KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/803 E., 2024/2332 K.·Birleşen 2014/289 Esas Sayılı Dosyada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/202 E., 2023/138 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında, sözleşme hükümlerine göre geçici veya kesin kabulü yapılmayan, yapı kullanma izni alınmayan bina inşaatı nedeniyle davalı arsa malikinin fesih hakkını kullanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2008/4352 Esas, 2009/4755 Karar sayılı ilamıyla, sözleşmenin ayakta olduğu, mahkemece alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak inşaatın son durumu tesbit edilip, davacı yükleniciye ihale şartnamesinin 20. maddesinde belirtilen iskân ruhsatı alımı, geçici kabulün yaptırılması ve diğer tüm koşulları yerine getirmesi için mehil ve imkân verilip,
bu hususların yerine getirildiği denetlendikten başka davalı arsa sahibinin gecikme cezası ve imar değişikliğinden doğan talepleri üzerinde durulması, yapılacak değerlendirmede Üsküdar Asliye 5. Hukuk Mahkemesi’nin 2005/107 Esas sayılı dosya kapsamı gözden kaçırılmaksızın birlikte ifa seçeneği de düşünülerek bir hükme varılması gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3- İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş, bu aşamada davalı arsa sahibince açılan kurum zararından kaynaklanan alacak talebine ilişkin dava, asıl dava dosyası ile birleşmiş, mahkemece davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 54,00 TL değer artışı bedelinin birleşen dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilemesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
4- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2018/3851 Esas, 2019/97 Karar sayılı ilamıyla, asıl dava bakımından gerekçe değiştirilerek düzeltilerek onanmasına, birleşen dava bakımından ise, dava konusu depoların dava tarihi itibariyle bedelinin keşfen belirlenerek 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28. maddesi gözetilmek ve 30. maddesi uyarınca belirlenecek bedel üzerinden harcın ikmâl ettirilip, davaya devam olunup bu konuda olumlu-olumsuz hüküm kurulması,
harç ikmâl edilmediği taktirde dosya işlemden kaldırılıp, harç ödenerek yasal süresinde yenilenmediğinde bu yönden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın kez bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5- İlk derece mahkemesince asıl dava kesinleştiğinden bu dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne, 154,00 TL değer artışı bedelinin birleşen dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilemesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, depoların aidiyetinin tespiti isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
6- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 2021/6074 Esas, 2021/2263 Karar sayılı ilamıyla, birleşen davadaki fazla imalat bedelinin davacıya verilmesi gereken kısmın bedelinin dava tarihi itibari ile gerekirse uzman bilirkişiye tespit ettirilerek, davacının güncelleme bedeli olarak talep ettiği 367.516,99 TL talebi ile de bağlı kalınarak neticeye hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın üçüncü kez bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
7- İlk Derece Mahkemesince asıl dava kesinleştiğinden bu dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne, 77.000,00 TL’nin birleşen dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilemesine, fazlaya ilişkin istemin reddin ilişkin dördüncü kararına karşı taraflar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; hükme esas alınan bilirkişi raporu olaya uygun, içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı bulunduğundan taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/803, K. 2024/2332, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama