KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/853 E., 2025/1332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/264 E., 2023/201 K.
Karar Metni
1.369 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Muğla ili, Bodrum ilçesi, Kumbahçe mahallesinde bulunan ... Otel isimli tesis ve bu tesisin üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili ile davalı arasında tesis ile ilgili olarak 09.10.2013 tarihli tadilat sözleşmesi düzenlendiğini, işin bedelinin 230.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından muhtelif tarihlerde davalıya yapılan ödemeler ile,
sözleşme uyarınca davalı müvekkiline ait işyerinden alınan inşaat malzemeleri toplamının 242.878,09 TL olduğunu, belirlenen sürede işlerin bitirilemediğini, bunun üzerine Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/48 D.İş sayılı dosyada bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, yapılan incelemede imalât bedelinin 149.000,00 TL, ayıplı imalâtların giderilme karşılığının ise 7.000,00 TL olarak tespit edildiğini, davalının bu zamana kadar iş yerine gelip işlerini tamamlamadığını, bunun üzerine yapılmayan imalatların müvekkili tarafından masrafı karşılanarak yapıldığını, ayıplı imalatların da giderildiğini,
yapılan imalât bedelinden ayıplı imalât bedeli düşüldükten sonra 100.848,00 TL'nin haksız olarak davalının uhdesinde kaldığını beyan ederek, 100.848,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ olunduğu, ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli kararı ile sözleşme kapsamında yapılan tüm işin yapılması gereken tüm işe oranının % 691(0,691) olduğu, yüklenici hakedişinin bu orana göre 159.000,00 TL olduğu, fatura edilen malzeme bedelinin 71.527,09 TL olduğu, yüklenici alacağından mahsubu ile kalan alacağın 87.472,91 TL olduğu, yine yüklenicinin ayıplı iş giderim bedelinin 7.000,00 TL olduğu davacı tarafından yapılan ödeme tutarı olan 161.351TL' den bu bedellerin mahsubu ile davacının iade alacağının 80.878,09 TL olduğuna dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; mahkemece yeniden rapor alıp gerçekleştirildiği belirlenen imalâtların cins, sayı ve metrajlarını gözönünde tutarak,
30.09.2013 tarihli sözleşmede davalının üstlendiği işlerin tamamına göre, eksik bıraktığı işler ile ayıplı yaptığı iş ve imalâtları gözetip yapılan işlere katmamak suretiyle gerçekleştirilen imalâtın fiziki oranı ve bu oranın 230.000,00 TL bedeline uygulamak suretiyle davalının sözleşme nedeniyle hakettiği iş bedeli ile davacının ibraz ettiği faturalar ve hesap ekstresinde gösterilen malzeme faturalarından sözleşme tarihinden sonra olanların tarih ve meblağları ile bu şekilde davacının ödemesine katabileceği malzeme bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra hesaplanan yüklenicinin hakettiği iş-imalât bedelinden
davacının ödemesine katabileceği hesaplanacak malzeme bedeli ve davalının kabul ettiği 120.000,00TL ödeme düşüldükten sonra varsa davacının fazla ödemesinin istirdadına karar verilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararına göre dahi inceleme yapmayan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak davanın yazılı miktarda kabulü doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında iş bedelinin 230.000,00 TL belirlendiği, davacının yaptığı ödeme tutarının uyulmasına karar verilen bozma ilamı ile sabit olduğu üzere 120.000,00 TL olduğu, tamamlanma oranının % 66 olduğu, ayıplı imalât bedelinin 7.000,00 TL olduğu, %66 tamamlanma oranı gereğince hakediş bedelinden ayıplı imalat bedelinin de düşülmesinden sonra, hakediş bedelinin 152.000,00 TL olduğu, davacı tarafından keşide edilmiş olan fatura bedeli toplamının 71.527,09 TL olduğu,
ödeme ve malzeme toplamının 120.000,00 TL + 71.527,09 TL = 191.527,09 TL olduğu, davacının 191.527,09 TL - 152.000,00 TL = 39.527,09 TL fazladan yapılmış ödemesi olduğunun hesaplandığı, 12.09.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak, bozma ilamı da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile 39.527,09 TL'nin dava tarihi olan 22.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Yargıtay ilamında sözleşme tarihinin 30.09.2013 olarak gösterildiğini ancak sözleşme tarihinin 09.10.2013 olduğunu, davalıya yapılan ödeme 161.351,00 TL iken ilamda 120.000,00 TL gösterildiğini, davalının cevap dilekçesi vermediğini, delil bildirmediğini, aleyhine olan ilk mahkeme kararına karşı istinaf yoluna da başvurmadığını,
b. Davalıya yapılan, yazılı belge ile ispatlanan ödeme tutarının 161.351,00 TL olduğunu, sözleşme tarihinden önceki tarihli faturaların hesaba dahil edilmediğini,
c.Davalıya toplam 161.351,00 TL ödeme yapıldığını ancak mahkemece 120.000,00 TL olarak esas alındığını, sözleşme tarihinden sonraki tarihli fatura ve hesap ekstrelerine göre toplam malzeme bedelinin 74.152,74 TL olduğunu, ancak mahkemece 71.527,09 TL olarak kabul edildiğini davalının davaya cevap vermediğini, delil sunmadığını, bilirkişi raporuna itiraz etmediğini, ilk karara karşı istinaf başvurusu yapmadığını beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle :
a. Davalının davacının imara aykırı uygulamaları sebebiyle işi bırakmak zorunda kaldığını, işin bırakıldığı ana ilişkin değil işin bırakılması sonrası davacının işi devam ettirip müvekkili tarafından yapıldığını beyan ettiği duruma göre hesaplamalar yapıldığını ve bu durumun da sağlıklı olmadığını,
b. 71.527,00 TL'lik ödemelere dair belgenin imzasız bir bilgisayar çıktısı olduğunu, hükme esas alınamayacağını,
c. 25.700,00 TL ... (Seramikçi, boyacı, ...) 2.500,00 TL ..., 4.000,00 TL ... adına yapılmış 30.000,00 TL üzerinde olan bu ödemelerin müvekkilinin talimatı olmadığını, iş ile ilgisinin kanıtlanmadığını, o sebeple hesaplamaya dahil edilemeyeceğini,
d. Bilgisayar çıktısı olan, değiştirilebilir, tek başına düzenlenebilir, dava konusu ile ilgisi kanıtlanmamış cari hesap iddiası üzerinden hesap yapılamayacağını, kabul edilebilir belge olmadığını,
e. Ticari defterlerini süresinde sunmamış olması ve faturaların asıllarını da sunamamış olması sebebiyle her zaman düzenlenebilecek mahiyetteki fatura fotokopilerinin hükme esas alınamayacağını,
f. Sözleşme öncesi tutarın hesaplanması istenmişse de bilirkişi tarafından hesaplanmadığını, raporun çelişkili olup, bozma kararındaki esasları da içermediğini, kabaca yapılan hesap ile 15.000,00 TL yi geçen sözleşme öncesi fatura bedellerinin ayrımının yapılması, diğer faturaların da müvekkil imzası olmadığından, teslimi kanıtlayacak delil sunulmadığından, geçerli olabilecek ticari defter deliline dayanılmadığından hesaplamaya katılmaması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödemenin istirdatı talebine ilişkindir. Dairemiz'in 25.06.2020 tarihli bozma ilamında;
"Sözleşmede malzelemelerin davalının inşaat malzemesi satan işletmesinden temin edileceği ve başka yerden temin edilecek malzemelerin de tadilatta kullanılacağı kabul edildiğinden, davacı kendi işletmesinden verdiği ve başka bir işletmeden temin edip bedelini kendisinin ödediği malzeme bedellerini davalı yükleniciye yaptığı iş bedeli ödemesine dahil etmekte haklıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi ilk kararından sonra İlk Derece Mahkemesince 08.06.2017 havale tarihli ek raporda, davacı tarafından sunulan faturalarda yazılı malzeme bedeli tadilatta kullanıldığı ve bedelleri toplamının 71.527,09 TL olduğu hesaplanmış ise de; sözleşme 09.10.2013 tarihli olduğu, sözleşmeden önceki tarihi taşıyan faturalardaki malzemelerin davalıya teslim edildiğinin kabulü ve bu fatura bedellerinin davacının ödemesine katılması mümkün değildir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı kaldırmasından sonra ilk derece mahkemesince fiziki oran yöntemine göre hesaplama yapmak üzere bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış ise de; bilirkişi kurulu tespit dosyasında alınıp hangi tarih, nasıl ve hangi fiyatlar esas alınarak düzenlendiği belirtilmeyen tesbit bilirkişisi raporundaki imalât bedelinin götürü bedele oranı bulunarak hesaplama yapıldığı ve bu haliyle yapılan hesaplama gerçek anlamda fiziki oran belirlemesi olmadığından alınan ek raporun hükme esas alınması mümkün değildir.
Mahkemece yeniden rapor alıp gerçekleştirildiği belirlenen imalâtların cins, sayı ve metrajlarını gözönünde tutarak, 30.09.2013 tarihli sözleşmede davalının üstlendiği işlerin tamamına göre, eksik bıraktığı işler ile ayıplı yaptığı iş ve imalâtları gözetip yapılan işlere katmamak suretiyle gerçekleştirilen imalâtın fiziki oranı ve bu oranın 230.000,00 TL bedeline uygulamak suretiyle davalının sözleşme nedeniyle hakettiği iş bedeli ile davacının ibraz ettiği faturalar ve hesap ekstresinde gösterilen malzeme faturalarından sözleşme tarihinden sonra olanların tarih ve meblağları ile bu şekilde davacının ödemesine katabileceği malzeme bedeli
konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra hesaplanan yüklenicinin hakettiği iş-imalât bedelinden davacının ödemesine katabileceği hesaplanacak malzeme bedeli ve davalının kabul ettiği 120.000,00 TL ödeme düşüldükten sonra varsa davacının fazla ödemesinin isdirdatına karar verilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararına göre dahi inceleme yapmayan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak davanın yazılı miktarda kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. " şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden, gerçekleştirildiği belirlenen imalâtların cins, sayı ve metrajlarını gözönünde tutarak, 30.09.2013 tarihli sözleşmede davalının üstlendiği işlerin tamamına göre, eksik bıraktığı işler ile ayıplı yaptığı iş ve imalâtları gözetip yapılan işlere katmamak suretiyle gerçekleştirilen imalâtın fiziki oranı ve bu oranın 230.000,00 TL bedeline uygulamak suretiyle hesaplama yaptırılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.
VII. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/853, K. 2025/1332, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama