KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/3660 E., 2025/2515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1091 E., 2024/1140 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/158 E., 2021/308 K.
Karar Metni
2.659 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar birleşen davada davalılar ... ile ... vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde birleşen davada davalı ... vekili Avukat ..., birleşen davada davalı ... vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... Ltd. Şti. arasında ...
9. Noterliği'nin 12.08.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak inşaatı tamamlayarak sözleşmeye istinaden diğer arsa sahipleri ile yapılan kura neticesinde müvekkiline 288 02... parselde kayıtlı 13. katta bulunan iç kapı numarası 26 olan dairenin çıktığını, ancak davalı firmanın taşınmazın tapusunu müvekkiline devretmediğini ve akabinde davalı firmanın mali açıdan zorlandığını taşınmaz üzerine de hacizler konulduğu için tapu kaydını devredemez hale geldiğini,
davalı firmanın muvazaalı haciz işlemleri başlattığını ve bunları ihaleden sattığını, taşınmazın tapu kaydına ilk haczin davalı ... tarafından konduğunu ve cebri icra ile davalı ... tarafından değerinin çok altında alacağa mahsuben alındığını, davalı ...'in diğer davalı firmadan 1.350.000,00 TL alacağı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu takibin muvazaalı olduğunu ileri sürerek sözleşmenin geriye etkili feshini, 26 no.lu dairenin tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, yüklenicinin kura çekiminde hile yaptığını, sözleşmede müvekkilinin kendi ada, parseli üzerinde yapılan bloklardan kura çekimine katılacağı yazıyorken yüklenicinin bu tarafta yer kalmadı diğer parseldeki bloktan yer vereceğim dediğini, müvekkilinin diğer parseldeki blokların kurasında B1 blok, 2. kat, 3 no.lu daireyi çektiğini, bu defa yüklenicinin bu daireyi başkasına verdiğini söylemesi üzerine aynı blokta bulunan 11. kat 21 bağımsız numaralı daireyi verdiğini,
müvekkilinin bu daireyi teslim alarak oturduğunu, yüklenicinin eğer sıkıntıları çözerse kurada çektiği daireyi vereceğini olmazsa her halükarda 21 no.lu dairenin tapusunu vereceğini söylediğini, bundan sonra müteahhidin ekonomik durumunun bozulduğunu, müvekkilinin tapusunu almak istediğinde sürekli oyaladıklarını, müvekkilinin bu şekilde 2017 yılından beri bu dairede malik sıfatıyla oturduğunu, 08.09.2020 tarihinde davalı ... tarafından tahliye edildiğini, davalı ... ile müteahhidin hala dayı çocukları olduğunu, aralarında muvazaalı devir yaptıkların ileri sürerek,
öncelikle ... ilçesi, 28803 ada, 1 parsel ile 28802 ada, 1 parsel üzerine yapılı ...
Evleri adlı sitede davalı ... adına kayıtlı olan ve sözleşmede belirli şartlara haiz taşınmaz bulunması halinde bu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline ve varsa üzerindeki takyidatların kaldırılmasına, belirtilen taşınmazın bulunmaması halinde B1 Blok, 11. kat, 21 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, varsa üzerindeki tüm takyidatların kaldırılmasına,
bu talebin kabul edilmemesi halinde B1 Blok, 2. kat, 3 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalı ... adına olan kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, varsa üzerindeki tüm takyidatların kaldırılmasına, bu talebin de kabul edilmemesi halinde mahkemece belirlenecek taşınmaz bedelinin her üç davalı tarafından müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada cevap a.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağından dolayı davalı şirketin tapu kaydına haciz konulduğunu, davacının üzerinde haciz varken taşınmazı satın aldığını, davacı ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişkileri bilmelerinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
b.Davalı ... ... İnş. Ltd. Şti.'ye usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış ve cevap vermemiştir.
2.Birleşen davada cevap
a.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tapu siciline güvenerek banka kredisi ile 19.06.2017 tarihinde taşınmazı satın aldığında taşınmazın boş olduğunu, daha sonra site yönetiminin haberdar etmesiyle davacının yerleştiğini öğrendiğini, davacının 26 nolu daire için dava açtıklarını neticeleninceye kadar kiracı olarak oturmak istediklerini beyan ettiğini, kirayı ödemeyince tahliye ettiklerini, davacının dava hakkını açıkça kötüye kullandığını, zira aynı hakka ilişkin Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/158 Esas sayılı dosyasında aynı sitede bulunan 26 no.lu bağımsız bölüme karşı tapu iptali ve tescil davası açtığını,
müvekkili ile yüklenici arasında akrabalık ilişkisinin bulunmadığını, kaldı ki yüklenicinin tüzel kişiliğe haiz olduğunu, akrabalık iddiasının mesnetsiz olduğunu, yüklenici ile ilgili iddiaların müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
b.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili davalının da arsa sahibi olup, yüklenici ile sözleşme imzaladığını, müvekkili ile ilgili hiçbir hukuka aykırı durum söz konusu olmadığını, davacı tarafın müvekkili ile ilgili hiçbir iddiaya yer vermediği gibi müvekkili yönünden davasının yasal dayanağını da açıklamadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli kararı ile davalı ... ...'nın hem davacıyı hem de birleşen dosya davalısı ...'yi ikna ederek, ...'yi 3 no.lu bağımsız bölümde oturttuğu, davacıyı ... adına kayıtlı 21 numaralı dairede oturttuğu, ancak bu fiili durumun kura çekimine aykırı olduğu, akabinde ... tarafından 21 numaralı taşınmazın tahliyesi için davacıya dava açıldığı, davacının bu taşınmazdan tahliye olmak zorunda kaldığı,
bahse konu kura çekim tutanağı, dosyadaki belgeler ve hakkaniyet gereği davacının kendisine kura çekiminde düşen 28803 ada, 1 parselde bulunan B1 Blok, 2. kat, 3 bağımsız bölüm sayılı taşınmazda hak sahibi olduğunun kabul edildiği, asıl dosya davalısı ...'a dava konusu 26 numaralı daire yönünden dava açılamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada davanın davalı ... yönününden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ... Ltd.
Şti. ve ... yönünden kabulüne, davalı ... adına kayıtlı B/2 Blok, 3 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin16.11.2021 tarihli kararına karşı süresinde birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli kararı ile 27.11.2015 tarihinde yapılan ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki kura çekiliş tutanağına göre davacı arsa sahibine 288 03... parsel üzerinde yapılan binadaki 163 m² büyüklüğündeki 2. kat 3 no.lu dairenin, davalı ...'e ise 163 m² büyüklüğündeki 11. kat 21 no.lu dairenin isabet ettiği, davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasındaki sözlü anlaşma ile davalı ...'e isabet eden 21 no.lu dairenin davacıya;
davacıya isabet eden 3 no.lu dairenin ise davalı ...'e teslim edildiği, her iki arsa sahibinin de durumu benimseyip bu dairelere taşındıkları ve fakat 21 no.lu dairenin davacı adına tescil edilmeyip, davalı yüklenici tarafından 3. kişi olan ...'a satım suretiyle tescil edildiği,
davacının terditli olarak dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binada davalı yüklenici adına kayıtlı olup davacı arsa sahibi ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamına uygun bağımsız bölümün, bu olmadığı takdirde fiilen davacıya verilen 21 no.lu bağımsız bölümün, bu olmadığı takdire kura çekilişinde davacıya isabet edip davalı ... adına tescil edilen 3 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptalini, olmadığı takdirde mahkemece belirlenecek daire bedelinin tahsilini talep ettiği, davacı tarafın talebinin terditli dava niteliğinde olduğu,
terditli davalarda aynı davalıya karşı birden fazla talep, aralarında bir aslilik ferilik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürülebileceği, ancak bu talepler arasında hukuki bağlantının bulunmasının şart olduğu, öte yandan, anılan Yasa’nın 111/2. maddesinde belirtildiği üzere mahkemece davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebininin incelenemeyeceği, mahkemece, davacının asıl talebi hakkında bir karar verilmediği,
davalı ... aleyhine açtığı 21 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile adına tesciline ilişkin ilk sıradaki terditli talebin ise reddedildiği ve davalı ... aleyhine açılan sonraki terditli talebin kabul edildiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmediği, bu halde, davacının davasındaki talebinin artık 3 numaralı daire yönünden tapu iptal ve tescil olmazsa davalı yüklenici şirket aleyhine daire bedelinin tahsili istemi olarak kabul edildiği,
sözleşme kapsamında davacı arsa sahibine verilmesi gereken bağımsız bölümün kura sonucu belirleneceğinin kararlaştırıldığı ve kura sonucuna göre davacı arsa sahibine dava tarihi itibariyle davalı arsa sahibi olan ... adına kayıtlı 3 no.lu dairenin isabet ettiği, davacı, davalı yüklenici ve davalı ...'in anlaşması sonucu davacı ile davalı arsa sahibi ...'in birbirlerine düşen bağımsız bölümleri değiştirdikleri ve değişen duruma göre daireleri fiilen teslim aldıkları, davalı ...'e değiştirilen dairenin tapuda devredildiği, davacı arsa sahibine ise tapuda devir yapılmadığı,
dairelerin değiştirilmesine ilişkin mutabakatın TBK'nın 13. maddesi uyarınca sözleşmenin tadili olarak yorumlanması gerekeceğinden davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yükleniciden talep edebileceği bağımsız bölümün artık 21 no.lu bağımsız bölüm olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, buna göre davacının, aynı zamanda arsa sahibi olup, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin edimi olarak daire teslim alan davalı ...'e yönelik davasının reddi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, bununla birlikte;
davacı arsa sahibinin müspet zararının giderilmesi amacıyla sözleşme kapsamında daire teslim borcunu yerine getirmeyen davalı yükleniciye yönelik olarak kendisine teslim edilmesi gereken 21 no.lu dairenin dava tarihindeki rayiç bedelini talep edebileceği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının birleşen davada ... yönünden kaldırılmasına, davalı ... yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen karar ve hükümler kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın reddine, davacının tazminat davasının kabulüne, 435.000,00 TL'nin davalı ... ...
İnşaat Mimarlık Mühendislik Yalıtım İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, HMK’nın 111. maddesi kapsamında somut olay incelendiğinde; davacının talepleri arasındaki aslilik-ferîlik ilişkisinin tapu iptal tescil ile bağımsız bölümün bedelinin tahsili talepleri arasında olduğu, bu durumda.
Konya 9. Noterliği'nin 27.11.2015 tarihli, ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki kura çekiliş tutanağı uyarınca davacıya ait olan bağımsız bölümün tarafların anlaşması ile değiştirildiğine karar verilmesi ve 2. kat 3 no.lu dairenin,
davalı ...'e ait tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesinin hatalı bulunması doğru olsa da davacının diğer tapu iptal tescil talebinin değerlendirilmesi gerekirken tapu iptal tescil talebi kabul edilmiş tarafın istinafa gelmemesi ve tapu iptal tescil talebinin içerisindeki taleplerde de terdit bulunduğu kabul edilerek davanın bağımsız bölüm bedeli yönünden hüküm altına alınması hatalı olduğu,
mahkemece, davacının 11. kat 21 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali olmadığı taktirde bedelini talep ettiğine ve davalı yüklenici ile davalı ... arasındaki tapu intikalinin muvazaalı olarak devredildiğini iddia ettiğine göre, öncelikle 21 no.lu bağımsız bölüm ile ilgili muvazaa iddiası araştırılarak muvazaa ispatlanır ise, terditte asli talep olan tapu iptal tescil talebinin kabulüne, aksi halde davacının bedel isteminin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalılardan yüklenici şirket arasında yapılan arsa payı karşılığı inşat sözleşmesi kapsamında davacıya kura çekilişi ile daha sonra davalı ... adına tescil edilen 3 no.lu bağımsız bölümün isabet ettiği, davalı ...'e ise davacının fiilen oturup davalı ...'a satış suretiyle devredilen 21 no.lu bağımsız bölümün isabet ettiği, daha sonra davacı ile davalı yüklenici arasındaki mutabakat ile davacıya 21 no.lu bağımsız bölümün verilmesinin kararlaştırıldığı,
davacı ve davalı ...'in bu değişikliği benimseyerek buna uygun olarak bağımsız bölümleri kullanmaya başladıkları, buna göre dairelerin değiştirilmesine ilişkin mutabakatın TBK'nın 13. maddesi uyarınca sözleşmenin tadili olarak yorumlanması gerekeceğinden davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yükleniciden talep edebileceği bağımsız bölümün artık 21 no.lu bağımsız bölüm olarak kabulü gerekeceği,
davalı yüklenicinin dava konusu taşınmazdaki binayı tamamlayarak edimini yerine getirmiş olması ve dava konusu 21 no.lu bağımsız bölümün davalı yüklenici tarafından davalılardan ...'a devredilmiş olması nedeniyle davalı ...'ın TMK'nın 1023. maddesindeki tapu siciline güven ilkesinden yararlanacağından davalının kötüniyetli olup olmadığının araştırılması gerektiği, davalının kötüniyetli olduğunu ispat yükü davacı üzerinde olup, davalının kötüniyetli olduğunun ispatı halinde 21 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptaline karar verilmesi,
aksi takdirde bu bağımsız bölüm yönünden davanın reddine karar verilerek terditli davadaki diğer taleplerin değerlendirilmesi gerekeceği, Konya 9. Noterliğinde 27.11.2015 tarihinde yapılan kura çekilişinde davacıya 3 no.lu daire isabet etmiş ise de davalı yüklenicinin imzalamış olduğu ve davacının da kabulünde olan 19.02.2017 tarihli belge ile konusu 21 nolu bağımsız bölümün davacı arsa sahibine verilmesinin kararlaştırıldığı bu tarihten itibaren davacının da dava konusu taşınmazda fiilen oturmaya başladığı, dava konusu 21 no.lu bağımsız bölümün 19.06.2017 tarihinde davalı ...'a satım suretiyle devredildiği,
davalı ...'ın dava konusu taşınmazın davacıya tesliminden sonra taşınmazı devralmış olmasına ve bağımsız bölümü görüp incelemeden almış olmasının hayatın olağan akışını aykırı olmasına göre dava konusu taşınmazda fiilen davacının oturduğunu bilmesi gerektiği, davacıya dava konusu taşınmazdan tahliye edilmesine ilişkin olarak 04.02.2019 tarihinde ihtarname keşide edilmiş olup taşınmazı mülk edinme amacıyla satın alan bir kimsenin yaklaşık 18 ay sessiz kalması ve davacının taşınmazı fiilen kullanmasına rıza göstermesinin beklenemeyeceği,
ayrıca davalı yüklenici şirketin temsilcisi ... ile davalı ... arasındaki akrabalık bağının bulunması da dikkate alındığında davalı ...'ın dava konusu 21 no.lu bağımsız bölümün arsa sahibi olan davacıya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında verilen bağımsız bölüm olduğunu bildiği,
davalının taşınmazın temlik alınmasında kötüniyetli olduğunun ispatlandığı gerekçesiyle asıl davaya ilişkin hükmün istinaf ve temyiz kapsamı dışında kalmış olması nedeniyle bu dosyaya ilişkin olarak yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, birleşen davada asli talebi olan davalı yüklenici adına kayıtlı sözleşme şartlarına uygun bir bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davalı ...'a yönelik terditli davasının kabulü ile dava konusu B 11... no.lu bağımsız bölüm sırasında kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline,
davacının ikame ettiği terditli davada asli talebi kabul edildiğinden ve ikincil talepler açısından ayrıca hüküm verilemeyeceği belirtilerek davalı ...'e yönelik terditli talebi hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararından sonra muvazaa araştırması yapılmaksızın ilk celsede tamamen davacı soyut iddiaları hatta dava dilekçesi hüküm gerekçesine aynen alınmak suretiyle karar verildiğini,
b. Müvekkilinin taşınmazı görüp incelemeden aldığı gerekçesinin doğru olmadığını, müvekkilinin inşaat süreci tamamlanmadan örnek daireden görüp beğenerek taşınmazı aldığını, inşaat tamamlanmadığından bağımsız bölümü boş bir halde adına tescil ettirdiğini,
c. Mahkemece müvekkilin sessiz kaldığı dönem olarak ifade edilen süreçte davacının kira ve aidat borcunu ödediğini, kira ödemeyip site zorunlu giderleri karşılamayınca icra işlemine başlandığını,
d. Davalı şirket yetkilisi ... ile akrabalık bağı iddiasının gerçek dışı olup akrabalık bağının toplanan delillerle ispat edilemediğini, salt davacı soyut iddialarının ispatlanmış kabul edilerek hüküm kurulduğunu,
e.Zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini, davacının 21 nolu bağımsız bölümle ilgili yükleniciyle yeni bir anlaşma yaptığını, anlaşma gereği kendisine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yüklenicinin de akabinde daireyi devretmediğini, davacının hile iddiasını ispatlayamadığını, ispatlasa dahi talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının ve eşinin ceza dosyasında verdikleri beyanda yükleniciye karşı borçlarını yerine getirmediklerini beyan ettiklerini,
f. Bozma ilamının mahkemece anlaşılmadığını, terditli taleplerden ilk önce davacının asli tapu iptal ve tescil talebinde yüklenici adına kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, kaldı ki davacının 3 no.lu bağımsız bölümün iptali hakkındaki kararı istinaf etmediğinden müvekkili hakkındaki tapu iptal ret talebinin kesin hüküm teşkil ettiği kararıyla işbu kararın zıt olduğunu,
g.Kanunun terditli dava için açıkça aynı davalıya karşı taleplerin bulunması şarttır derken işbu davada farklı davalılardan farklı taleplerde bulunulmuş olup, aslilik ferilik ilişkisi olmadığını, müvekkiline yöneltilen davaya ilişkin talebin feri olarak nitelendirilemeyeceğini beyan etmektedir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken "yeniden hüküm tesisine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b.Mahkemece zamanaşımı itirazları konusunda herhangi bir karar verilmediğini, kabul edilmiyorsa kabul edilmeme gerekçesinin belirtilmediğini,
c.Müvekkili yönünden de asli talepte bulunulduğunu, feri talep olarak nitelendirilip hüküm kurulmasının doğru olmadığını, asli talep kabul edilerek red kararı verilmesi gerektiğini,
d. Hem bozma ilamı hem de istinaf kararında müvekkili yönünden tapu iptal tescil talebinin haksız olduğunun kabul edildiğini, davanın reddi kararı ile müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine,bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil olmadığı taktirde tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Birleşen davada davalı ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, birleşen davada davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3660, K. 2025/2515, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama