KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/3344 E., 2025/2559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/778 E., 2024/1455 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/279 E., 2024/59 K.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 11.09.2021 tarihli hazır beton satış sözleşmesi imzalandığını, bedelin tamamının peşin olarak ödendiğini, ancak davalının ediminin ifasında temerrüde düşerek beton tesliminin bir kısmını yapmadığını, davalı sözleşme ile kararlaştırılan edimini yerine getirmediğinden, davacının ... İl Özel İdaresi ile yaptığı yapım işi sözleşmesi ile belirlenen işi tamamlayamadığını, bu nedenle işin tamamlanamaması sebebiyle edeceği kardan mahrum kaldığını belirterek şimdilik 10.000,00 TL müspet zararının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede teslim tarihinin belirlenmediğini, davacı tarafından betonun istendiği ihtarnamenin taraflarına tebliğ edildiği tarihte davacının zaten sözleşmeyi feshettiğini, davacının üstlendiği işi feshetmesine müvekkillerinin sebep olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, sözleşmeden kaynaklı müspet zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, davacının ihale suretiyle iş aldığı, taraflar arasında hazır beton satışına ilişkin sözleşme yapıldığı, davacı tarafça bir miktar ödemenin yapıldığı, davalının bunun karşılığında kısmen beton teslim ettiği, işin niteliği ve talep üzerine kalan kısmın teslim edileceği hususlarında taraflar arasında ihtilafın bulunmadığı, davacı taraf beton teslimi edimi hususunda davalının temerrüte düştüğü iddiasında bulunmuş ise de davacının delil olarak dayandığı ....
Noterliğince keşide edilen ihtarnamelerin tebliğ meşruhatları ile birlikte incelendiği, davalının temerrüte düşmediği, aksine noterlik vasıtasıyla yapılan tespitte davacının teslim almakta temerrüte düştüğü, iade edilen faturayı davalının iptal ederek yeniden fatura düzenlemesi karşısında sözleşmeye aykırı fark isteminde bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davacının ihale suretiyle aldığı işi tasfiye etmesinde davalı kusurundan kaynaklı gecikme ile iddia olunan müspet zarar hususunda illiyet bağının bulunmadığı, bu sebeple davacının zarar iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a.Taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, b.Müvekkili tarafından hazır beton bedelinin ödenmesine rağmen, hazır betonun teslim edilmediğini, bu nedenle dava dışı idareden ihale ile alınan işin tamamlanamayarak tasfiyesinin yapıldığını, tasfiyeden kaynaklı zararının ödenmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan müspet zararın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3344, K. 2025/2559, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama