KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/2073 E., 2024/4831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/286 E., 2024/125 K.
- Karar
- Asıl ve Birleşen Davanın Kabulü
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma
1- Mahkemece, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescili davasında davacı yüklenicinin sunduğu sözleşmelerde tarafların takas işlemi hususunda anlaştıkları görülmekte ise de, bu sözleşmelerin taşınmazın mülkiyetinin davacıya geçtiğini göstermeyeceği, davacının davasını dayandırdığı noter sözleşmelerinin işlevini tamamlaması ve taşınmazın mülkiyetinin davacıya geçmesi için tescilinin de yapılmış olması gerektiği, ancak taşınmazın sözleşmede belirtildiği şekilde tapuda devrinin yapılmadığı ve bu şekilde sözleşmenin fiilen uygulanmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-Mahkemenin bu kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 14.05.2015 tarih, 2015/1039 E. ve 2015/3728 K. sayılı ilamıyla ve davalının dava konusu sözleşmenin tarafı olan arsa sahibi ...’nun mirasçısı olduğu, dosyada mevcut veraset ilamına göre, murisin davalı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, taraf teşkilinin kamu düzeninden olduğu, davalı dışındaki diğer mirasçıların da taraf olarak yer alması gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
3-Mahkeme bozma üzerine verdiği ikinci kararında, bozma ilamında belirtilen usuli eksikliklerin tamamlandığı, esasa ilişkin bozma kararı bulunmadığı, taraf teşkili yönünden, usule ilişkin bozma karar verildiği, ayrıca bozma öncesi mahkemece verilen ret kararının davalılar yönünden müktesep hak teşkil ettiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
4- Mahkemenin bu kararına karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 12.10.2022 tarih, 2022/2240 E. ve 2020/2760 K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine,
Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 28.06.2021tarih, 2021/412 E. ve 2021/3040 K. sayılı ilamıyla, gerekçede önceki bozma ilamı dikkate alınarak usulü müktesep hak oluştuğu kabul edilmiş ve incelemeye konu kararda esasa ilişkin inceleme yapılmamış ise de, ilk bozma taraf teşkili sağlanmasına yönelik usule ilişkin bozma olup daha önce verilen kararda esasa ilişkin temyiz istemleri incelenmediğinden bu karara uyulması usulü müktesep hak oluşturmayacağı,
davanın esasına girilerek tarafların talepleri ve aralarındaki sözleşmeye göre edimlerini ifa edip etmedikleri incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile asıl ve birleşen davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Mahkeme bozma üzerine verdiği üçüncü kararında, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6-Mahkemenin bu kararına karşı asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.03.2023 tarih, 2022/1351 E. ve 2023/1080 K. sayılı ilamıyla ve kararın gerekçe bölümünde işin esasıyla ilgili davanın kabulü gerekçesi bulunmamakta olduğu, gerekçesi olmayan bu kararın temyiz incelemesinin de yapılamayacağı, gerekçesiz karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir.
7-Mahkeme bozma üzerine verdiği dördüncü kararında, asıl ve birleşen davada davacı tarafça asıl ve birleşen davada davalıların murisi ...'na 6 parseldeki 61/122 hissesine takas karşılığı verilmesi taahhüt edilen 256 parsel sayılı taşınmazdaki 10/444 hissenin muris ... adına mahkeme kararı ile hükmen tescil edildiği, buna mukabil sözleşme gereği davacıya verilmesi vaat edilen davaya konu 6 parsel sayılı taşınmazda 61/122 hissenin muris ... tarafından davacıya temlik edilmediği, sözleşmede tarafların edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmesi kuralının ihlal edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin bozma üzerine verdiği dördüncü karara karşı asıl ve birleşen davada davalılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/1220 E. sayılı dosyasında asıl ve birleşen davada davacı yüklenicinin edimini ifa ettiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2073, K. 2024/4831, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama