KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/88 E., 2024/2551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2226 E., 2023/1953 K.
- Dava tarihi
- 30.03.2007
- Hüküm
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2007/404 E., 2021/331 K.
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, davacı ile davalı arasında davaya konu borç dışında bir alacak ilişkisi bulunmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında düzenlenen protokol uyarınca borcun vadesi gelmeden davalının dava dışı bankadan alacak davası yoluyla protokole konu borcu tahsil ettiği, bu halde inanç sözleşmesinden kaynaklı kooperatif pay satış işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne ile davaya konu kooperatif ortaklık pay devrine ilişkin sözleşmenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından mahkemece kooperatif ortaklık payının iptaline karar verilip tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin kooperatif yönetimi yerine geçerek idari nitelikte tescile de karar vermesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması ile davaya konu ortaklık pay devrine ait sözleşmenin iptaline, tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; her ne kadar davacı yan dava dilekçesinde üyelik devrinin iptali ile birlikte tescil talebinde bulunmuş ise de tescil işlemi kooperatif kayıtlarında yapılacak olup, kooperatifin de işbu davada taraf olmadığı dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yine, davalı yanın davacı taraf ile aralarında dava konusu protokol dışında bir akdi ilişki bulunduğunu ispatlayamamasına göre davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/88, K. 2024/2551, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama