KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/2154 E., 2025/1892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/926 E., 2024/333 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/432 E., 2023/133 K.
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı ....
Yapı Grup şirketiyle imzaladığı sözleşme uyarınca hafriyat işleri yaptığını, dava dışı yüklenici şirketten ödemelerini tahsil edemediğini, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 6/A maddesi uyarınca, hafriyat işi yaptığı taşınmazların tapuları ile beraber Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na devredildiğini, 6306 sayılı Kanun'un 6/A maddesinin 6. fıkrası gereğince taşınmazları devir alan davalılara mahsuplaşma için talepte bulunulduğunu ancak geri dönüş alınamadığını, Emlak Konut GYO A.Ş. aracılığıyla projelerin ihale yapılarak başka firmalara verildiğini,
yeni ihalede hafriyat bedelinin eklenmediğini, davalı tarafların sebepsiz zenginleştiğini, ileri sürerek projelerdeki hafriyat bedellerin hesaplanmasını, belirlenen tutar karşılığı sebepsiz zenginleşmelerin tahsili ile şimdilik 9.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacının davaya konu taleplerinin muhatabının dava dilekçesinde de belirttiği üzere sözleşme imzaladığı ... Yapı Grubu Şirketleri olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Emlak GYO A.Ş. vekil cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının alacağını dava dışı yüklenici şirketten talep etmesi gerektiğini, müvekkilinin Bakanlık tarafından görevlendirildiğini, vekaleten işlem yapan müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalılar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı, davacı, hafriyatını yaptığı işlerin faturalarını dava dışı ... Yapı Konut A.Ş'ye kestiği, davacının taşeron olarak hafriyatını yaptığı projelere ilişkin sözleşmelerin 6306 sayılı Yasa uyarınca davalı Bakanlığa devredilmiş olmasının ve diğer davalı Emlak Konut A.Ş. tarafından da yeniden ihaleye çıkarılmış olmasının sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacağı, söz konusu devir nedeniyle sözleşmelerin tarafı olmayan davacının mahsuplaşma talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı kurumlar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, kanunla mahsuplaşma işlemlerinin iş sahibi yüklenici ile davalı kurumlar arasında yapılmasının kararlaştırıldığı, sözleşmenin tarafı olmayan davacının mahsuplaşma talebinde bulunamayacağı ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın dayanağının sebepsiz zenginleşme olduğunu, müvekkili şirketin taşeron olarak yüklenici ... Yapı Grup içi şirketleri tarafından ihalesi kazanılan dört konut projesinin taşeron firma olarak tüm hafriyat işlerini tamamladığını, ancak yüklenici ...
Yapı Grup şirketlerinden alacağını tahsil edemediğini, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında hafriyatını yaptığı taşınmazların Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na devredildiğini, 6306 sayılı Kanun 6/A maddesinin 6. fıkrası gereğince mahsuplaşma için yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını, projelerin ihale ile Emlak Konut GYO A.Ş. aracılığıyla, başka müteahhit firmalara verildiğini, davalıların sebepsiz zenginleştiğini,
mahkemece müvekkili şirketin yüklenici sıfatı olmadığından mahsuplaşma talep yetkisi olmadığına ilişkin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2154, K. 2025/1892, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama