İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/59 K.2025/2649

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve…

Esas2024/59Karar2025/2649Tarih1 Temmuz 2025Okuma15 dk · 2.931 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2024/59 E., 2025/2649 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Temmuz 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1423 E., 2023/932 K.
İlk derece mahkemesi
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2014/339 E., 2019/942 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.931 kelime·15 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı şirkete 02.10 2008 tarih ve 967.600,00 TL tutarında faturaya konu mal satıldığını ve işyerinde teslim edildiğini, borçlu alıcı muhatabın fatura içeriğine bir itirazı olmadığını, fatura içeriğinin taraflar arasında kesinleştiğini, tarafların tacir olduğunu ve alacak konusunun mutlak ticari işlerden olduğunu, borçlu şirket hakkında faturaya dayalı olarak ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen 2011/104 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde,davalı şirketle yapılan taşeronluk sözleşmesi uyarınca ...

Üniversitesi hastane inşaatı işinde, davalıya yapılan işin karşılığında 30.11.2007 tarihli 342.102.00 TL'lik, 10.12.2007 tarihli 8.332,63 TL'lik, 31.12.2007 tarihli 402.500,00 TL'lik, 20.03.2008 tarihli 50.000,00TL'lik, 01.05.2008 tarihli 354.000,00 TL'lik, 01.05.2008 tarihli 66.453,50 TL'lik faturaların kesildiğini ve faturaya konu menkullerin satıldığını, işyerinde montajının yapıldığını ve konu malların işyerinde teslim edildiğini, borçlu alıcı muhatabın fatura içeriğine bir itirazı olmadığını, bu faturalara karşın davacıya kısmi ödeme yapıldığını, kalan 282.842,98 TL ve işleyen faizi ile takibe geçildiğini,

fatura içeriğinin taraflar arasında kesinleştiğini, tarafların tacir olduğunu ve alacak konusunun mutlak ticari işlerden olduğunu, borçlu şirket hakkında faturaya dayalı olarak ... 1. İcra Dairesi'nin 2010/2260 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen 2011/105 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketle yapılan taşeronluk sözleşmesi gereğince davacı şirketin, kalıp işçilik bedeli, ytong duvar işçilik bedeli için ... Üniversitesi inşaatı işi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan alacak sebebiyle 10. 11.2008 tarih ve ... .299.815,10 TL bedelli faturanın davalıya teslim edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, borçlu şirket hakkında faturaya dayalı olarak ... 1. İcra Dairesi'nin 2010/2261 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl ve birleşen dosyalarda cevap dilekçelerinde; yapılan icra takipleri ve açılan davalarda ... İcra Daireleri ve mahkemelerinin yetkili olmayıp, ... İcra Daireleri ve ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili bulunduğunu, davacının kendilerinden hiçbir hak ve alacağı olmadığını, yapılan iş ve alınan malzeme karşılığı tüm alacaklarının davacıya ödendiğini, 10.11.2008 tarihli faturanın gerçeği yansıtmaması nedeniyle bu faturaya itiraz edilerek davacıya iade edildiğini, davacının işi tamamlamaması nedeniyle davalının yapması gereken işleri kendi işçilerine tamamlattığını, faiz talebi, oranı ve miktarının usulsüz olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının, davalıdan olan bakiye alacağının; (1.056.378,81 + 387.160,00 ) = 1.443.538,81 TL olduğu tespit edilmiştir.

Sözleşme gereği taraflarca kesin hesap yapılıp mutabakat sağlandıktan sonra iskele ekipmanının davacıya iade edileceği kararlaştırılmıştır. Ancak bu konuda herhangi bir hesap mutabakatı yapılmamış olup, iskele ekipmanının davacı tarafa teslim edildiğine ilişkin delil ve belge sunulmamıştır. Ancak Asıl davanın konusu olan 967.600,00 TL bedelli iskele ekipmanı faturasının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Ödeme kayıt ve belgeleri incelendiğinde bu faturanın tarihi de dikkate alındığında, bedelinin davalı tarafından ödenmediği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında düzenlenen hakedişler ile ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının davalıdan olan bakiye toplam alacağının 1.443.538,81 TL olduğu, bu bedelden asıl davanın konusu olan 967.600,00 TL mahsup edildiğinde; (1.443.538,81 - 967.600,00) = 475.938,81 TL bakiye hakediş alacağının kaldığı tespit edilmiştir.

Bu dosya ile birleşen Mahkememizin 2010/104 Esas sayılı dosyasının dayanağını teşkil eden ...

1. İcra Dairesi'nin 2010/2260 Esas sayılı dosyasında, 30.11.20 ... seri nolu 342.102,00 TL bedelli fatura, 10.12.20 ... seri nolu 8.332,63 TL bedelli fatura, 27.12.20 ...seri nolu 402.500,00 TL bedelli fatura, 01.05.20 ... seri nolu 66.463,50 TL bedelli fatura ile 01.05.20 ... seri no'lu 354.000,00 TL bedelli fatura takip konusu yapılmış olup, faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura tarihleri dikkate alındığında; bu faturaların dava konusu olan ...

1. İcra Dairesi'nin 2010/2261 Esas sayılı dosyasının dayanağını teşkil eden 1.299.915,10 TL bedelli faturadan ve ... 1. İcra Dairesi'nin 2010/2187 Esas sayılı dosyasının dayanağını teşkil eden 967.600,00 TL bedelli iskele ve ekipmanı faturasının tarihlerinden önce düzenlendiği, davalı tarafından yapılan toplam 1.448.150,65 TL ödemelerin, fatura tarihleri dikkate alındığında; önceki tarihli bu fatura bedellerinin ödenmiş olduğu kanaatine varılmıştır.

Dolayısıyla bakiye 475.938,81 TL alacağın, duvar ve kalıp işçilik alacağı olduğu, davacı tarafından düzenlenen 1.299.815,10 TL tutarlı duvar ve kalıp işçilik faturasının değerinin 475.938,81 TL olması gerektiği, davacı tarafından fazladan (1.299.815,10 - 475.938,81) = 823.876,29 TL fatura kesildiği saptanmıştır.

Asıl davada davacının alacağının hesaplanabilir ve likit olduğu, 967.600,00 TL bedelli iskele ekipmanı faturasının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bedelinin ödenmediği, bu nedenle davalının itirazında haksız olduğu anlaşılmakla, alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Birleşen, Mahkememizin 2011/105 Esas sayılı dosyasına konu ... 1. İcra Dairesi'nin 2010/2261 Esas sayılı dosyanın dayanağını teşkil eden 1.299.815,10 TL tutarlı duvar ve kalıp işçilik faturasının gerçek değerinin 475.938,81 TL olduğu, faturanın davalı tarafından mutabakat sağlanmadığından dolayı iade edilmesine rağmen, hesap mutabakatı yapılmaksızın, davacı tarafça fazlaya ilişkin kısmın takip konusu yapıldığı, davacının bu kısım yönünden kötü niyetli olduğu kanaatine varılmakla, reddedilen 823.876,29 TL asıl alacağın % 40'ı oranında 329.550,51 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bu dosya ile birleşen, Mahkememizin 2011/104 Esas sayılı dosyasında açılan davanın konusu ... 1. İcra Dairesi'nin 2010/2260 Esas sayılı dosyasının dayanağı fatura bedelinin ödenmiş olmasına rağmen takip konusu yapıldığı anlaşılmakla, koşulları oluşmakla reddedilen 282.842,98 TL asıl alacağın % 40'ı oranında 113.137,19 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir. "gerekçesiyle,"Asıl davanın kısmen kabulü ile davalı hakkında yürütülen ... 1.

İcra Dairesi'nin 2010/2187 Esas sayılı dosyasına konu itirazların kısmen iptali ile takibin 967.600,00 TL asıl alacak ile bu alacağı takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz istemlerinin reddine,koşulları oluşmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,

Birleşen 2011/105 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davalı hakkında yürütülen ... 1. İcra Dairesi'nin 2010/2261 Esas sayılı dosyasına konu itirazların kısmen iptali ile, takibin 475.938,81 TL asıl alacak ile 132.337,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 608.275,86 TL alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, koşulları oluşmakla hüküm altına alınan 475.938,81 TL asıl alacağın % 40'ı oranında 190.375,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, koşulları oluşmakla reddedilen 823.876,29 TL asıl alacağın % 40'ı oranında 329.550,51 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Birleşen 2011/104 Esas sayılı davanın reddine, koşulları oluşmakla reddedilen 282.842,98 TL asıl alacağın % 40'ı oranında 113.137,19 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;birleştirilen dosyalardan 2011/104 Esas sayılı dosya ile ilgili olarak verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmediği, bu sebeple, istinafın konusunu asıl dosya ve birleştirilen dosyalardan 2011/105 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen kararların oluşturduğu belirtildikten sonra," asıl iş sahibi olan ... Üniversitesinin 10.07.2012 tarihli yazı cevabı ile uygulama ve araştırma merkezi hastanesi inşaatı işinin davalı şirket tarafından tamamlandığı bildirilmekle, işin davacı yüklenici tarafından tamamlandığı ve teslimin gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.

Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir 17.01.2017 havale tarihli beyan dilekçesinin ikinci sayfasındaki, sözleşme kapsamında iş bedelinin 2.250.000,00 TL + KDV = 2.655.000,00 TL olduğu taraflar arasında çekişme konusu değildir şeklindeki beyanı ile bu beyanı teyit eder nitelikteki 17.07.2019 havale tarihli beyan dilekçesi içeriğindeki iş bedelinin miktarı yönündeki beyanlar davacı tarafı bağlar.

Davalı vekili de taraflar arasındaki sözleşme ile iş bedelinin anahtar teslim götürü bedel olarak 2.250,00 TL + KDV olarak belirlendiğini beyan etmektedir. Dolayısıyla taraflar arasında iş bedelinin KDV dahil 2.655.000,00 TL olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yerel mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın iş bedelinin davacı tarafın kabul ettiği miktarı aşar şekilde belirlenmek suretiyle hesaplama yapılmasında isabet bulunmamaktadır.

Mahkemenin kabulüne göre yapılan değerlendirmede, kısmen kabulüne karar verilen asıl dava ve birleşen 2011/105 Esas sayılı dosya üzerinden açılan davada, belirli vade içermeyen ödemelerin yapılmasına ilişkin sözleşme hükmünün de yanlış değerlendirilmesi suretiyle, 818 sayılı BK 101. maddesi (6098 sayılı TBK 117 m.) hükmüne aykırı şekilde takip tarihinden önce usulünce ihtar gönderildiği hususu ispat edilememesine karşın, davalının temerrüde düştüğünün kabulü ile takip tarihinden önceki dönem için işlem iş faiz hesaplanarak, bu miktarın da hüküm altına alınması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

Yine mahkemenin kabulüne göre yapılan değerlendirmede, toplanan deliller kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda asıl dava ve birleşen 2011/105 Esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi itibariyle, takibe konu alacakların likit nitelikte olmadığının anlaşılması nedeniyle davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi de isabetli bulunmamaktadır.

Yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında iş bedelinin KDV dahil 2.655.000,00 TL olduğunun kabul edilerek, bu alacak miktarı ile davacı taşeron tarafından temin edilen ve sözleşme gereği davacıya iade edildiği ispatlanamayan, asıl davaya ilişkin icra takibinin dayanağı olan fatura konusu malzeme ve ekipmanların bedeli olan 967.000,00 TL alacak miktarından, davalı tarafça yapıldığı ispatlanan ödeme miktarlarının düşülmesi suretiyle, davalı iş sahibinin borçlu olup olmadığı ve borçlu olması halinde borç miktarının belirlenmesi suretiyle sonuca gidilerek hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Yerel mahkemece bu hususlara uyulmaksızın sonuca gidilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

Asıl dava ve birleşen davaların 2011 yılında açılmış olması, iş sahibi tarafından yapılan ödemelerin mahkemece alınan bilirkişi raporlarıyla incelenmesi ve belirlenmesi, iş bedelinin ve ödeme miktarlarının belirli olması itibariyle hesaplama yapılmasının mümkün olması nedeniyle, yargılamanın makul sürede ve en az giderle sonuçlandırılması amacıyla, Dairemizce hesaplama yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi HMK 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesine uygun düşecektir.

Sözleşmede kararlaştırılan ve taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan iş bedelinin 2.655.000,00 TL olduğu yukarıda açıklanmıştır. Yerel mahkeme gerekçeli kararında da belirtilen ödeme miktarları olan 568.765,54 TL + 1.761.637,60 TL + 73.673,05 TL + 1.300,00 TL toplamı 2.405.376,19 TL ödemenin, iş bedelinden mahsubu neticesinde, davacı yüklenicinin yaptığı iş karşılığı hakediş alacağının 249.623,81 TL olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Davacı yüklenicinin birleştirilen 2011/105 Esas sayılı davanın dayanağı icra takibinde 249.623,81 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer taraftan, davacı yüklenicinin asıl davanın dayanağı icra takibinde faturaya dayalı ispatlanan alacağı 967.600,00 TL'dir.

O halde, asıl davada 967.600,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemlerin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine, birleştirilen 2011/105 Esas sayılı davada, 249.623,81 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemlerin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerektiği, takibin kötüniyetle yapıldığı ispatlanamamış ise de, ilk derece mahkemesince davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedildiği, buna yönelik davacının istinafının bulunmadığı,

bu sebeple bu durumun davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği" gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile (istinafın konusu olmayan birleşen 2011/104 Esas sayılı dosyada ilk derece mahkemesi hükmü aynı kalmak kaydıyla) asıl dava ve birleşen 2011/105 Esas sayılı davada verilen kararların kaldırılarak, asıl dava yönünden;

Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 1. İcra Dairesi'nin 2010/2187 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak miktarı olan 967.600,00 TL yönünden iptali ile takibin 967.600,00 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarına yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal şartları oluşmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine,

Birleşen 2011/105 Esas sayılı dava yönünden;

Davanın kısmen kabulü ile davalının ... 1. İcra Dairesi'nin 2010/2261 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 249.623,81 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 249.623,81 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarına ilişkin isteminin reddine yasal şartları oluşmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Vekalet ücreti hususunda yerel mahkemenin karar tarihinin baz alınması gerekirken istinaf ilam tarihinin baz alınmasının usule aykırı olduğunu,

b.Bölge Adliye Mahkemesinin yanılgıya düşerek taraflar arasında sadece taşeron sözleşmesi varmış gibi değerlendirme yaptığını ve hesap hatasına yol açtığını,

c.Davalının borçlu olmadığı ve ödeme yaptığı iddiası doğru çıkmamasına rağmen birleşen dosya yönünden istinaf mahkemesinin "ispat edilemediği" gerekçesiyle hem asıl alacak miktarını düşürmesinin, hem işlemiş faizi yönünden itirazı iptal etmemesinin hem de icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin usul, yasa ve dosya içerisindeki raporlara aykırı olduğunu,

d.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile ticari defter ve kayıtlardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin alacağının likit bir alacak olduğunu, bu haliyle de icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasalara uygun iken istinaf mahkemesinin icra inkâr tazminatı talebini reddetmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu beyan etmektedir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin anahtar teslimi götürü bedel olarak kararlaştırıldığını, mahkemece tarafların iradelerinin farazi olarak değerlendirilerek sözleşmenin içeriğinin değiştirilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu,

b.Davacı tarafın sözleşmeye uygun davranmadığını ve işi tamamlamadığını,

c.Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının yapmış olduğu hakedişlere göre davacı tarafa tüm işçilik haklarının ödendiğini, müvekkilinin davacıya hiçbir şekilde borcu bulunmadığını,

d.Davacı tarafın sözleşmeye uygun davranmadığını ve işi tamamlamadığını, müvekkilinin davacının yapması gereken işleri kendi bünyesinde ve kendi işçilerine tamamlattığını, bu hususun ihale dosyası ve yapılan keşifle de sabit olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık,faturalara dayalı olarak yapılan icra takiplerine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Asıl ve birleşen davalarda, davacı taşeron tarafından düzenlenen faturalara dayalı olarak icra takipleri yapılmış, davalı yüklenicinin itirazı üzerine, asıl ve birleşen itirazın iptali davaları açılmıştır.

Asıl davada 967.600,00 TL bedelli faturaya dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiştir. İcra takibine konu edilen 967.600,00 TL'lik faturanın "metal yapı iskelesi ve ekipmanı, ahşap iskele" satımına ilişkin olduğu, bu faturanın taraflar arasında imzalanan 02.11.2007 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında düzenlenmediği, sözleşme dışında davalıya satılan mal bedeline ilişkin olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan faturanın davalı yüklenicinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

Taraflar arasında imzalanan 02.11.2007 tarihli taşeron sözleşmesi uyarınca, davacı taşeron tarafından toplam bedeli 2.492.855,00 TL olan 6 adet fatura düzenlenmiş olup, bu faturalardan toplam 1.193.039,90 TL bedelli 5 adet faturanın, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 1.299.815,10 TL bedelli ve 10.11.2008 tarihli faturanın ise, davalı yüklenicinin ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı mahkemece alınan mali müşavir bilirkişi raporu ile belirlenmiştir.

Davacı taşeron tarafından davalının ticari defterelerinde kayıtlı olduğu tespit edilen 5 adet faturadan kaynaklanan bakiye 282.842,98 TL alacağın tahsili için yapılan icra takibine, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemiyle birleşen 2011/104 Esas sayılı dava açılmıştır.

Yine taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından düzenlenen ve davalının ticari defter ve kayıtlarında bulunmayan 1.299.815,10 TL bedelli 10.11.2008 tarihli faturaya dayalı olarak da davalı yüklenici aleyhine icra takibi yapılmış, davalı yüklenicinin itirazı üzerine itirazın iptali istemiyle birleşen 2011/105 Esas sayılı dava açılmıştır.

Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda, hazırlanan mali müşavir bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturaların toplam bedelinin 2.492.855,00 TL olduğu tespit edilmiştir.Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 02.10.2008 tarihli 967.600,00 TL bedelli fatura ise, yukarıda açıklandığı gibi taşeron sözleşmesi kapsamında düzenlenmiş değildir. Bu durumda sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar toplamı 2.492.855,00 TL olup, bu miktarın KDV dahil taşeron sözleşmesi bedeli olan 2.655.000,00 TL'den daha düşük bir bedel olduğu açıktır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi'nin, "İlk Derece Mahkemesi tarafından iş bedelinin KDV dahil sözleşme bedelini aşar şekilde belirlendiği" yönündeki tespiti yerinde değildir.

Yine, mali müşavir bilirkişi tarafından tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede, davacı taşerona yapılan ödeme miktarı 2.404.076,10 TL olarak belirlenmiş, İlk Derece Mahkemesince davacı taşeronun itirazları kapsamında yapılan inceleme sonucunda, makbuzlarla davacıya yapılan 388.460,00 TL ödemenin 1.300,00 TL'lik kısmı dışında kalan 387.160,00 TL'nin davacıya yapılan ödeme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davacıya yapılan ödeme banka aracılığıyla yapılan 455.177,60 TL, 43 adet çekle yapılan 918.000,00 TL, makbuzlarla yapılan 1.300,00 TL, davacı adına SGK'ya yapılan 73.673,05 TL ve davacının defterlerinde ödeme olarak kayıtlı olan 568.765,54 TL olmak üzere toplam 2.016.916,19 TL olarak kabul edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçeli kararında "yerel mahkeme gerekçeli kararında belirtilen ödeme miktarları olan 568.765,54 TL + 1.761.637,60 TL+ 73.673,05 TL+ 1.300,00 TL toplamı 2.405.376,19 TL ödemenin davacıya yapılan ödeme olduğu" yazılmıştır. Oysa yukarıda belirtildiği gibi İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ödeme tutarı 2.016.916,19 TL'dir.

İlk Derece Mahkemesince sözleşme dışı iş kapsamında düzenlenen 02.10.2008 tarihli 967.600,00 TL bedelli fatura dahil (2.492.855,00 TL + 967.600,00 TL ) toplam 3.460.455,00 TL fatura bedelinden, ödeme miktarı 2.016.915,19 TL düşülerek davacının alacağı 1.443.538,81 TL olarak bulunmuş, bu miktarın 967.600,00 TL'sinin asıl davaya konu icra takibi kapsamında talep edilebileceği kabul edilmiş, kalan 1.443.538,18 – 967.600,00= 475.939,81 TL'nin ise birleşen 2011/105 E. sayılı davaya konu icra takibinde taşeronun talep edebileceği sözleşme kapsamındaki iş bedeli alacağı olduğu sonucuna varılarak,

bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar toplamının KDV dahil sözleşme bedelinden daha az olduğu gözden kaçırılarak ve davacıya yapılan ödeme miktarı 2.016.915,19 TL olduğu halde 2.405.376,19 TL olduğu kabul edilerek, asıl ve birleşen 2011/105 E. sayılı davada yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklandığı üzere sözleşme dışı satış bedeli faturası, sözleşme nedeniyle düzenlenen faturalar ve davacı taşerona yapılan ödeme miktarı dikkate alınarak asıl ve birleşen 2011/105 Esas sayılı davada oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermekten ibarettir.

Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/59, K. 2025/2649, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/59
Karar No
2025/2649
Tarih
1 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/60 K.2025/14120
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/63 K.2025/5701
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/66 K.2025/10810
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/67 K.2025/10811
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/72 K.2025/10812
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/78 K.2025/5236

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.