, yapılan masraflardan idarenin sorumlu olmayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine,bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin feshi nedeniyle menfi ve müspet zarar istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1834, K. 2025/2861, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama