İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/293 K.2025/858

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün…

Esas2024/293Karar2025/858Tarih4 Mart 2025Okuma7 dk · 1.426 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2024/293 E., 2025/858 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2025
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1004 E., 2023/1692 K.
İlk derece mahkemesi
Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/102 E., 2023/169 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.426 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadığı anlaşılmakla dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yapı müteahhidi olduğunu, davalı arsa sahipleri ile davacı arasında, Kocaeli İli, Başiskele İlçesi, 311 ada, 6 parselde kayıtlı bulunan taşınmaza ilişkin olarak, Kocaeli 3. Noterliği'nin 01.07.2013 tarihli ve 15622 yevmiye no.lu Düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 3. maddesine göre imar planı dahilinde ortaya çıkacak bağımsız bölümlerin 8 adedinin arsa sahiplerine verileceğini, 6. madde gereği ise yapılacak binaların kaba inşaatı tamamlandığında müteahhide satış yetkisi verileceğini ve müteahhide devrinin yapılacağını,

arsa sahipleri tarafından kaba inşaat bitiminde müteahhide yapılacak devirlerin, tapu sicil müdürlüğünde gerçekleştirilmediğini, bu nedenle inşaatın tamamlanmasının sözleşme süresini doğal olarak aştığını, yüklenici tarafından toplamda 30 adet bağımsız bölüm inşa edildiğini ve inşaatların %97 aşamasına getirildiğini, buna rağmen arsa sahipleri tarafından devamlı şekilde, imzalanan sözleşmenin 6. maddesine aykırı hareket edildiğini, bunun neticesinde müvekkilinin mali yönden sıkıntıya girmesine sebebiyet verildiğini, belli bir zamandan sonra arsa sahiplerinin daire devirlerine müdahale etmesi,

alıcılara zorluklar çıkarması sebebi ile inşaatın durduğunu, açıklanan nedenlerle, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa malikleri tarafından tek taraflı olarak usul ve yasaya aykırı şekilde haksız feshinden kaynaklanan maddi zararlarının tespitini, şimdilik 30.000,00 TL olan maddi zararlarının yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP ve KARŞI DAVA

Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı tarafın edimlerine uymayarak müvekkillerini ağır derecede mağdur ettiğini, imzalanan sözleşme uyarınca arsada 2 blok ve toplam 24 daire yapılacağını, imal edilecek dairelerin 8 adedinin müvekkillerine 16 adedinin ise davacıya ait olduğunu, ancak daha sonra davacının arsada 2 blok 24 daire değil, 3 blok 31 daire yapacağını belirttiğini, müvekkillerinin de buna rıza gösterdiğini, ancak müvekkillerinin ısrarlı taleplerine rağmen davacı müteahhidin, noter harç ve masraflarını gerekçe göstererek bu konuda yeni ya da ek bir sözleşme yapılmasına yanaşmadığını, inşaatın bitirilmeme sebebinin,

davacının söz konusu dönemde, birçok inşaat işine birlikte girişmesi olduğunu, davacının 2018 yılında müvekkillerinden yeniden ek süre istediğini ve 17.10.2018 tarihinde tarafların son kez bir araya gelerek düzenleme suretiyle gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine ek sözleşme başlığı altındaki sözleşmeyi yaptıklarını, ancak davacının, müvekkillerinin tüm iyi niyet ve sabrına karşılık ek sözleşme şartlarına da riayet etmediğini, 30.05.2019 tarihinde bitmesi gereken inşaatı bitirip teslim etmediğini ve eksikliklerini de tamamlamadığını, davacının, müvekkillerinden alacaklı olması bir yana hali hazırda davacının müvekkillerine borcu olduğunu,

zira taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının geç teslim durumunda daire başına kira bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak bu bedeli de ödemediğini, taraflar arasındaki söz konusu ihtilaftan ötürü, karşı tarafın, 17.10.2018 tarihli sözleşme gereği edimini ifa etmemesi nedeni ile her bir müvekkili için 25.000,00 TL olmak üzere toplamda 50.000,00 TL birikmiş kira alacağından kaynaklı borcu bulunduğunu, yine ilgili sözleşme gereğince her bir müvekkili lehine ödenmesi gereken, aylık 4.000,00 TL'den az olmamak üzere toplamda 4 ay karşılığı 32.000,00 TL'nin karşı taraftan yasal faizi ile birlikte tahsili gerektiğini,

karşı tarafça edimin ifa edilmemesinden kaynaklı sebeplerle, yeni bir müteahhit ile anlaşmak zorunda kalan müvekkillerinin ...'ya devredilmesi söz konusu olan dairenin sarf edilen masraf ve giderlere yetmemesi nedeni ile 17.10.2018 tarihli sözleşme gereği uhdesinde kalan dairenin de devrini yapmak zorunda kalmalarından kaynaklı maddi zararlarının oluştuğunu, açıklanan nedenlerle karşı davanın kabulü ile müvekkili alacaklarının tespiti ve yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "asıl davanın kabulü ile 1.370.250,00 TL tazminat bedelinin davalılardan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, Karşı davanın kabulü ile 82.000,00 TL tazminat bedelinin davalıdan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle alınıp davacılara verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı yüklenicinin işi tamamlamadığı ihtilafsız olup, davalı arsa sahiplerinin 23.8.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmenin ileriye dönük feshi ile inşaatın eksik kısımlarının yeni bir yükleniciyle yaptıkları sözleşme uyarınca işin tamamlandığının anlaşıldığı, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği anlaşılmaktadır.

Davalı arsa sahipleri, davacı yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişilere tapu devri gerçekleştirmiş olup, söz konusu bağımsız bölümlerin tapusunun iptalini talep etmediğinden ve mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile davacı yüklenici tarafından gerçekleştirilen tamamlanma oranı %91,35 olarak belirlendiğinden sözleşmenin ileriye etkili olarak feshine karar vermek gerekmiştir.

Sözleşmenin ileriye etkili feshinin doğal sonucu olarak sözleşmeye göre yükleniciye verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümler ve bunlara isabet eden arsa payına göre yüklenici işi hangi seviyede tamamlamışsa o seviyeye isabet edecek arsa payı ve bağımsız bölüme hak kazanacağı kabul edilmektedir.

Yukarıda belirtildiği üzere davacı yüklenicinin gerçekleştirdiği fiziki seviye %91,35 olduğundan, davacı yüklenici işin tamamını yapmış olsaydı sözleşme ve paylaşım uyarınca 21 adet bağımsız bölüm devralacak iken gerçekleştirdiği %91,35 fiziki seviye itibariyle alması gereken bağımsız bölüm adedi (21x%91,35=) 19,18 adet daireden ibarettir.

Davacı, kendisine devri yapılmayan daire adedinin 4 olduğunu iddia etmekte, davalılar ise, devri yapılmayan daire adedinin 2 olduğunu savunmaktadır. 17.10.2018 tarihli tadil sözleşmesinin 5. maddesinde açıkça davalı arsa sahiplerinin davacıya devretmeleri gereken bağımsız bölüm adedinin 2 adet olduğu taraflarca kabul edilmiştir.

Bu durumda davalı arsa sahiplerinin davacı yükleniciye ve onun talimatıyla dava dışı üçüncü kişilere toplamda 19 adet bağımsız bölümün devrini yaptıkları anlaşıldığından davalıların bu miktar daireler nedeniyle davacıya karşı bedel sorumlulukları bulunmamaktadır.

Bu nedenle davacının davalı arsa sahiplerinden hakettiği bakiye 0,18 daire bedeli alacağı bulunmaktadır ki bunun da dava tarihindeki değeri 375.000x0,18=67,500 TL olduğundan mahkemece bu miktar yönünden asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı arsa sahiplerinin asıl davaya yönelik istinafları kısmen yerinde görülmüştür.

Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede. 17.10.2018 tarihli tadil sözleşmesinin 3.3 ve 3.4 maddeleri uyarınca karşı davacıların talep edebileceği tazminat miktarı mahkemece hükme dayanak bilirkişi raporu ile 82.000,00 TL olarak tespit edilmiş olup, bilirkişice yapılan hesaplama sözleşme hükümlerine uygundur.

Bundan ayrı olarak karşı davacılar, davacıya devredilmesi gereken dairenin bedelinin inşaatın eksik işlerini karşılamaya yetmemesi nedeniyle yapmak zorunda kaldığı masrafların tahsilinin talep etmiş iseler de, yukarıda yapılan ileriye etkili fesih ve tasfiye işlemi uyarınca davalı arsa sahiplerinin davacıdan eksik işler nedeniyle alacak talebinin sözkonusu olamayacağı açık olduğundan karşı davacıların karşı davada verilen hükme yönelik istinafları yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle davalı arsa sahipleri vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, karşı davaya yönelik istinaflarının esastan reddine,

İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına ve "Taraflar arasında kararlaştırılan Kocaeli 3. Noterliği'nin 01.07.2013 tarihli ve 15622 yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve 17.10.2018 tarihli tadil sözleşmesinin ileriye etkili şekilde feshine,asıl davanın kısmen kabulü ile, 67.500,00 TL tazminat bedelinin davalılardan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davada, 82.000,00 TL tazminat bedelinin davalıdan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle alınıp davacılara verilmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde,

a. Arsa maliklerinin usulsüz şekilde geriye dönük fesih özelliğinde fesih presedürü işlettiklerinin somut belge ve bilgilerden anlaşıldığını,

b. Anasözleşmenin ayakta olup, uyuşmazlığın çözümünde objektif değerlendirme ve inşaat durumunun dikkate alınarak tazminat ve zarar miktarının hesaplanması gerektiğini,

c. Anasözleşmenin 6. maddesine riayet etmeyen arsa maliklerinin sözleşmeden dönme koşulları oluşmadığı için ana sözleşmeyi feshedemeyeceklerini,

d.Dava dosyasında bulunan bilirkişi raporunun teknik olarak yetersiz olup, talep ettikleri hiçbir hesaplamanın yapılmadığını beyan etmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

B. Değerlendirme ve Sonuç

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yüklenici tarafından açılan asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklı devredilmeyen daire bedellerinin tahsili istemine, arsa sahipleri tarafından açılan karşı dava ise alacak istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun, olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı-karşı davacılar Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunmadığından yararlarına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı-karşı davalı ...'dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/293, K. 2025/858, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. CEVAP ve KARŞI DAVA
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. VI. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/293
Karar No
2025/858
Tarih
4 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/293 K.2025/97
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/294 K.2025/2455
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/295 K.2025/107
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/296 K.2025/1472
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/297 K.2025/2596
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/301 K.2025/933

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.