KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1583 E., 2025/4198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/920 E., 2025/268 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/31 E., 2019/1157 K.
Karar Metni
1.015 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl ve birleşen 2015/127 Esas, 2016/865 Esas, 2015/294 Esas, 2015/305 Esas sayılı davalarda davacı kooperatif üyeleri vekilleri dava dilekçelerinde; müvekkillerinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortakları olduklarını, kooperatifin 08.11.2014 tarihli genel kurulda 3. gündem maddesi ile peşin ödeme üyelik bedellerinin yükseltilmesine, 4. gündem maddesi ile de eşitleme bedelini ödemeyen ortakların üyelikten ihracına karar verildiğini, 08.11.2014 tarihli genel kurulda müvekkillerinin kazanılmış haklarını ihlâl eden ve yok hükmünde kararlar alındığını belirterek 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen 2015/406 Esas, 2015/680 Esas, 2015/678 Esas, ve 2016/389 Esas sayılı davalarda davacı kooperatif üyeleri vekilleri dava dilekçelerinde; müvekkillerinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortakları olduklarını, 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda müvekkillerinden eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için ihtarnameler gönderildiğini, ihtarname içeriği bedelin ödenmediğinden bahisle davalı kooperatifin 23.03.2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile müvekkillerinin ortaklıktan ihraç edildiklerini belirterek 23.03.2015 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3.Birleşen 2016/817 Esas ve 2016/793 Esas sayılı davalarda davacı kooperatif üyeleri vekilleri dava dilekçelerinde; müvekkillerinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortakları olduklarını, 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda müvekkillerinden eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için ihtarnameler gönderildiğini, ihtarname içeriği bedelin ödenmediğinden bahisle davalı kooperatifin 26.09.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile müvekkillerinin ortaklıktan ihraç edildiklerini belirterek 26.09.2016 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
4.Birleşen 2015/766 Esas sayılı dava dosyasında davacı kooperatif üyesi vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortaklarından olduğunu, 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan karar doğrultusunda müvekkilinden eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için ihtarnameler gönderildiğini, ihtarname içeriği bedelin ödenmediğinden bahisle davalı kooperatifin 23.03.2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile müvekkilinin ortaklıktan ihraç edildiğini, bu kararın iptaline ilişkin dava devam ederken davalı kooperatifin 14.06.2015 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesinde ihraç kararının onaylanmasına ilişkin karar alındığını belirterek 14.06.2015 tarihli genel kurul 4. maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
5.Birleşen 2015/471 Esas sayılı dava dosyasında davacı kooperatif üyesi vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortağı olduğunu, 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan karar doğrultusunda müvekkilinden eşitleme bedeli adı altında 20.120,00 TL talep edildiğini, müvekkilinin ihraç baskısı altında ihtirazı kayıt ile bedeli ödediğini, 08.11.2014 tarihli genel kurulunun peşin ödeme üyelik bedellerinin yükseltilmesine ilişkin kararların yok hükmünde olduğunu belirterek 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ve müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 21.210,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesindeki bir aylık sürede açılmadığını, yönetim kurulunun açıkça genel kurulda yetki almadığı sürece peşin bedelli üyeliğe karar vermesinin mümkün olmadığını, bu konuda yönetim kuruluna yetki veren ya da davacıların peşin bedelli üyeliğinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı bulunmadığını, bu nedenlerle davacıların peşin bedelli üye olmadığını, genel kurulun usulüne uygun şekilde toplandığını, toplantı ve karar yeter sayısı sağlanarak yapıldığını ihraç kararının Yasa ve anasözleşmeye uygun olarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/471 Esas sayılı davaya ilişkin genel kurul kararın yok hükmünde olduğunun tespiti hariç, birleşen diğer bütün davalar ile 2015/471 Esas sayılı davadaki istirdat talebi yönünden kaldırma kararında istinaf incelemesi yapılmadığından bu taleplere ilişkin mahkememizin 07.09.2017 tarih ve 2014/1325 Esas, 2017/822 Karar sayılı ilamındaki gerekçe ve hükmünde herhangi bir değişiklik yapılamadığı, davacıların peşin bedelli üye olduğu,
davacılara gönderilen ihtarnamelerde yazılı eşitleme borcundan davacıların sorumlu olmaması karşısında ihraç kararının iptaline, davacı ... yönünden 20.210.00,00 TL aidat borcundan sorumlu bulunmadığının gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediğinden reddine, 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereği re'sen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle kararın kaldırılarak, istinaf incelemesi yapılmayan hüküm bölümünün aynen hükme geçirilerek yeniden hüküm kurularak asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili temyiz dilekçesinde; davacıların peşin ödemeli üye olmadığını, taksitli ve gerekçe belirtilmeden peşin bedelli üye kaydının mümkün olmadığını, davacıların cüzi bir miktar peşin sonrasını küçük taksitlerle ödediğini, peşin ödemeli üyeliklerin kararları alınırken diğer üyelere ek ödeme yükümlülüğü yüklediğinden kararın ¾ nisap şartının sağlanması gerektiğini, davacılardan ... ve ... hisse devri yaptıklarından davacı sıfatı kalmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen 2015/127 Esas, 2016/865 Esas, 2015/294 Esas, 2015/305 Esas sayılı davalarda 08.11.2014 tarihli genel kurul kararlarının iptali, birleşen 2015/406 Esas, 2015/680 Esas, 2015/678 Esas ve 2016/389 Esas sayılı davalarda 23.03.2015 tarihli yönetim kurulu kararının iptali, birleşen 2016/817 Esas ve 2016/793 Esas sayılı davalarda 26.09.2016 tarihli yönetim kurulu kararının iptali, birleşen 2015/766 Esas sayılı davada 14.06.2015 tarihli genel kurulun 4. maddesinin iptali, birleşen 2015/471 Esas sayılı davada 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile menfi tespit istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1583, K. 2025/4198, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama